Halk TV Canlı Yayın
Kılıçdaroğlu: Erdoğan, BOP'un eş başkanlığını yapmaya devam ediyor
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Bolu'da partisinin düzenlediği kampın kapanışında konuşuyor.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Bolu Abant'ta partisinin düzenlediği kampın kapanışında konuştu.

Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından satır başları:

Bizim düşünemediğimizi onlar düşünecektir. Bütün Türkiye'ye şu mesajı veriyoruz: Hiçbir ayrım yapmadan, sorunları ön yargısız masaya yatırmaya çalışıyoruz. Sorunların altında ezilenbir kitle var. Bu toplantı sorunların çözümü açısından önemliydi.

Anayasanın 5. maddesinden yola çıkarak içinde bulunduğumuz tabloyu aktarmak istiyoruz.

Devletin temel amaç ve görevi cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak. Kim koruyacak? Devleti yönetenler, iktidardaki siyasi parti.

Şu soruyu hep beraber siyasi görüşü ne olursa olsun bütün vatandaşların birbirnie sorması lazım: Cumhuriyeti kurduk, demokrasiyi geliştirmek için elimizden geleni yaptık. Ayırmıyorum cumhuriyeti ve demokrasiyi. Koruyor muyuz? Hayır tam tersine yeni barajlar geldi. Kararlıyız bütün engelleri kaldırmak adına.

Sadece demokrasiyi korumak değil kişilerin ve toplumun refahını sağlamak. Yoksulluk hangi boyutta?

17 yıldır ülkeyi tek başına yöneten bir siyasi parti var. İstediği kararı alıyor, yasayı çıkarıyor, kararnameyi çıkartıyor. İstediği kişiyi görevden alıyor, atıyor.  17 yılda refah toplumu haline gelemedik. Neden üniversite mezunları işsiz, neden çocuklar yatağa aç giriyor, neden çiftçilerimiz geçinemiyor? Bunu birilerinin sorması lazım. Siz toplumu liyakata göre değil sadakata göre yönetirseniz parti devleti ortaya çıkar.

Kılıçdaroğlu konuşmasını şöyle sürdürdü: "Türkiye'de parti devleti var. Her şeyi 1 kişi belirliyor.  Kurumların başına 1 kişinin istediği adamı getiriyorsunuz o 1 kişinin istediği sonuçları ilan etmesini istiyorsunuz.

Bulgurdaki artış yüzde 32, makarnadaki yüzde 26, şehriye yüzde 25, sarımsak yüzde 121, yeşil soğan yüzde 23. Ama ilan edilen enflasyon yüzde 9.

Devlet bizim anladığımız devlet olmaktan çıktı. 'Halkı kandıracaksınız' diyor. Vatandaşın cebindeki para belli, geçinemediği ortada. Bunlar ortadayken asgari ücret 2020 lira. Açlık sınırı 2059 lira. Bütün asgari ücretliler açlık sınırının altında maaş alıyor. Önümüzdeki ay asgari ücretten yapılan kesinti artacak.

KAVGA RANT ÜZERİNDEN

Asgari ücretli vergi verecek ama saraydakilere kimse dokunmayacak. Saray sosyetesinin ayrı özelliği var. Hanedan devleti; Kayınpederler, damatlar orada... Pelikan grubu var! Ama hepsinin cebi dolu. Türk lirası değil Amerikan doları var. Kavga rant üzerinden.

Damada her türlü yetki verildi. Devletin hazinesi devredildi. Dünyanın hangi ülkesinde devletin hazinesi damada teslim edildi? Hanedan devletiyiz. Damat güven vermiyor. Her türlü ekonomik program açıkladı. Rakamlar tutmuyor.

İki yılın karşılaştırmasını vereyim: Büyüme oranı 2.3 büyüyeceğiz. Son programda binde 5 büyüyeceğiz diyor. İşsizlik oranı 4 gençten biri işsiz.

Kişi başına milli gelir 10 binin üzerinde olacak diyor. 9093 dolara düştü.  Bütçe açığı 98 milyar dolar olacak demişlerdi. Mızrak çuvala sığmıyor 138 milyar olacak diyorlar. Ve diyorlar  niçin güvenmiyorsunuz? Neyinize güveneceğiz? Doğruyu söylediniz de biz mi güvenmedik?

Size gösterdiği tablo parlak bir tablo değil. Bütün bunlar işsizliği, borçlanmayı getiriyor.

"GÜNLÜK 50 MİLYON DOLAR FAİZ ÖDÜYORUZ"

AK Partili ve Ülkücü kardeşlerime seslenmek isterim: Oy veriyorsunuz ya da destek veriyorsunuz. Son 17 yılda Londra'daki bir avuç tefeciye ödediğimiz faiz 170 milyar dolar. Cumhuriyet tarihinde hangi hükümet 170 milyar dolar faiz ödedi? Milliyetçi arkadaşlarıma seslenmek istiyorum. Bu mudur milliyetçilik? Halkı sömürmek budur. Kimin için Londra'daki bir avuç tefeci için. Ocak'tan Ağustos ayına kadar günlük ödediğimiz faiz 50 milyon dolar, saat başına 2 milyon 73 bin 644 dolar.

