Dilovası yangın davasında bomba 'Erdoğan' ve 'Soylu' sorusu!
Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği, 6 kişinin de yaralandığı kozmetik fabrikası yangınına ilişkin açılan davanın ikinci duruşması bugün yapılıyor.
Kandıra Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesinde bulunan 250 kişilik salonda görülen davada, aralarında şirket yetkililerinin de bulunduğu 8’i tutuklu, 2’si firari toplam 16 sanık yargılanıyor.
"ERDOĞAN YA DA SOYLU’NUN SİZE BİR DESTEĞİ OLDU MU"
Duruşmada dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Avukatlar, sanıklardan Ali Altay Oransal’a “Recep Tayyip Erdoğan ya da Süleyman Soylu’nun size bir desteği oldu mu?” sorusunu yöneltti. Ancak mahkeme heyeti sorunun davayla ilgili olmadığı gerekçesiyle müdahale ederek sorunun sorulmasına izin vermedi.
Halk TV muhabiri Umut Taştan'ın aktardığına göre, tutuklu olan isimlerden biri Ali Osman Akat 'Oransallar'ın dayısı. Akat daha önce uyuşturucu kaçakçılığından 170 yıl ile yargılanmış, birkaç ay sonra tahliye ve devamında beraat etmişti. O davada ceza alan tek kişi Akat'ın çalışanı olmuştu. Yine aynı Akat, Avrupa'da uygun görülmeyip iade edilen dezenfektanları Meclis'e satmıştı. Erdoğan'dan Soylu'ya, Berat Albayrak'tan Binali Yıldırım'a kadar AKP'li çok sayıda isimle fotoğrafları çıkmıştı.

YANGINDA 7 KİŞİ HAYATINI KAYBETMİŞTİ
Dilovası’nda 8 Kasım 2025 tarihinde bir parfüm dolum tesisinde çıkan yangında 7 kişi hayatını kaybetmiş, 6 kişi de yaralanmıştı.
Yangında yaşamını yitirenlerin Hanım Gülek (65), Esma Dikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ve Cansu Esatoğlu (16) olduğu açıklanmıştı.
Yangının çıkış nedeni ve olayda ihmali bulunan kişilerin sorumluluğu davanın en önemli tartışma başlıkları arasında yer alıyor.
Dilovası’ndaki dayı da cinayetten yargılanmalı
SANIK SAVUNMALARI SÜRÜYOR
Davada ilk gün tutuklu sanıklardan İsmail Oransal’ın savunmasının alınmasıyla başlayan duruşma, verilen aranın ardından ikinci gün oturumuyla devam ediyor.
Bugünkü duruşmada diğer sanıkların savunmalarının alınması ve müşteki ifadelerinin dinlenmesi bekleniyor.

KALP KRİZİNDEN ÖLEN PATRONUN OĞLU SAVUNMA YAPTI
Duruşmanın ikinci gününe tutuklu sanık Altay Ali Oransal’ın savunmasıyla başlandı. Oransal, babası Kurtuluş Oransal’ın cezaevinde kalp krizi geçirerek hayatını kaybettiğini hatırlatarak, “Ben de sorumluların cezalandırılmasını istiyorum” dedi. Makine mühendisliği mezunu olduğunu belirten Oransal, fabrikanın yönetiminde hiçbir görev almadığını, gelir elde etmediğini ve fabrikanın fiili yöneticisinin babası olduğunu öne sürdü. “Ravive’ye son 6 ayda 1-2 kez gittim, talimat vermedim. Sorumluluğum yok” ifadelerini kullandı.
"BEN DE BABAMI KAYBETTİM. TABİİ Kİ KALBİM AĞRIYOR"
Oransal, olay günü kaçabileceği hâlde kaçmadığını ve sadece bilgisayarını almak için evden çıktığını söyledi. Markalarına ait jel kremin Ravive’de üretildiğini, hammaddeyi kendilerinin sağladığını ancak üretim ve denetimle ilgilenmediğini savundu. Fabrikada sigortasız işçi çalıştırıldığına dair bilgisi olmadığını da belirtti.
Son olarak müşteki avukatlarının, "Olayda 7 kişi hayatını kaybetti. Hiç vicdan azabı duymuyor musunuz?" şeklindeki sorusuna sanık Oransal, "Ben de babamı kaybettim. Tabii ki kalbim ağrıyor" şeklinde karşılık verdi.
"SADECE ETİKET VE GÖRSEL TASARIM DESTEĞİ VERİYORDUM"
Duruşmada savunma yapan LYKEE firmasının yetkili ortağı Aleyna Oransal, fabrikanın kayınpederine ait olduğunu ve hiçbir yetkisinin bulunmadığını söyledi.
Aleyna Oransal, çocukluk arkadaşı Gökberk Güngör yönetimindeki LYKEE’de yalnızca etiket ve görsel tasarım desteği verdiğini, işin 3-4 ay sürdüğünü ve evlilik hazırlıkları nedeniyle iş hayatından uzaklaştığını belirtti. Yangın günü olaydan eşinin telefonuyla haberdar olduğunu, babasını ve Gökberk’i aradığını, sadece bilgisayarı teslim aldığını anlattı.
"OLAY GÜNÜ FABRİKAYA GİTMEDİM"
Tutuklu sanık Gökberk Güngör ise savunmasında, fabrikanın sahibi Kurtuluş ve İsmail Oransal’ı tanıdığını belirterek, Aleyna Oransal’ın sadece etiket ve görsel desteği verdiğini, fabrikanın işleyişinde rolü olmadığını söyledi. Yangın günü fabrikaya gitmediğini, sadece bilgisayarı eve götürdüğünü, olayla ilgisi olmadığı için kaçma veya saklanma ihtiyacı hissetmediğini ifade etti.
"ÜST KATIN İŞLEYİŞİNE MÜDAHALE ETMEDİM"
Binanın eski sahibi tutuklu sanık Güven Demirbaş ise fabrikanın bulunduğu arsayı 2018’de boş arsa olarak aldığını, alt katı kardeşine ait firmaya depo ve ofis olarak kiraladığını, üst katın ise işleyişine müdahale etmediğini söyledi. Demirbaş, fabrikanın kendisine satışından önce üretim faaliyeti yapılmadığını öne sürdü.
Duruşmaya, yarın sabaha kadar ara verildi.
MÜEBBET HAPİS TALEBİ
Olayla ilgili hazırlanan iddianamede kozmetik firması yetkilileri hakkında “olası kastla öldürme” suçundan 7’şer kez müebbet hapis cezası talep ediliyor.
Ayrıca sanıklar hakkında “nitelikli mala zarar verme” suçundan da 3’er kez 6 aydan 4 yıla kadar hapis cezası isteniyor.
İş sağlığı ve güvenliği hizmeti veren firma yetkilileri hakkında ise “bilinçli taksirle ölüme neden olma” suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildiği belirtiliyor.

İDDİANAME YENİDEN HAZIRLANMIŞTI
Yangının ardından başlatılan soruşturma kapsamında hazırlanan ilk iddianame, delil yetersizliği gerekçesiyle mahkeme tarafından geri gönderilmişti. Eksikliklerin giderilmesinin ardından hazırlanan revize iddianame kabul edilerek dava süreci başlatılmıştı.
Davanın ilerleyen duruşmalarında yeni delillerin ve tanık ifadelerinin değerlendirilmesi bekleniyor.