Cevdet Yılmaz belediye borçlarına ilişkin konuştu
Cumhurbaşkanı Yarımcısı Cevdet Yılmaz, 2025 bütçesi görüşmelerinde, "Bizim belediyelerden beklediğimiz tek bir şey var; belediyelerin asli işleri var, trafik sorununu azaltmak, temiz hava, su sağlamak, sosyal donatılar, yeşil alanlar yapmak gibi. Belediyelerin çok önemli vazifeleri var bizim belediyelerden ekstra bir beklentimiz yok. Tek beklentimiz asli işlerini düzgün bir şekilde yapmaları bu yeter. Bunu yaparken de borçlarını da ödesinler diye bekliyoruz" dedi.
2025 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ve 2023 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi'nin görüşmelerine TBMM Genel Kurulu’nda devam ediliyor. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, bütçe görüşmelerinin ilk günü sonunda yaptığı konuşmada soruları yanıtladı.:
"BELEDİYELERE DAHA FAZLA KAYNAK AKTARAN BİR BÜTÇE YAPIMIZ VAR"
Yılmaz, belediyele borçlarına ilişkin şunları söyledi:
"Biz bu 20 yılda belediye kanununda önemli değişimler sağladık. Bugün geldiğimiz noktada belediyelere aktardığımız bütçenin toplam bütçedeki payı yüzde 9,1'e ulaşmıştır. 2002'de bu pay yüzde 4 civarındaydı. Belediyelere artık eskisinden daha fazla kaynak aktaran bir bütçe yapımız var. Burada bizim belediyelerden beklediğimiz tek bir şey var; belediyelerin asli işleri var, trafik sorununu azaltmak, temiz hava, su sağlamak, sosyal donatılar, yeşil alanlar yapmak gibi. Belediyelerin çok önemli vazifeleri var bizim belediyelerden ekstra bir beklentimiz yok. Tek beklentimiz asli işlerini düzgün bir şekilde yapmaları bu yeter. Bunu yaparken de borçlarını da ödesinler diye bekliyoruz. Nasıl ki özel sektör borcunu ödüyorsa belediyelerimiz de hem asli işlerini yapsınlar hem de parayı iyi yöneterek bunu başarsınlar. Bir taraftan borçluyken diğer taraftan başka alanlara girmelerini rasyonel bulmuyoruz."
"YOKSULLUK EN TEMEL MESELELERİMİZDEN BİRİ"
Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Depremlerde yıkılan birim sayısı var bir de hak sahipliği sayısı var. Yıkılan birim 681 bin 34 bağımsız bölüm ama bunların hepsi hak sahibi değil. Bunların içinde 398 bin 974'ü konut, 42 bin 237'si işyeri, 12 bin 806'sı ahır olmak üzere 454 bin 12 hak sahipliği var. Teslim ettiğimiz konut 155 bin 124 bu da yüzde 32'ye tekabül ediyor. Özgür Özel'in verdiği yüzde 12 rakamı doğru değil, yıkılan binadan gidilerek hesaplanmış olabilir.
Yoksullukla ilgili çeşitli değerlendirmeler oldu. Yoksulluk en temel meselelerimizden biri. Bunun makro, sektörel ve doğrudan destekler boyutu var. Sadece doğrudan aktarılan kaynaklarla yoksullukla mücadeleyi değerlendirirseniz eksik bir değerlendirme olur. Makro düzeyde istikrarlı bir ekonomi oluşturmadan, istihdam üretmeden yoksullukla mücadelenin zeminini sağlam bir şekilde kurmuş olmazsınız. 22 yılda biz yoksulluğu belli bir noktaya getirdiysek makro yönetimimizin bunda çok ciddi rolü var. Biz sosyal güvenlik kurumlarını birleştirdik, şemsiyemizi tüm toplumu kapsar hale getirdik. Diğer taraftan eğitim ve fırsat eşitliğini arttırdık. Bütün bunlar yoksulluğu azaltma politikamızın sektörel boyutunu oluşturuyor. Doğrudan sosyal desteklerde de hiçbir dönemde olmadığı kadar desteği arttırdık. Bu, yoksulluğun arttığı anlamına gelmiyor tam aksine düşürdüğümüz yoksulluğu daha fazla destekleyerek yoksul insanlarımızın yaşam koşullarını iyileştirdiğimiz anlamına gelir. Bunu sıfırlamak hiçbir ülkeye nasip olmadı, burada esas olan düşürmektir."