Ağrı Dağı’nda robotik mesai: Nuh’un Gemisi’nin kalbine inilecek!

Ağrı Dağı’nda robotik mesai: Nuh’un Gemisi’nin kalbine inilecek!
Andrew Jones liderliğindeki Noah’s Ark Scans ekibi, Ağrı Dağı’nda yürüttüğü uzun soluklu çalışmalar sonucunda Nuh'un Gemisi’ne dair çarpıcı bir bulguya ulaştığını bildirdi. Yapılan taramalarda oluşumun derinliklerinde tespit edilen düzenli koridor yapılarının, geminin varlığını ispatlayabilecek nitelikte olduğu vurgulandı.

Noah's Ark Scans (Nuh'un Gemisi Tarama Görüntüleri) şirketinden araştırmacılar, Türkiye'nin en yüksek noktası olan Ağrı Dağı'nın derinliklerinde insanlık tarihinin en büyük gizemlerinden birini aydınlatmaya çalışıyor. Kutsal metinlerde geçen ve büyük tufandan kurtuluşun sembolü olan Nuh'un Gemisi'ne ait olduğu iddia edilen kalıntılar için yürütülen çalışmalarda yeni bulgulara ulaşıldı.

1959 yılında keşfedilen ve gemi formuna benzerliğiyle dikkat çeken kaya oluşumu modern teknolojiyle yeniden mercek altına alındı.

NUH'UN GEMİSİ TÜRKİYE'DE ARANIYOR

YER ALTINDAKİ TÜNELLERİN DÜZENİ GEMİ BÖLMELERİNİ İŞARET EDİYOR

"Noah’s Ark Scans" araştırma grubu tarafından gerçekleştirilen yer radarı taramalarında oluşumun altında dikkat çekici yapılar saptandı. Araştırmacılar yüzeyin altında belirli bir düzen izleyen ve bir merkezde birleşen koridor benzeri boşluklar tespit etti.

Bu yapıların rastgele oluşmadığını savunan "Noah’s Ark Scans" araştırma grubundan Andrew Jones, tünellerin geminin güverte altı bölmelerini temsil edebileceği ihtimali üzerinde duruyor.

"KUTSAL ÖLÇÜLERLE UYUŞUYOR"

Yapılan ölçümlerde oluşumun yaklaşık 157 metre uzunluğunda olduğu belirlenirken bu rakamın kutsal metinlerde tarif edilen boyutlarla büyük oranda örtüştüğü ifade ediliyor.

YER ALTINDA "KORİDOR VE TÜNELLER" İDDİASI 1

TOPRAKTA ORGANİK MADDE 3 KAT FAZLA ÇIKTI

2024 yılı içinde bölgeden toplanan 88 farklı toprak örneği laboratuvar ortamında titizlikle incelendi. Analiz sonuçları yapı içindeki toprağın çevredeki toprağa göre 3 kat daha fazla organik madde ve yüzde 38 daha fazla potasyum içerdiğini ortaya koydu.

SU ALTI İZLERİ TESPİT EDİLDİ

Uzmanlar bu kimyasal farklılığın zamanla çürüyen devasa bir ahşap yapının bıraktığı izler olabileceğini değerlendiriyor. Ayrıca bölgede rastlanan deniz kabuğu ve mercan fosilleri alanın bir dönem sular altında kaldığına dair kanıt olarak sunuluyor.

"ÖLÇÜLER KUTSAL METİNLERLE ÖRTÜŞÜYOR" İDDİASI 2

ROBOTİK CİHAZLARLA DERİNLEMESİNE KEŞİF PLANLANIYOR

Bilim dünyasının bir kısmı bu oluşumu tamamen doğal jeolojik süreçlerin ve tektonik hareketlerin bir sonucu olarak görse de araştırma ekibi somut kanıtlar için vites yükseltiyor.

Yer altındaki tünellere fiziksel olarak girebilmek ve daha net görsel veriler elde edebilmek amacıyla özel bir robotik cihaz geliştiriliyor. Uzaktan kumandalı bu robotun yapı içindeki boşluklara sızarak gizemi çözmesi hedefleniyor.

7 BİN YILLIK TUFAN TEORİSİ

Ağrı Dağı'nın doğusunda yer alan ve Durupınar oluşumu olarak adlandırılan bölge jeolojik yapısıyla yıllardır tartışmaların odağında bulunuyor. Bazı teorisyenler yaklaşık 7 bin yıl önce Akdeniz sularının Karadeniz havzasına akmasıyla yaşanan büyük sel felaketinin bu anlatılara zemin hazırlamış olabileceğini belirtiyor.

Arkeologlar ise bölgedeki çalışmaların henüz başlangıç aşamasında olduğunu ve kesin bir yargıya varmak için daha fazla bilimsel veriye ihtiyaç duyulduğunu vurguluyor.

Kaynak:Halk TV Haber Merkezi