Sorum şu? Memleketi bu hale getirdi. Kim yönetiyor bu memleketi. Borçlanma Genel Müdürlüğü'nü hangi gerekçe ile kurdunuz? 17 yıldır ülkeyi yönetenler kimin için çalışıyorlar?

Bu toblonun içerisinde her rengi düşünün. 17 milyon vergi beyannemesi ile vergi veriyor. 82 milyon vergi dairesinde kaydı olmamakla beraber veergi veriyor. Bu vergiler nereye gidiyor?  170 milyon doları bir avuç tefeciye gidiyor. Dolarla ihaale alanlar var. O da dolarla. Garantisi var. www.gercekgundem.com 'un aktardığına göre Kılıçdaroğlu konuşmasını şöyle sürdürdü: "Şehir hastanesi yapıyorlar. Hasta garantisi veriyorlar. Uçmayan hava alanı için yolcu garantisi veriyorlar. Geçmediğimiz köprüden para veriyoruz.

82 milyon buna çalışıyor. Esnaf battı. Çiftçi hayatından memnun değil. Sanayiciyi düşünün. İflas noktasıyla karşı karşıya. Herkes konkordato ilan ediyor. Onu da yasakladılar. Herkes işçi çıkartıyor. Ayakta durmak istiyor. Kendisini yakan, intihar eden, borcu dolayısıyla hapse giren var.

Yük 82 milyonda bir avuç kişi krallar gibi saraylarda yaşıyor. Bunların tamamı gözlerimizin önünde.

Soma işçileri: Patlama nedeniyle çok sayıda vatandaşımız hayatını kaybetti. İşçiler yasal hakkını istiyor. Tazminatını istiyor. Havadan para istemiyor. Çalıştım hakkımı verin diyor. Yürüyeceğim hakkımı verin diyor. Yürüyemezsin diyor. Londra'daki tefecilere her ay faizi veriliyor.

İşçi, çiftçi, emekli, işsiz, sanayici memnun değil. Köşeyi dönenler, cebini dolduranlar memnun değil. Sürekli büyüyorlar. Kavgaları da ihaleyi kimalacak. İşçilerin yasal hakkını teslim etmeyen iktidar İstanbul Finans Merkezi batmasın diye 1 milyar 670 milyon lira para verdi.

Yine AK Partili ve Ülkücü kardeşlerime sesleniyorum. Vicdanınız, adalet duygunuz buna el veriyor mu? İşçiden, hakkını arayan, adaletini arayan insandan mı bir avuç kişiden mi yanasınız? Her yerde dile getireceğiz.

Damat bir şey söylemiş: Vergiyi tabana yayacağız. Taban vergiyi ödemekten mahvoldu.

Suyu açarken, kefen bezi alırken vergi ödüyor. Tavan? Vergi ödemesine gerek yok. Krallar gibi yaşıyor. Dış politkada tıkandık. Yanlış bir dış politika Türkiye'yi hareket edemez hale getirdi. Suriye'nin toprak bütünlüğünü savunuyorsan, iç savaş bir an önce bitsin istiyorsan Şam yönetimi ile konuşacaksın.

Konuşmam, bildiğimi okurum. Sen bildiğini okumuyorsun ki birileri sana dikte ettiriyor onları konuşuyorsun. Erdoğan, BOP'un eş başkanlığını yapmaya devam ediyor. Bakmayın öyle kızıyor, bağırıyor çağırıyor. 'İç politikada bunu yapacağım dışarıda istediğinizi yapabilirsiniz.' Geldiği nokta bu.

Kocaeli'de Suriyeli 9 yaşında çocuğumuz intihar etti. Niye intihar edere? Dış politikayı bu ülkenin başına bela eden bir kişi düşünüyor mu? Vahid Türkiye'ye gelmeseydi, ailesi Suriye'de kalmasaydı intihar edecekmiydi? İnsanı bir varlık olarak bile kabul etmiyor. 9 yaşındaki bir çocuk nasıl intihar eder?

Suriyelilere kızmaya hakkımız yok. Suriyelileri getirenlere kızacağız. Suriye'ye neden silah gönderiyorsunuz? Neden insanları birbirine kırdırıyorsunuz? Türkiye üzerinden neden terörist gönderiyorsunuz? İdlib terörist kaynıyor.

Bütün bunlara rağmen Türkiye'yi aydınlığa çıkarma gibi görevimiz var. Her yerde bunları anlatacağız. Seçimler geldiğinde bir basamağı atlattıysak ikinci seçimlerde de atlayacağız. Türkiye'yi aydınlığa çıkartacağız. Türkiye'nin sorunlarını bilen ve her soruna çözüm üreten tek partiyiz.

Herkesin aşının işinin olduğu bir Türkiye için çalışacağız. Özel bir gündemimiz yok. Özel gündemimiz Türkiye'yi bu bataktan çıkarmaktır. Her vatandaşımdan şunu bekliyorum: Türkiye'nin sorunları var. Umutsuzluğa kapılmayacağız. Sandığı gideceğiz. Kim işçiden, sanayiciden, esnaftan yanaysa, tefeciye, rantçıya karşıysa ona vereceksin. Onun adresi Cumhuriyet Halk Partisi.