Cizre'de 8 Gündür Gerilim Sürüyor!

Cizre'de 8 Gündür Gerilim Sürüyor!

Sokağa çıkma yasağı ile operasyonların devam ettiği Cizre’de bir apartmanın bodrumunda mahsur kaldığı iddia edilenlere ulaşılamaması nedeniyle 8 gündür büyük bir gerilim sürüyor. Öldüğü ve yaralandığı ileri sürülenlere...

Sokağa çıkma yasağı ile operasyonların devam ettiği Cizre’de bir apartmanın bodrumunda mahsur kaldığı iddia edilenlere ulaşılamaması nedeniyle 8 gündür büyük bir gerilim sürüyor. Öldüğü ve yaralandığı ileri sürülenlere ulaşılamaması nedeniyle hükümet ve HDP kanadından yapılan açıklamalar, kafa karışıklığına neden oldu. Bölgeden şehit haberlerinin gelmesi, çatışmaların sürmesiyle birlikte Türkiye’nin gündemindeki en önemli konulardan biri olan, “Bostancı sokak 23 numaralı” apartmanda yaşananlarla ilgili süreç, gün gün şöyle gelişti:

23 OCAK’TA 112’YE MÜRACAAT

HDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız, 112 Komuta Kontrol Merkezi’ni arayarak Cudi Mahallesi Caferi Sıddık Sokak’ta (Bostancı Sokak) bulunduğunu iddia ettiği yaralıların alınmasını istedi. Ambulanslar güvenli bölge olarak tespit edilen Abdulceliloğlu Petrol önüne kadar iki kez gitti ancak kimse gelmedi.

24-25-26 OCAK

HDP milletvekilleri Behçet Yıldırım, Hişyar Özsoy, Hüda Kaya, Nimetullah Erdoğmuş ve Sibel Yiğitalp İçişleri Bakanlığı’na giderek görüşmelerde bulunmak istedi. Ancak HDP heyeti, bakanlıkta kimseyle görüşemeden ayrıldı. 25 Ocak’ta HDP’liler, İçişleri ile Sağlık bakanlıkları nezdinde girişimlerini sürdürdü ancak yine sonuç alamadılar. 26 Ocak’ta HDP yaralılardan 3’ünün öldüğünü, cesetlerin kokmaya başladığını ileri sürdü. Başbakan Ahmet Davutoğlu 26 Ocak’ta Meclis’teki odasına çıkarken bazı HDP’li vekiller, “Sayın Başbakan insanlar ölüyor, biraz vicdanınızı dinleyin, bu ülkeyi siz yönetiyorsunuz” tepkisini dile getirdi. Davutoğlu da, “Önce barikatlar ve hendekler kapatılsın” karşılığını verdi.

27 OCAK: 400 METRE

Sağlık Bakanlığına ait ambulanslar 27 Ocak tarihinde saat 23.33’te yaralıları almak için Cizre Belediyesi’ne ait ambulanslarla tekrar bölgeye sevk edildi. Hendekler ve patlayıcıların bulunduğu, bölgenin güvenli olmadığı gerekçesiyle ambulanslar bölgeye ancak 400 metre yaklaşabildi. Ambulanslara ateş açıldığı iddia edildi. Güvenlik güçlerinin, söz konusu yaralı denilen kişilerin PKK’lı olduğu, aralarında örgütün dağ kadrosunda kişilerin de bulunduğu, ablukaya alındıkları için kaçmak amacıyla böyle bir plan yaptıklarını belirterek, Cizre Belediyesi’ne ait ambulansları bölgeden uzaklaştırdığı iddia edildi.

İlk resmi açıklama 27 Ocak’ta Şırnak Valiliği’nden geldi. Açıklamada, ambulans gönderilmesine izin verilmediği yönünde çıkan haberlerin gerçeği yansıtmadığı, silahlı saldırılar nedeniyle ambulansın bölgeye gidemediği belirtildi.

HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş ve Şanlıurfa Milletvekili Osman Baydemir, yaptıkları temaslardan sonuç alamayınca İçişleri Bakanlığı’nda açlık grevine başladı. Üç vekil, bakanlıkta sabahladı.

BAKANDAN FOTOĞRAF

Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Meclis Genel Kurulu’nda, ambulansların yaralılara gönderilmediği iddialarına fotoğraflarla yanıt verdi. Ateş açılan ambulansların fotoğraflarını gösteren Müezzinoğlu, 4 sağlık personelinin de PKKlı teröristlerin silahlı saldırıları ile bölgede şehit edildiğini söyledi.

28 OCAK: CANLI BAĞLANTI

Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Cizre’de mahsur kaldıkları iddia edilenlere ilişkin bilgi almak için yetkili bir kişiyle canlı telefon bağlantısı kurdu. Ambulansla yaralıların bulunduğu yer arasında bir kilometre mesafe bulunduğunu bildiren yetkili, temasa geçilen kişilerin kimlik ya da kişi sayısı bilgisi vermediklerini açıkladı. Yetkili, “Orada 30’a yakın yaralı olduğunu söyleyen kişi kendisinin o mekânda olmadığını söylüyor” dedi.

Bakanlıkta sabahlayan HDP’liler, gün boyu girişimlerini sürdürdüler. HDP’li Meral Danış Beştaş, “Ambulanslar hareket ettiği zaman bilinçli olarak çatışma süsü veriliyor ve geri dönüyorlar” iddiasında bulundu.

ERDOĞAN: BAŞLARINA YIKARIZ

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, yeni anayasa için start verdiği toplantıdaki konuşmasında bölgedeki olaylara değinerek, “Nasıl sözde cemaat adı altında devlet içinde paralel yapı oluşturmak isteyenlere dünyayı dar ediyorsak, özerklik adı altında, özyönetim adı altında devlet içinde devlet kurmaya çalışanların da dünyayı başlarına yıkarız” dedi.

