Liseli gençler "Güvenli okul istiyoruz" diyerek MEB'e yürüdü
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta art arda meydana gelen kanlı okul baskınlarının ardından Milli Eğitim Bakanlığına tepkiler sürüyor.
Çok sayıda lise öğrencisi, Ankara'nın Çankaya ilçesindeki Yüksel Caddesi'nde bir araya gelerek okullarda artan saldırılara karşı güvenli, laik ve bilimsel eğitim için Milli Eğitim Bakanlığına yürüdü.
BirGün'de yer alan habere göre; bakanlık önünde günlerdir nöbette olan öğretmenlerine destek veren Liseli Gençlik üyesi öğrenciler tarafından yapılan basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
"Bu ülkede her gün yeni bir can kasıtlı şekilde alınıyorken polisler neden yaşam nöbetinde buluşanları gözetliyor; Mersin'de toprağını, MEB'in önünde yaşamını savunan bu halka müdahale ediyor? Devlet; Ayla Öğretmenimiz gibi eğitimcileri ve biz öğrencileri korumak için ne yapıyor?"

Liseli gençlerden Yusuf Tekin'e tepki: Güvenli okullar istiyoruz
"OKULLARDA HUZUR VE GÜVEN İSTİYORUZ"
"Bizler okullarımızda polis ablukası, kapılarda X-ray cihazları değil; huzur, güven ve özgürlük istiyoruz" ifadelerinin kullanıldığı açıklamanın devamında şunlar yer aldı:
"Liseliler olarak bizi okullarımızda güvensiz hissettiren, arkadaşlarımızı ve öğretmenlerimizi bizden koparan bu düzeni asla affetmeyeceğiz. Devlet, kamusal eğitimden uzaklaşarak eğitimi metalaştırmaya çalıştıkça sınıfsal ayrışma giderek keskinleşiyor. Eğitimin bir hak olmaktan çıkarılıp piyasalaştırılmasına karşı; ayrımsız, her çocuk için eşit, parasız ve anadilde eğitim talebimizden vazgeçmiyoruz. MESEM'lerde de gördüğümüz üzere iktidar canımız pahasına olsa bile biz çocukları kazanç sağlayabileceği, gider eksiltebileceği bir değer olarak görüyor.
Ortaöğretimde öğrenci başına yapılan yıllık harcamayı Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü'nün açıkladığı ortalamanın yalnızca %33'ünde tutarken bu kısıntının çocukların canına mal olması kabul edilemez. Maarif modele geçilmesiyle eğitim müfredatı tam anlamıyla bir propaganda aracı haline gelmiştir. Bilimin yerini ideoloji aldıkça okullar düşünce üretim alanı olmaktan çıkmaktadır. Bu politikalar derhal geri çekilmeli, eğitimde eşitlik ve güvence sağlanmalıdır.
Okulların güvenliğini askeri değil, kamusal bir temelde sağlamak için rehber öğretmenler yalnızca sembolik olarak yerleştirilmemeli, her okulda kadrolu psikolog ve rehber öğretmen bulundurulmalı. Bu durum, yalnızca güvenlik tedbirleriyle değil; sosyal, psikolojik ve eğitim politikalarıyla bir bütün olarak ele alınmalıdır. Sendikaların önünün kesilmemesi yoluyla eğitim emekçilerinin iş güvencesi ve güvenliği sağlanmalı ve bu soruşturmalar tamamen şeffaflıkla yürütülmelidir.
Tüm bu saldırılara ve karanlığa karşı tek çıkış yolumuzun liselilerin örgütlü mücadelesi olduğunu biliyoruz. Yan yana gelerek, omuz omuza vererek kendi geleceğimizi kendi ellerimizle kuracağız. Eğitim düşmanı, tarikatın bakanı Yusuf Tekin'i istifaya çağırıyoruz! Okullar yeniden yaşamın, öğrenimin, bilimin ve özgür geçen bir çocukluğun mekanı olana kadar tüm eğitim emekçileriyle, halk ve sıra arkadaşlarımızla birlikte nöbette direnmeye devam edeceğiz."