Gölcük Tabiat Parkı’nda tehlike çanları çalıyor: Mangal dumanı toprağı kanserojenle doldurdu
Bolu’daki Gölcük Tabiat Parkı’nda yürütülen bilimsel araştırma, piknik ve mangal faaliyetlerinin doğa üzerindeki uzun vadeli etkisini ortaya koydu. Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi (BAİBÜ) ve Bartın Üniversitesi akademisyenleri tarafından gerçekleştirilen çalışma, uluslararası hakemli dergi Environmental Geochemistry and Health’te yayımlandı.

İLK ARAŞTIRMALARDAN BİRİ
Araştırma kapsamında yaz ve kış dönemlerinde alınan 42 toprak örneğinde, ABD Çevre Koruma Ajansı’nın öncelikli kirleticiler listesinde bulunan 16 farklı Polisiklik Aromatik Hidrokarbon (PAH) incelendi. Çalışma, Türkiye’de rekreasyon kaynaklı PAH kirliliğini ele alan ilk araştırmalardan biri olma özelliği taşıyor.
KANSEROJEN MADDE BİRİKİMİ TESPİT EDİLDİ
Elde edilen bulgular, mangal ve piknik faaliyetlerinden kaynaklanan emisyonların, koruma altındaki doğal alanlarda kanserojen özellik taşıyan maddelerin birikimine yol açabildiğini gösterdi. Uzmanlara göre bu durum, hem ekosistem hem de insan sağlığı açısından potansiyel risk barındırıyor.

ÜÇTE BİRİ "AĞIR KİRLENMİŞ" KATEGORİSİNDE YER ALDI
Uluslararası toprak kirliliği sınıflandırmasına göre, kış döneminde alınan örneklerin üçte biri “ağır kirlenmiş” kategorisinde yer aldı. Bu oran, yaz dönemine kıyasla belirgin biçimde daha yüksek çıktı.
En yoğun kirlenmenin, gölün doğu kıyısındaki mangal ve piknik alanında toplandığı belirlendi.

AVRUPA’DAKİ PARKLARDAN DAHA YÜKSEK DEĞERLER
Araştırmanın sonuçlarını değerlendiren Öğr. Gör. Dr. Melike Büşra Bayramoğlu Karşı, literatürde kullanılan Maliszewska-Kordybach sınıflandırmasına göre toprakların “oldukça kontamine” olarak değerlendirildiğini ifade etti.
Benzer özelliklere sahip rekreasyon alanlarıyla yapılan karşılaştırmalarda, Gölcük’te ölçülen kirletici konsantrasyonlarının Avrupa’daki birçok parka göre daha yüksek seviyede olduğu kaydedildi.
Kuraklık gölü kurutmuş 'Kuş Cenneti' kaybolmuştu: Kuşlar yeniden geliyor
DUMAN GÖLÜN ÜZERİNE ÇÖKÜYOR
Uzmanlara göre kirlenmenin arkasında birden fazla etken bulunuyor. Yoğun mangal dumanının gölet üzerine çökmesi, alanın ağaçlarla çevrili olması nedeniyle rüzgarın dağıtıcı etkisinin sınırlı kalması, geçmişte araç girişine izin verilmesi ve bazı kullanıcıların mangalları göle sokarak söndürmesi kirletici yükü artıran unsurlar arasında yer alıyor.
Bilim insanları, doğal sit alanlarında kontrolsüz rekreasyon faaliyetlerinin sınırlandırılması ve çevre bilincinin artırılması gerektiğine dikkat çekiyor. (DHA)