DAVUTOĞLU: TEDAVİ EDERİZ

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Suudi Arabistan’a giderken Esenboğa Havalinanı’nda yaptığı açıklamada, “Teröre ve teröriste karşı mücadeleyi yaparız ama yaralı kim olursa olsun onu da alır hastaneye yetiştirmek için her türlü tedbiri de alırız. Bir cezaya muhatap olacaksa dahi önce tedavi eder sonra yargıya göndeririz. Hiç kimse Türkiye’de terörle mücadele edilirken hukuk dışına çıkıldığı iddiasında bulunamaz” dedi.

29 OCAK

HDP’li İdris Baluken, sorunun çözülmemesi durumunda açlık grevinin katılımcılarının artarak devam edeceğini açıkladı. Baluken, “28 kişi içinde PKK’nın üst düzey isimleri olduğu” iddiasına, “Bu yönde hiçbir bilgi yok. Oradaki insanların tamamı sivil ve yaralı haldedir. Oradaki arkadaşlarımızın tamamı sivildir” dedi.

HDP’li İdris Baluken, Meral Danış Beştaş ve Osman Baydemir yeniden İçişleri Bakanlığı’na giderek İçişleri Bakan Yardımcısı Sebahattin Öztürk başta olmak üzere bakanlık yetkilileriyle görüştü. HDP’lilerin görüşmeleri neticesinde bir kez daha ambulans ve sağlık ekiplerinin yola çıktığı ancak ekiplerin binaya az bir mesafe kala yeniden başlayan çatışma nedeniyle durdurulduğu kaydedildi. Baluken, ambulansın binaya yaklaştığı sırada yaşanan çatışmayı ‘mizansen’ olarak değerlendirdi.

AYM BAŞVURUYU REDDETTİ

Anayasa Mahkemesi (AYM), Cizre’de yaralı oldukları ve sağlık hizmetlerine erişemediklerini ileri süren 14 başvurucunun, sokağa çıkma yasağı kararının uygulanmaması, yaşamları ile fiziksel bütünlüklerinin korunması konularında tedbir kararı verilmesi taleplerini “belirsizlik” nedeniyle reddetti. TBMM, önümüzdeki hafta için tatil kararı aldı. Tatil kararında, son günlerde HDP’lilerin, terörle mücadele nedeniyle bölgede yaşananları sürekli gündemde tutarak çalışmaları tıkalamalarının da etkisi olduğu belirtiliyor.

30 OCAK: 150-200 METRE

HDP’li Baluken, Beştaş ve Baydemir adına yazılı açıklamada, Kriz ve Koordinasyon Masası ile görüşmeler sonucunda Cizre Belediyesi’nden bekleyen sağlık ekiplerinin, Sağlık Bakanlığı’na bağlı ambulansların eşliğinde evdekilerin alınabileceği son noktaya yaklaşık 150–200 metreye kadar yaklaşıldığı belirtilerek özetle şöyle denildi:

“Ambulansların hareket etmelerinden itibaren kriz koordinasyon merkezi ve yaralılarla kesintisiz telefon iletişimi sağlanmıştır. Koordinasyon Masası’nca 15 dakika içerisinde yaralıların çıkmaları durumunda alınabileceklerine dair onayın iletileceği belirtilmiştir. Onay gelmeden ve yaklaşık yarım saatlik gecikmenin yaşandığı anda, bodrum katından patlama ve silah sesleri telefon bağlantısında duyulmuştur. Bağlantımız kopmuştur. Kriz ve Koordinasyon Masası yetkilileri, herhangi askeri müdahalenin olmadığını, bir enkaz durumunun söz konu olamayacağı iddiasında bulunmuş, yaralıların kendi olanaklarıyla çıkmak için çaba göstermeleri gerektiğini belirtmişlerdir. Ateş devam ettiği için de 112 ambulansı, Cizre Belediyesi ambulansı ve sağlık görevlileri 15.00 sularında alandan çekilmek zorunda kalmıştır.”

AMBULANSLA BEN GİDEYİM

TBMM’de günlerdir iktidar partisiyle HDP grubu arasında devam eden ambulans tartışmalarına CHP’nin doktor milletvekili Ceyhun İrgil isyan etti. İrgil; “Bana verin ambulansı ben götüreyim bari” dedi. TBMM Genel Kurulu’ndaki konuşmasında; 1991 yılında Recep Tayyip Erdoğan’ın hazırladığı Kürt Sorunu Raporu’nu da hatırlatan İrgil sözlerine şöyle devam etti: “Ağzını barış diye açana, ‘Lütfen yapmayın’ diyene, terör konusunda farklı bir eleştiri getirene, farklı bir görüş getirene ‘hain’ dediniz. PKK terörünü de lanetliyorum, hendekleri de lanetliyorum. Hepsine karşı çıkıyoruz. Yıllarca flört ettiniz. Biz, sizlerin arasında kalmaktan bıktık yorulduk, bu devlet de millet de yoruldu. Bir haftadır insanlar ‘ambulans’ diye yalvarıyorlar, siz de karşı çıkıyorsunuz, ya gönderin şu ambulansı bitsin bu şey. Bana verin ambulansı ben götüreyim bari. Arkadaşlar, siz eleştirme hakkına sahip değilsiniz. Bu ülkeyi siz yönetiyorsunuz, PKK yönetmiyor. Toplumun canını, malını, düşünmesi gereken sizlersiniz.”

Hürriyet