‘Milli Eğitim Doğu’da Hizbullah’ın elinde’

Gazeteci İsmail Saymaz, "FETÖ gitti FETÖ'nün kapladığı kamusal alanları başka tarikatlar doldurdu" diye belirterek Doğu ve Güneydoğu'da Milli Eğitim camiasının Hizbullah'ın elinde olduğunu söyledi.

Yayınlanma:
Güncelleme: 08 Haziran 2021 13:19

Halk TV'de Ayşenur Arslan ile Medya Mahallesi'ne konuk olan Gazeteci İsmail Saymaz, Kurtlar Vadisi dizisinde ile 'Polat Alemdar' karakteri ile üne kavuşan Necati Şaşmaz'ın içinde olduğu tarikata ilişkin konuştu.

Saymaz, "Necati Şaşmaz, babası Abdulkadir Şaşmaz onunda babası bir tarikat geleneğinin postunda oturuyorlar. Şeyh ailesi onlar. Babasının lideri olduğu Kadiri tarikatı, Necati Şaşmaz'ın ofisinin olduğu yerde düzenli olarak zikir çekiyor. Kabulde ediyor mahkeme tutanaklarında." dedi.

Saymaz şöyle devam etti:

Kendisi zikir çekerken ortada bir şeyh var, o babası. Şeyhin elinden tutan çocuk da Şaşmaz'ın oğlu. Videonun olduğu tarihte 6 yaşında falan. Necati Şaşmaz, 7-8 yıllık eşi Nagehan Kaşıkçı'dan boşandı. Davada geçen önemli nedenlerden biri de çocuğun tarikat evlerine, zikirlerine götürülmesi. Kaşıkçı, oğlunun babası Necati Şaşmaz tarafından sürekli zikire götürdüğünü iddia ediyor. Kaşıkçı'ya göre, Necati Şaşmaz kendisini 'Mehdi' olarak görüyor. Bu yönde ses kayıtları olduğu söyleniyor. 

Şaşmaz'ın çocuğu ise tarikatın gelecekteki lideri olarak görülüyor. Çevresinde ondan büyük olanların çocuğa ağabey dediklerini, hatta elini öptüğü söyleniyor. 

‘Milli Eğitim Doğu’da Hizbullah’ın elinde’

"FETÖ gitti FETÖ'nün kapladığı kamusal alanları başka tarikatlar doldurdu" diyen Saymaz şunları söyledi:

İktidara biatını açıklamış olan tarikatlar kamusal alanda, ticari hayatta yer edindiler artık. Her biri birer holding. Her birinin artık şeyhi değil CEO'su var. Müritleri değil, müşterileri var. Uluslararası yardım dernekleri, medya grupları, iş adamları dernekleri var artık. Bunlar edindikleri koruma zırhı ve edindikleri bu zırh sayesinde elde ettikleri güç sayesinde bürokrasiye basınç uyguluyorlar.

Milli Eğitim mesela. Doğu ve Güneydoğu'da Milli Eğitim Hizbullah'ın kontrolüne girmiş durumda. Ben bunları yazdım. Hizbullahçı okul müdürleri var şu an. Bazıları Hizbullahtan yargılanmış, mahkum olmuş, cezaevinde yatmış. Bazıları birinci dereceden yakınları suikast eylemlerine katılmış. Bazıları hala Hizbullahçı ve Gaffar Okan'a hakaret ediyorlar. Okul okul yazdım ben onları.

Doğu ve Güneydoğu'daki Milli Eğitim camiası sırf HDP'lilerin içinde bulunduğu Eğitim-Sen'i baskılamak adına Memur-Sen'i Hizbullahçı öğretmenlere devrettiler. Oradaki güvenlik bürokrasisi fevkalede rahatsız bu durumdan.

'Sağlık Bakanlığı'nda Menzil ayyuka çıkmış durumda zaten'

Sağlık Bakanlığı'nda Menzil ayyuka çıkmış durumda zaten. Bir önceki Sağlık Bakanı Recep Akdağ döneminde, neredeyse Sağlık Bakanına hizmet veren kuruluşlar bile Menzil'in kontrolüne girmişti. Şimdi biraz biraz, Fahrettin Koca döneminde eskisine oranla biraz daha iyi. Orda da şöyle bir taktik denendi. Fahrettin Koca da bir başka tarikattan aslında. O da İskender Paşa'dan. Fahrettin Koca, kendi mensubiyetini Allah var Sağlık Bakanlığı'na taşımadı.

'Adalet Bakanlığı'nda ise açıkça İskender Paşacılar, Hak Yolcular var'

Adalet Bakanlığı'nda ise açıkça İskender Paşacılar, Hak Yolcular var. Eskiden de vardı ama şimdi güçleri arttı. Hatta ben Hak Yolcu bir hakim ile konuştum, "Senin söylediğin kadar kalabalık değiliz. 300-400 kadarız" dedi. Böyle bir güce geçmiş durumdalar. 

'İçişleri'nde İlim Yayma'dan yetişenler var'

İçişleri Bakanlığı'nda da İlim Yayma'dan yetişenler ve başkaca gruplar var. Alt Nurcu gruplar var. Örneğin iş dünyasında ise Erenköycülerin etkin olduğunu biliyoruz. Diyanet camiasında ise İsmail Ağa'nın ağırlığı artıyor. İmam, müezzin kadrolarında varlar.