AKP'ye yakın gazeteler ağız birliği yapıp Mansur Yavaş'ı hedefi aldı! ABB'den "Tesadüf değil" açıklaması
Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin 2021-2024 yılları arasındaki konser harcamalarına ilişkin “usulsüzlük” iddialarıyla açılan konser davasının öncesinde, AKP'ye yakınlıkları ile bilinen; Yeni Akit, Yeni Şafak, Akşam ve Sabah gazetelerinde bir ağızdan Mansur Yavaş hedef gösterildi.

ABB'DEN AÇIKLAMA: TEK MERKEZDEN DOLAŞIMA SOKULDU
ABB, iktidar gazetelerinin yarın görülecek dava öncesinde aynı haber dili ile manşetten Yavaş'ı hedef almasının ardından açıklama yaptı. Açıklamada söz konusu yayınların tek merkezden eş zamanlı olarak dolaşıma sokulduğu ve organize algı operasyonunun parçası olduğu ifade edildi.
"KONSER DAVASI ÖNCESİ TESADÜF DEĞİL"
ABB açıklamasında bu yayınların yarın görülecek olan konser davası öncesinde tesadüf olmadığı, yargıyı ve kamuoyunu etkilemeye yönelik olduğu vurgulandı.
MELİH GÖKÇEK'iN SAATLİ BOMBA PAYLAŞIMI HATIRLATILDI
Konser soruşturmasında kısa süre önce sosyal medya hesabından saatli bomba paylaşımı yapması ile dikkat çeken Melih Gökçek'in söz konusu paylaşım ile hala hafızalarda olduğu hatırlatıldı.

ABB tarafından konu hakkında yapılan yazılı açıklama şu şekilde oldu:
"BAZI BASIN YAYIN ORGANLARINDA ÇIKAN HABERLER ÜZERİNE AÇIKLAMA
Bugün Yeni Akit, Yeni Şafak, Akşam ve Sabah gazetelerinde yayımlanan haberler; aynı içerik, aynı dil ve benzer başlıklarla servis edilmiştir.
Bu tablo açıkça göstermektedir ki söz konusu yayınlar tek merkezden hazırlanmış, eş zamanlı olarak dolaşıma sokulmuş organize bir algı operasyonunun parçasıdır.
Daha da dikkat çekici olan, bu haberlerin yarın görülecek konser davası öncesinde servis edilmiş olmasıdır. Bu bir tesadüf değil, yargıyı etkilemeye kamuoyunu yönlendirmeye ve devam eden bir süreci baskı altına almaya yönelik açık bir girişimdir.
Kamuoyunun hafızasında yer eden bir başka örnek de bu yöntemin nasıl işlediğini göstermektedir. Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik konser operasyonundan bir gün önce Melih Gökçek’in sosyal medya hesabından paylaştığı “saatli bomba” görseli hala hafızalardadır.
Bununla da sınırlı kalmamıştır.
Süreç içerisinde Osman Gökçek’in, hukukun doğal işleyişi dışında, bir hakim ya da savcı yerine bir şüpheliden dilekçe temin ederek kendisini sürecin “muhbiri” gibi konumlandırması da kamuoyunun gözünden kaçmamıştır.
Bugün aynı yöntemin, farklı başlıklarla yeniden sahnelendiği görülmektedir.
Söz konusu iddiaların önemli bir bölümü; dava dosyasında yer almayan, bağlamından koparılmış ve anlamı çarpıtılmış mesajlara dayandırılmaktadır.
Mahkemeye sunulmayan, hukuki değeri bulunmayan içeriklerin manşetlere taşınması da gerçeğe değil, algıya hizmet etmektedir.
Ve herkes bilir ki Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın en net ilkesi şudur:
“Çalmayacak, çaldırmayacak.”
Aksi bir durumun söz konusu olması halinde ise gerekeni bizzat kendisi savcılıklara suç duyurusunda bulunarak zaten gereğini yapmaktadır.
Ancak iftiralarla, yönlendirilmiş manşetlerle ve tek merkezden yürütülen kampanyalarla adaletin yönünü değiştirmeye çalışanlar şunu iyi bilmelidir:
Bu ülkede belli çevrelerin dokunulmaz olduğu Ankara’yı yıllarca soyup soğana çeviren malum ailenin hesap vermediği bir düzende adalet her gün biraz daha eksilir, vicdan her gün biraz daha yaralanır."