CHP'li Nazlıaka'dan İstanbul Sözleşmesi tepkisi: Her kadın cinayetinin ve istismarın sorumlusu tek adam hükümetidir

Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararı, bugün resmen yürürlüğe girdi. CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka, İstanbul Sözleşmesi'nden çekilme kararının alındığı tarihten bugüne kadar, basına en az 83 kadın cinayetinin yansıdığın söyledi.

Yayınlanma:
Güncelleme: 01 Temmuz 2021 14:57
CHP'li Nazlıaka'dan İstanbul Sözleşmesi tepkisi: Her kadın cinayetinin ve istismarın sorumlusu tek adam hükümetidir

CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka, Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi'nden resmen çekilmesi nedeniyle CHP Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenledi. Nazlıaka,"İstanbul Sözleşmesi’ni tek taraflı fesheden hukuksuz kararın üzerinden tam 103 gün geçti. 103 günde basına en az 83 kadın cinayeti yansıdı" dedi.

'Şiddetin bedeli 2 bin 240 TL' 

Bu süreçte Kayseri'de evli olduğu A.Ş.’yi darp ettiği gerekçesiyle tutuksuz yargılanan Yalçın Ş.'ye 2 bin 240 TL para cezası verildiğini anımsatan Nazlıaka, “İstanbul Sözleşmesi’nden çıkma kararı alarak kadınların hayatını tehlikeye atan tek adam hükümetinde, kadına yönelik şiddetin bedeli, 2 bin 240 TL olarak belirlendi" diye konuştu.

'Her kadın cinayetinin sorumlusu tek adam hükümetidir' 

Sözleşmeden çekilme kararına ilişkin yürütmeyi durdurma talebini reddeden Danıştay'a seslenen Nazlıaka, "Kadına yönelik şiddeti, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık gibi siz de mi ‘tolere edilebilir’ buluyorsunuz" diye sordu.

Nazlıaka, "Yaşanan her kadın cinayetinin ve çocuğa yönelik istismarın sorumlusu, tek adam hükümetidir. Çünkü kadın cinayetleri, çocuğa yönelik istismar, politiktir. Tacizcileri, tecavüzcüleri cezasızlıkla ödüllendirenler, yaşam hakkımıza sahip çıkmıyor" dedi. 

'Sözleşme uygulansaydı en az 2 bin 336 kadın yaşıyor olacaktı' 

"EŞİK Platformu’nun verilerine göre; İstanbul Sözleşmesi, yürürlüğe girdiği 1 Ağustos 2014’ten bu yana tamı tamına uygulansaydı bugün en az 2 bin 336 kadın yaşıyor olacaktı" diye konuşan Nazlıaka; bazı şiddet ve istismar vakalarını şöyle sıraladı:

“-Aksaray’da yaşayan Yemen Akoda, evli olduğu Eşref Akoda tarafından öldürüldü. Sosyal medyaya yansıyan görüntülerde kızı, ‘50 kere şikayet ettik, 50 kere. Hepinizin Allah belasını versin’ diyerek isyan etti.

-Nermin U., dört yıl önce boşandığı Mahir A.’ye karşı ‘beni öldürecek’ diyerek koruma istediği karakoldan dönerken sokakta aynı erkek tarafından katledildi.

-Soma’da 3 çocuk annesi İ.Ç., 3 ay önce boşandığı T.Ç. tarafından saldırıya uğradı. İ.Ç. ve kundaktaki bebeği, kafedeki kadınların dayanışması sayesinde saldırıdan kurtulabildi.

-G.Y.’ye yönelik ‘çocuğun cinsel istismarı suçundan’ açılan davada sanık Ramazan Güney, ilk celsede delil yetersizliğinden beraat etti. G.Y.’nin mahkemeye delil olarak sunduğu ve ‘suçun itiraf edildiği telefon görüşmesi’, delil niteliğinde sayılmadı. Mahkeme, çocuğun İstanbul Çapa Tıp Fakültesi’nde gördüğü psikolojik tedaviye ilişkin raporu dahi istemedi.

-İstanbul'da yaşayan 17 yaşındaki T.K., öz babası Y.K.'nin uzun yıllar cinsel istismarına maruz kaldığını Adli Tıp Kurumu raporu ile belgeledi. Buna rağmen mahkeme, Y.K.’nın delil yetersizliğinden beraatına karar verdi.

-Antalya Elmalı’da 2 çocuk, uğradıkları cinsel istismarı yazarak, çizerek anlatmalarına ve Adli Tıp raporu ile belgelemelerine rağmen istismarcılar tahliye edildi.

-23 kez suç duyurusunda bulunan, katledildiğinde çantasında "ben öldükten sonra mı beni koruyacaksınız" yazısı çıkan Ayşe Tuba Arslan’nın başına defalarca satırla vurarak öldüren Yalçın Özalpay’a, iyi hal indirimi uygulandı. İndirimin gerekçesi, “boşanmaya rağmen sadakat yükümlülüğü” oldu.

-Rukiye Ay ve 1,5 yaşındaki kızı Eylül'ün üzerlerine kaynar su döken Ali Ay'a, iyi hal indirimi uygulandı. Topu topu 4,5 yıl hapis cezasına çarptırılan Ali Ay, indirim sonrasında 3 yıl 9 ay ceza aldı.”

 

KAYNAK: ANKA