Akdeniz Üniversitesi’nde atama tartışması: Eğitim-İş’ten liyakat vurgusu

Akdeniz Üniversitesi’nde atama tartışması: Eğitim-İş’ten liyakat vurgusu
Akdeniz Üniversitesi’nde bir akademik kadro ilanında, “Yörüklerin giyim-kuşamı üzerine çalışma yapmış olma” şartı aranması tepki çekti. Söz konusu ilan “adrese teslim kadro” eleştirilerine yol açtı.

Antalya’da Eğitim-İş Antalya Şubesi, Akdeniz Üniversitesi bünyesinde gerçekleştirilen akademik atamalara ilişkin kamuoyuna açıklamada bulundu. Açıklamada, özellikle Güzel Sanatlar Fakültesi’nde yapılan bir atamanın liyakat, mevzuata uygunluk ve eşitlik ilkeleri açısından tartışma yarattığı belirtildi.

Şube Başkanı Sadık Acar imzasıyla yapılan açıklamada, Sanat Kuramları ve Eleştirisi Anabilim Dalı için açılan kadro ilanında yer alan özel şartların dikkat çektiği belirtildi. İlanda yer alan “Yörüklerin yaşam alanları ve giyim kuşamı” gibi spesifik kriterlerin, sanat eleştirisi disipliniyle doğrudan örtüşmediği vurgulanarak, bunun liyakat esaslı atama ilkeleri açısından soru işaretleri doğurduğu kaydedildi.

antalya.jpeg

Açıklamada ayrıca, atanan adayın akademik çalışmalarının kadro alanıyla uyumlu olmadığı ve başvuru dosyasındaki çalışmaların, yürürlükteki akademik yükseltme ve atama kriterlerine uygun olmayan şekilde puanlandığı yönünde iddiaların bulunduğu vurgulandı.

SENDİKADAN AÇIKLAMA

Eğitim-İş Antalya Şubesi, son yıllarda üniversitede sık sık değiştirilen akademik yükseltme ve atama kriterlerinin çok sayıda mağduriyete yol açtığını savunarak, bu tür uygulamaların çalışma barışını zedelediğini ve kamuoyu vicdanını rahatsız ettiğini belirtti.

Aynı bölümde uzun süredir profesörlük kadrosu bekleyen akademisyenlerin bulunduğuna dair duyumların da açıklamada yer aldığı görüldü. Sendika, akademik kadroların kişisel referanslar yerine bilimsel yetkinlik temelinde belirlenmesi gerektiğini vurgulayarak, üniversite yönetimini iddialar karşısında şeffaf bir inceleme başlatmaya ve kamuoyunu bilgilendirmeye çağırdı. Eğitim-İş Antalya Şubesi, söz konusu sürecin takipçisi olacaklarını belirterek, akademik liyakatin korunmasının üniversitelerin gelişimi açısından hayati önemde olduğu ifade edildi.