Covid-19 işçi salgınına dönüştü: Türkiye, işçi hakları açısından en kötü 10 ülke arasında

Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu’nun yaptığı endekse göre Türkiye, işçi hakları açısından en kötü 10 ülke arasında. Salgında işçilerin ekonomileri ayakta tuttuğu belirtilerek “Şimdi hükümetler işçileri korumazsa, ekonomi kadar demokrasiler de korunamaz” denildi.

Yayınlanma:
Güncelleme: 02 Temmuz 2021 15:26
Covid-19 işçi salgınına dönüştü: Türkiye, işçi hakları açısından en kötü 10 ülke arasında

Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu (ITUC) her yıl dünya ülkelerinin işçi hakları açısından değerlendirdiği Küresel Haklar Endeksi raporunu açıkladı.

Koronavirüs (Covid-19) salgınının tüm ülkelerde işçi haklarına yönelik bir salgına dönüştüğü belirtilen rapora göre aralarında Türkiye’nin de olduğu 10 ülke bu süreci fütursuzca kullandı.

'Hükümetlerin görmezden gelemeyeceği kadar büyük bir tehdittir'

Konfederasyonun Genel Sekreteri Sharan Burrow, Türkiye'ye ciddi uyarıda bulunarak, “İşçiler küresel pandemi sırasında ön cephede savaştılar ve toplumları ayakta tuttular. Eğer hükümetler, işçilerin güvenliklerini sağlayamazsa işçiler de ekonomileri koruyamaz. Ekonomilerimize ve demokrasilerimize yönelik tehditler hükümetlerin görmezden gelemeyeceği kadar büyük bir tehdittir” dedi.

İşçi hakları açısından en kötü 10 ülke

Cumhuriyet'ten Olcak Büyüktaş'ın haberine göre raporda, 2021’de işçi hakları açısından en kötü 10 ülke; Bangladeş, Belarus, Brezilya, Filipinler, Honduras, Mısır, Kolombiya, Myanmar, Türkiye ve Zimbabve oldu. Rapora göre 2021 yılında grev hakkı, sendika kurma veya sendikaya üye olma hakkı, sendikal etkinlikler, temel hak ve özgürlükler, ifade özgürlüğü ve toplantı hakkı dünya genelinde ihlal edildi.

'İşverenler pandemiyi suiistimal etti'

DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu ve DİSK Genel Sekreteri Adnan Serdaroğlu’nun gözaltına alınması, grev yasakları ve sendikal faaliyetlere yönelik engellemeler raporda yer aldı.

Burrow, rapora ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: “Covid-19 salgını istihdamı, toplumları ve hayatları mahvetti. Hükümetler ve işverenler pandemiyi suiistimal ederek işyerinde virüs bulaşmasıyla ilgili bilgileri teşhir eden işçileri işten attılar, toplusözleşme hakkını ihlal ettiler, işçiler üzerinde denetim ve gözetimi artırdılar, kişisel gizliliği yok saydılar, ifade ve örgütlenme özgürlüğünü sınırlandırdılar.”    

'Türkiye'de sendika üyelerine ayrımcılık'

Raporda, Türkiye’nin Covid-19’un sendika üyelerine ayrımcılıkta bahane olarak kullanıldığının, sendika üyelerinin ücretsiz izne zorlandığının altı çizildi.

Yeni bir toplumsal sözleşmenin ancak istihdam, sosyal haklar, sosyal koruma, eşitlik ve kapsayıcılık temelinde inşa edilebileceğini belirten Burrow, baskıcı hükümetler ve kötü niyetli şirketler tarafından yok edilen toplumsal güvenin tekrar tesis edilebileceğine de dikkat çekti.

'Bağımsız sendikalar devlet baskısına maruz kaldı'

Raporda dikkat çeken noktalar özetle şöyle:

  • Belçika, El Salvador, Haiti, Kanada, Macaristan, Malezya, Ürdün, Myanmar ve Slovakya’da işçi hakları geçen yıla göre kötüleşti. Bolivya, Bosna-Hersek, Yunanistan, Meksika, Makedonya, Panama, Sudan ve Togo’da ise işçi hakları iyileşti.
  • Sendikal faaliyetlerin engellendiği ülke sayısı 2020’de 89’iken 2021’de 109’a yükseldi. Pek çok ülkede bağımsız sendikalar devlet baskısına maruz kaldı.
  • İşçi haklarının en iyi olduğu ülkeler Danimarka, Finlandiya, İzlanda, Hollanda, Norveç ve Uruguay oldu.