Halk TV Canlı Yayın
Cumhuriyet davasında hapis istemi
Cumhuriyet gazetesi yazar ve yöneticilerinin yargılandığı davada, Ahmet Şık ve Akın Atalay'ın da bulunduğu 13 sanığın, 15'er yıla kadar hapsi istendi.

Savcının 4 saat boyunca okuduğu mütalaada, sanıklar gazetenin İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay, Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu, Hikmet Çetinkaya, Orhan Erinç, Ahmet Şık, Önder Çelik, Musa Kart, Mustafa Kemal Güngör, Hakan Karasinir, Güray Tekinöz, Bülent Utku, Aydın Engin, Kadri Gürsel'in "Örgüte üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme" suçundan 7,5 yıldan 15'er yıla kadar hapisleri talep edildi.

3 Cumhuriyet çalışanına beraat istendi

Mütalaada, muhasebe çalışanı Yusuf Emre İper'in Twitter'daki paylaşımları nedeniyle "FETÖ/PDY propagandası yapmak" suçundan 2 yıldan 7,5 yıla kadar hapsi istendi. Cumhuriyet gazetesi Kitap eki sorumlusu Turhan Günay ile yine Cumhuriyet gazetesi çalışanları Bülent Yener ve Günseli Özaltay'ın ise beraatleri istendi. Mütalaada, bazı sanıklar hakkında "Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak" suçundan dava açılmışsa da haklarında yeteri kadar delil elde edilemediği gerekçesiyle beraatleri talep edildi.

Jeansbiri kullancısına FETÖ yöneticiliğinden hapis talebi

Twitter'da "Jeansbiri" isimli hesabın sahibi olan Ahmet Kemal Aydoğdu'nun ise "FETÖ yöneticiliğinden" 10 yıldan 15 yıla kadar hapsi talep edildi. Mütalaada, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin de devamı talep edildi. Öte yandan firari sanıklar Can Dündar ile ABD muhabiri İlhan Tanır'ın dosyalarının ayrılması talep edildi.

"Cumhuriyet Vakfı Yönetim kurulu seçimleri sonrasında yayın politikası değişti"

Mütalaada, Cumhuriyet Vakfı'nın yönetim kurulu seçimlerine geniş ölçüde yer verilerek seçimler sonrasında gazetenin yayın politikasının değiştiği ifade edildi. Bu süreçten sonra gazetenin basın özgürlüğü ile bağdaşmayan, hukuka aykırı ve terör örgütlerinin eylemleri ve amaçları doğrultusunda yayınlar yapmaya başladığı öne sürüldü. Gazetenin, özellikle 15 Temmuz darbeteşebbüsüne uzanan süreç ve sonrasında yayın politikası, vakıf yönetim kurulundaki değişiklikle 90 yıllık geçmişinin ve kuruluş felsefesinin tam aksi yönde değişime uğradığı ileri sürüldü.

Osman Kavala ile Aydın Engin arasında görüşemelere değinildi

Mütalaada, halen başka bir soruşturma kapsamında tutuklu bulunan işadamı Osman Kavala ile sanık Aydın Engin arasındaki cep telefonu görüşmelerine de değinildi. Mütalaada, söz konusu mesaj içeriklerine göre kimseden emir, talimat, maddi destek almadıklarına yönelik sanık beyanlarının aksine Aydın Engin'in Avrupa Birliği'nden fon aradığı, bağımsız ve emir almadıkları yayınlarını AB'den fon arayarak nasıl sürdüreceği sorusuna da yer verildi. Devlet ve toplumun sürekliliği için her özgürlük gibi basın özgürlüğünün de sınırı olduğu, sanıkların bağımsız yayın yürüttüklerini beyan etmişseler de silahlı terör örgütlerinin amaçları doğrultusunda, Türkiye'nin toprak bütünlüğü aleyhine sübjektif, tarafsızlıktan uzak yayıncılık yaptıkları öne sürüldü. Mütalaanın okunmasının ardından duruşmaya ara verildi.