Ömer Koç’tan enflasyon açıklaması: Esaslı bir reforma ihtiyaç var

Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer M. Koç, geleneksel Anadolu Buluşmaları'nda küresel ve ekonomik gelişmeleri değerlendirdi. Koç, salgının yarattığı acıların ve ekonomik sıkıntıların devam ettiğine vurgu yaparak, Türkiye'de de ekonominin salgının yarattığı şoktan kurtulması için 'esaslı bir reform ajandası'na ihtiyaç duyduğunu belirtti.

Yayınlanma:
Güncelleme: 15 Ekim 2021 15:10
Ömer Koç’tan enflasyon açıklaması: Esaslı bir reforma  ihtiyaç var

Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer M. Koç, "İyice artan enflasyon baskısının vatandaşlarımızı ne kadar yorduğunu da görmek insanı fevkalâde üzüyor" dedi, döviz kuru ve enflasyonun düşürülmesi için reform yapılması gerektiğini belirtti.

Koç Topluluğu’nun bayileri ve yetkili servisleri ile fikir alışverişinde bulunmak üzere düzenlediği geleneksel Anadolu Buluşmaları’nın 29’uncusu bu yıl dijital ortamda gerçekleştirildi.

Salgın nedeniyle bir yıllık aranın ardından ilk kez dijital ortamda düzenlenen ve Türkiye’nin 81 ilinden 11 bine yakın iş ortağını bir araya getiren etkinliğe Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer M. Koç, Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu ve Koç Holding Grup Başkanları katıldı. Koç Holding Kurumsal İletişim ve Dış İlişkiler Direktörü Oya Ünlü Kızıl’ın moderatörlüğünü üstlendiği oturumda ise Kadir Has Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Görevlisi Soli Özel ve ekonomi yazarı Uğur Gürses, dünya siyaseti ve ekonomisindeki son gelişmeleri değerlendirdi.

'Bilimsel gerçekliğin sözcülüğünü yapmanızı rica ediyoruz'

Konuşmasında küresel ekonomik ve politik gelişmeleri değerlendiren Ömer M. Koç, Covid-19 salgınının, insanlığın İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra gördüğü en acı küresel felaket olduğunu vurguladı. “Bu fevkalâde güç dönemi artık geride bıraktık diyebilmeyi çok arzu ederdim; ancak, en azından önümüzdeki senenin ortalarından evvel, bunun mümkün olamayacağı anlaşılıyor” diyerek sözlerini sürdüren Ömer M. Koç şöyle devam etti: “Zira, bilim insanlarının geçmişe nazaran çok daha süratle geliştirdiği aşılar; her türlü bilimsel veriyle etkinlikleri kanıtlanmasına rağmen; henüz küresel bağışıklığı sağlayabilecek kadar insana uygulanamadı. Bunun nedenlerinden biri; büyük bir sorumsuzlukla dillendirilen aşı karşıtı söylem. Ayrıca, yoksulluk içindeki ülkeler aşıya dahi ulaşamıyor. Aşılanmadığı için virüse yakalananlar mutasyon ihtimalini artırıyor. Pandemi, insani acıları ve ekonomik sıkıntılarıyla birlikte sürüyor. Faaliyet gösterdiğiniz yörelerde itibar sahibi bireyler olarak; sizlerin de hurafelere, batıl inançlara karşı bilimsel gerçeğin sözcülüğünü yapmanızı ve bu konuda toplumsal farkındalığın artmasına yardımcı olmanızı bilhassa rica ederim.”

Pandemi ekonomik kutuplaşmayı daha da artırdı

Ömer M. Koç, “Pandemi, maalesef mevcut sosyal eşitsizlikleri daha da derinleştirdi. Bu dönemde gelişmiş ekonomilerle diğerleri arasındaki farkın açıldığı görülüyor” diyerek sözlerini sürdürürken, şöyle devam etti:

“Son 20 yıldır küresel yoksulluk ilk kez arttı. 120 milyondan fazla insan yoksullaştı. Kadınlar bu dönemde hem işyerlerinde, hem de evde erkeklere göre çok daha fazla yük üstlendiler. UNICEF’e göre, neredeyse yarım milyar öğrenci; temel bir hak olan eğitimden faydalanamadı. Sosyal ve ekonomik adaletsizliğin yarattığı gerilim ve kutuplaşma daha da artıyor.”

'Kurları ve enflasyonu azaltmanın başka kalıcı yolu yok'

Türkiye’de ekonomik faaliyetlerin pandeminin yarattığı şoktan sonra hızla toparlanmasını memnuniyetle karşıladıklarını vurgulayan Ömer M. Koç, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ancak iyice artan enflasyon baskısının vatandaşlarımızı ne kadar yorduğunu da görmek insanı fevkalâde üzüyor. 2000'li yılların ilk 10 senesinde yaptığımız gibi; esaslı bir reform ajandasına sarılarak ülke riskimizi azaltmak zorundayız. Avrupa'ya doğru kısalacak tedarik zincirlerini dikkate alırsak; Türkiyemizi yeniden cazip bir yatırım merkezi kılacak adımların daha da kıymetli hale geldiği açıktır. Kurları, maliyetleri ve nihai netice olan enflasyonu azaltmanın başka kalıcı yolu yoktur. Ülkemizin huzuru ve sürdürülebilir ekonomik büyüme için; her alanda aklın ve bilimin rehberliğinde hareket edilmesi gerektiği aşikârdır.”