CHP'lilerden İBB davası tahliyelerine ilk tepki

CHP'lilerden İBB davası tahliyelerine ilk tepki
İBB davasında mahkeme, 107 tutuklu sanıktan 18'i hakkında tahliye kararı verirken, 89 kişinin tutukluluğunun devamına hükmetti. Kararın ardından CHP'li isimler "Sevincimiz buruk, umudumuz diri" diyerek diğer sanıkların tutukluluklarının sürmesine tepki gösterdi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasında görülen duruşmada mahkeme heyeti ara kararını açıkladı. Mahkeme, 107 tutuklu sanıktan 18'i hakkında tahliye kararı verirken, 89 kişinin tutukluluğunun devamına karar verdi. Kararın ardından CHP'li isimlerden peş peşe açıklamalar geldi.

GÖKAN ZEYBEK: "ÇALINAN HER GÜN, BU ÜLKENİN HUKUK HANESİNE YAZILMIŞ BÜYÜK BİR KAYIP"

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek yaptığı açıklamada, "Çökmüş bir iddianameye karşı insanlar gece yarılarına kadar ADALET derdinde! Hakikat öyle ya da böyle mutlaka yerini bulacak. Tahliye edilenlere yürekten geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Çalınan her gün, her saat bu ülkenin hukuk hanesine yazılmış büyük bir kayıp ve ayıptır. Cumhurbaşkanı Adayımız Ekrem İmamoğlu ve tüm yol arkadaşlarımız özgür kalana kadar mücadelemiz sürecek" ifadelerini kullandı.

ÖZGÜR ÇELİK: "SEVİNCİMİZ BURUK, UMUDUMUZ DİRİ"

CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda şunları söyledi: "Sevincimiz buruk, umudumuz diri. Bir gün bile tutuklu kalmaması gereken insanların çok azı özgürlüğüne kavuşacak. Tutuklu yargılama tedbirini cezalandırmaya dönüştüren alışkanlık yine hukuku ayaklar altına aldı. Bir yıldır haksız yere tutuklu bulunan 18 yol arkadaşımız hakkında tahliye kararı verildi. Birazdan ailelerine ve sevenlerine kavuşacaklar. Bizler de onları Silivri'de, dayanışma merkezimizde karşılayacak, kucaklaşacağız. Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu ve tüm arkadaşlarımız özgür olana kadar adalet ve hürriyet mücadelemize tüm kararlılığımızla devam edeceğiz. Her bir yol arkadaşımızı zindanlardan kurtaracağız, hep birlikte ülkemizi adaletsizliğin pençesinden kurtaracağız. Adalet er ya da geç yerini bulacak, güzel Türkiye'miz kazanacak."

CHP’LİLERDEN ÜST ÜSTE TEPKİLER

CHP Ankara Milletvekili Umut Akdoğan, "Bitmeyen devir, dönmeyen devran yoktur... Ne demiş şair? Korku kar eylemez bir kez yola düşene / Sen bir aşkın içindesin yaşayacaksın / Dört yanını börtü böcek sarsa ne çıkar / Toprağa sıkı sarıl boy vereceksin" dedi.

CHP Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez ise, "Tahliye kararı verilen arkadaşlarımız ve sevdiklerine kavuşacak ailelerimiz için sevinçliyiz. Hep söyledik ve bıkmadan usanmadan söyleyeceğiz: Ekrem başkanımız, başkanlarımız, yol arkadaşlarımız masumdur. Bu dava siyasidir. İddianamenin içi boştur. Bizler son yol arkadaşımız özgür kalıncaya kadar mücadeleyi sürdüreceğiz. Asla vazgeçmeyeceğiz. Asla teslim olmayacağız" ifadelerini kullandı.

CHP İstanbul Milletvekili Yunus Emre, "İBB davasında verilen ara karar, sorunun birkaç tahliye meselesi olmadığını açıkça göstermektedir. Asıl sorun, yargının siyasetin gölgesinden çıkarılamaması; tutukluluğun bir tedbir değil, cezalandırma yöntemine dönüştürülmesidir. Adalet, keyfiliğe değil evrensel hukuk ilkelerine dayanmalıdır. Bu ülke, siyasi müdahalelerle şekillenen bir yargı düzenini hak etmiyor" dedi.

CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, "İBB davasında 18 tahliye kararı geldi. Bu sayı savcılığın talebi olan 7'nin üzerinde. Şimdi güncel sorular şunlar: 1-Bu kişilerin bunca zaman cezaevinde kalmaları gerekli miydi? 2-Bu gece cezaevine dönenlerin tutuksuz yargılanmalarına karar verilseydi kamu düzeni bozulur muydu?" şeklinde konuştu.

CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, "İBB davasında; 107 tutuklu, 18 tahliye. 89 kişi hâlâ cezaevinde. Bu adalet değil, sınırlı bir düzeltmedir. Tutuklama istisnadır. 89 kişi içerideyse sorun devam ediyor demektir. Adalet parça parça olmaz. Bu tabloya adalet denemez" ifadelerini kullandı.

CHP Ankara Milletvekili Gamze Şengel Taşcıer ise, "Neredeyse bir yıldan fazla süredir 18 arkadaşımız haklarında hiçbir somut delil bulunmadığı halde tutsak edilmişti. Az önce haklarında tahliye kararı verildi. Özgürlük, yalnızca cezaevi kapısından çıkabilmekten ibaret değildir. Gerçek özgürlük, kimsenin düşüncelerinden, kimliğinden ya da siyasi duruşundan dolayı cezalandırılma korkusu taşımadığı bir düzendir. Tutukluluğun istisna, özgürlüğün esas olduğu unutulduğunda; hukuk, adalet üretme vasfını kaybeder ve bir araca dönüşür. O noktada mesele birkaç insanın özgürlüğü olmaktan çıkar, bir toplumun vicdanı meselesi haline gelir. Adliyeler, iktidarın beklentilerine göre çalışmaya başladığında hukukun üstünlüğü yerini üstünlerin hukukuna bırakır. İşte o zaman yapılması gereken şey korkuya teslim olmak değildir; hakikati savunmaktır. Bir kişi için adalet yoksa, hiç kimse için adalet yoktur" dedi.

Kaynak:Halk TV Haber Merkezi