Beylikdüzü'nde yıkım kararı alınan binayı terk etmedi

İstanbul Beylikdüzü Gürpınar Mahallesi'nde çürük raporu verilen 10 katlı apartman kentsel dönüşüm kapsamında tahliye edildi. Kiracı Fatih Şölen, maddi durumu nedeniyle çıkmayı reddetti ve yıkım tehdidi aldığını öne sürdü. Bina yönetimi ve müteahhit sürecin yasal olduğunu savundu.

Beylikdüzü ilçesine bağlı Gürpınar Mahallesi'nde bulunan 10 katlı Çamlık Sitesi, yapılan incelemeler sonucu çürük raporu alınarak kentsel dönüşüme girdi. Binadaki 39 daire hızla boşaltılırken, kiracı Fatih Şölen, maddi durumu nedeniyle eşi, çocuğu ve 75 yaşındaki babasıyla binayı terk etmeyeceğini belirtti.

Şölen, yetkililerden yıkım kararı olmadığını öğrendiğini ve binayı terk etmesi için tehdit edildiğini iddia etti.

istanbul-beylikduzunde-yikim-karari-a-530420-157115.jpg

Yıkım firmasıyla yaşadığı gerginlik nedeniyle karakola şikayette bulunduğunu söyleyen Şölen, belediyeden destek beklediğini ifade etti. Şölen şunları dile getirdi:

istanbul-beylikduzunde-yikim-karari-a-530422-157115.jpg

"Bizim binamızda kentsel dönüşüm adı altında bir yıkım kararına gidildiğini söylediler. Bütün dairelere bir şekilde hızlı hızlı boşalttılar. Ancak ortada bir yıkım kararı olmadığını belediyeden defalarca sözlü beyan şeklinde aldım. Zaten bunun delili de ses kayıtlarımda mevcut. Her türlü belediyenin burası ile ilgili bir işlem olmadığını, herhangi bir başvuru olmadığını belediye bana beyan etmiş durumda. Ancak şu anda müteahhit ve yıkım firması tarafından tehdit edilir durumdayım. Bir şekilde bu evi hızlıca boşaltmamı istiyorlar. Benim bu evi boşaltacak maddi durumum olmadığından dolayı evimi boşaltamıyorum. Zaten bana söyledikleri olay şu; 'Kentsel dönüşüme giren binalarda eğer yarısı bizden kampanyasından faydalanıyorsa kiracıların mağdur olmaması adına 100 bin TL'lik bir tahliye desteği sunuluyor.' Ancak belediye bana konuyu şöyle açıklıyor. Diyor ki; 'Yıkım ruhsatı çıktıktan sonra sen belediyeye gerekli evraklara başvuru yapacaksın. Belediye sana 90 günlük tahliye süreci belirleyecek. Ve bu tarihin süresi dolmadan da senin tahliye bedelinde hesabına yatıracak.' Yalnız burada bana müteahhidin de yıkım firmasını da söylediği şu; 'Sen gideceksin paran arkandan gelecek.' Böyle bir şey söz konusu bile değil"

istanbul-beylikduzunde-yikim-karari-a-530424-157115.jpg

"KESİNLİKLE BİZİ KANDIRMAYA OYNUYORLAR"

"Buradan giden insanların 5 kuruş alamayacağının farkında olduğum için burayı terk etmiyorum. Çünkü bunlar kendi işlerini hızlandırmak adına kesinlikle bizi kandırmaya oynuyorlar. Ben bu oyuna düşmeyeceğim. Ailem de daha fazla zor duruma sokmayacağım. Ben yasal haklarımın peşindeyim. Gerekli tüm evraklar, şikayet dilekçeleri, belediyeden aldığım tüm bilgilere sahibim. Binanın kendi içindeki elektrik kesilmiş. Zaten iç duvarları yıkıldığı, iç duvarların içindeki su borularını patlatıp dışarıya attıkları ve suyumu kesemedikleri için o kesilen borulardan hala binanın içine su akmakta. Ve bu su elektriğimiz de açık olduğu için bize bir tehdit oluşturmakta. Ben eşimle, 75 yaşında babamla ve 5 yaşındaki oğlumla yaşamaya çalışıyorum. 2 aydır bu durumda olduğu için ben, ailemi evde yalnız bırakıp işe gidemiyorum. İşe gidemediğim için para kazanamıyorum. Zaten şu anda beni yeterince zor duruma sokmuşlarken bir de acilen evimi terk etmemi istiyorlar. Beni daha da zor duruma sokmanın peşindeler"

istanbul-beylikduzunde-yikim-karari-a-530423-157115.jpg

"2 AYDIR BU YALANLARLA BİZİ OYALIYORLAR"

"Dün yıkım firmasının sahibi olduğunu beyan eden Onur isimli kişi beni tehdit etti. Bu tehdidin üzerine ben karakola gidip şikayet dilekçesinde bulundum. Gerekli ifadeler alınmıştır. Sonraki süreci daha takip etmedim. 'Bir haftaya ruhsatı çıkacak' dedi, zaten 2 aydır hep bu yalanlarla bizi oyalıyorlar. 3 güne çıkacak, 5 güne çıkacak. Başvuruları bile söz konusu değil. 'Benim ruhsatım çıktıktan sonra sen oradan nasıl dayanacaksın ki? Bu evi senin başına yıktığımda nasıl oturacaksın ki?' gibi kötü söylemlerle beni tehditkar bir tutumla korkutmuş bulunmakta. Dün burada zaten yıkım firması 10 tane işçi göndermiş. Binanın içindeki tüm yerleri yıkıp, bir şekilde kapılarını pencerelerini satmak adına bir işçi takımı göndermiş. Ben zaten önce yıkım firmasıyla görüşmeden binanın içindeki sesleri duyup arkadaşları uyardım"

"YARISI DEVLETTEN YARISI BİZDEN KAMPANYASINA KATILDIK"

istanbul-beylikduzunde-yikim-karari-a-530421-157115.jpg

Binanın eski yöneticisi Mürge Güler ise, bina sakinlerinin "Yarısı devletten yarısı bizden" kampanyasına katılarak yasal süreçleri tamamladıklarını belirtti. Güler şöyle konuştu:

"Önce toplantılarımız başladı, toplantıdan sonra beraber karar alındı. Gittik sözleşme imzaladık hep beraber. Sonrasında karotumuz alındı ve raporumuz çürük çıktı. Raporu devletten aldık. Şöyle bir şey var, çürük raporu ile 'Yarısı devletten yarısı bizden' kampanyasına katıldık. Ve o onaylandığı için zaten buna devam ediyoruz. Bir kiracı, ev sahiplerinin sözleşmeleri imzaladığı halde 12 numaralı kiracı evden çıkamadı, sebebi şu; 'Benim param yok. Taşınamıyorum.' Yıkım yapılmıyor. Boş dairelerdeki eşyalar alınıyor. Yıkım yapılması yok şu an. Gelip gezilebilir. Yıkım yok. Sadece içindeki eşyalar çalınmasın diye, hırsızlıklar olmasın diye içindeki malzemelerimizi; kombiydi, musluktu o tür şeyleri. Maddi değeri olan eşyalar alındı"

istanbul-beylikduzunde-yikim-karari-a-530425-157115.jpg

Belediye yetkilileri, bölgede zabıta kontrollerinin sürdüğünü ve çevre kirliliği nedeniyle cezai işlem uygulandığını bildirdi.

Kaynak:Demirören Haber Ajansı (DHA)