Afrika tiyatrosu: Afrikalı gençten 'ekonomik kurtuluş savaşı' sorusu

Afrika tiyatrosu: Afrikalı gençten 'ekonomik kurtuluş savaşı' sorusu
Cumhurbaşkanı Erdoğan Afrikalı gençlerle buluşmasında sorulan sorular ve kullanılan cümlelerdeki göndermeler hazırlıklı bir kurguyu hissettirdi. Beklenen sorular, Afrikalı gençten "Allah, Afrika'nın ve Türkiye'nin yar ve yardımcısı olsun" diye biten cümleler...

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi'nde, 3. Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvesi kapsamında Afrikalı gençlerle bir araya geldi. 6 Aralık'da Katar’a giden Erdoğan’a havalimanında soru soracak gazetecilere soruların önceden verildiği ortaya çıkmıştı. Muhabirler kendilerine dağıtılan soruları sormuş hatta Erdoğan 'sıkıştırıyorsun beni' şeklinde karşılık vermişti.


Afrikalı gençlerle buluşan Erdoğan'a sorulan sorular, Afrikalı gençlerin Erdoğan'a fikirlerini anlattığı konuşmalardaki tanıdık cümleler benzer bir sahneyi ortaya koydu.

"Rabbim hem Türkiye'nin hem Afrika'nın yar ve yardımcısı olsun"

Türkiye'nin Afrika'da verdiği bursların sayısını anlatarak başlayarak konuşmasına başlayan Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi'nde öğrencisi Sudanlı Muhammed Osman sözlerini "Tek yapmamız gereken bundan daha çok inanmak ve çalışmak. Çalışmasız yemek olmaz. Rabbim hem Türkiye'nin hem Afrika'nın yar ve yardımcısı olsun" diye bitirdi.

"Daha adil bir dünya..."

Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Afrika Araştırmaları Merkezi'nde görevli Nijeryalı Fatma Tasaa Usmanisa ise "Daha iyi bir Türkiye daha adil bir dünya için buradayız" diye sözlerine başladı.

Afrikalı gençten ekonomik kurtuluş savaşı sorusu...

Bir gencin, Mehmet Akif Ersoy'un "Zulmü Alkışlayamam" isimli şiirini okuması üzerine Erdoğan, "Maşallah, benden iyi okuyorsun bu şiiri ya. Ben bu şiirle birincilik almıştım." dedi.

Bir başka gencin "Siz Türkiye Cumhurbaşkanı olarak yıllardır Türkiye'nin kaderini değiştirecek bir ekonomik kurtuluş savaşı veriyorsunuz. Bu Türkiye'nin davasıdır, bu ümmetin davasıdır, diye düşünüyorum. Bu kapsamda Afrika ortaklarınıza bu ekonomik kurtuluş savaşı mücadelesinin önemini açıklar mısınız ve öneride bulunabilir misiniz?" şeklindeki sorusu üzerine Erdoğan, şu yanıtı verdi:

"Gerçekten bu ekonomik kurtuluş savaşı mücadelemizi başarılı bir şekilde sürdürüyoruz. Biz, asgari ücret açıklaması yaptık. Bu açıklama, son 50 yılın en önemli asgari ücrette bir artışın, yüzde 50 gibi bir artışın olduğu bir açıklamadır. Ayrıca, Gelir Vergisi ve Damga, bunlar da asgari ücretten alınmış, soyutlanmıştır. Halkımız bunu anlıyor, açıkladığımız 4 bin 250 lira ile halkımız inanıyorum ki iktidarın ne denli halkının yanında olduğunu böylece görmüş oldu, görmüş olacak. Açıklanan bir diğer karar daha var. O da faizin özellikle 100 baz puan tekrar düşürülmüş olmasıdır.

Tabii muhalefet ve malum çevreler bizim faizdeki bu tür kararlılığımızı asla kabullenemiyorlar ama ben de Türkiye'nin Cumhurbaşkanı olarak faize karşı olduğumu bu göreve geldiğimden beri hep söyledim. Niçin? Çünkü faiz zengini daha zengin yapar, fakiri daha fakir yapar. Eninde sonunda biz bu enflasyonu göreve geldiğimde nasıl düşürdüysek, ta 4 puana kadar indirdik, yine indireceğiz, yine düşüreceğiz ama ben vatandaşımı, halkımı faize ezdirmeyeceğim."

Amerika'nın ve Avrupa'nın enflasyonda çok ciddi bir sıkıntı içinde olduğunu ifade eden Erdoğan, "Ama Türkiye'de de faizciler ne yazık ki bu işi hala savunmanın gayreti içerisinde. Ben de diyorum ki biz kararlı bir şekilde yolumuza devam ediyoruz ve milletimizi, vatandaşımızı faize ezdirmeyeceğiz ve inşallah en kısa zamanda da enflasyon aşağıya inmeye başlayacak. Çünkü faiz sebep, enflasyon neticedir; bu da benim tezimdir." dedi.

"Yıllar yılı zengin Afrikalıyı maalesef fakirliğe mahkum ediyorlar"

Bir başka gencin, "Benim sorum sizin yazdığınız kitapla ilgili, o yüzden öncelikle kaleminize sağlık. Kitabınızın 88. sayfasında yazdığınız gibi, merhametini yitirmiş bir dönemde bizler merhametin temsilcisi ve vicdanların sesi olmak istiyoruz. Fakat bu sistemin, yani uluslararası sistemin çalışma prensibini bildiğimiz açıdan bunun çok zor, hatta çok tehlikeli olduğunu biliyoruz. O yüzden Cumhurbaşkanım, böyle bir sistemde başarılı olabilmek için ne yapmamız gerekiyor? Bir dünya lideri olarak tavsiyeleriniz nedir? Türkiye'de eğitimimi tamamladıktan sonra ülkemize dönünce ne yapmamızı öneriyorsunuz?" sorusu üzerine de Erdoğan, şöyle konuştu:

"Öncelikle gerçekten küresel bir soru yönelttiniz. Bu küresel soruda da üzerinde durmamız gereken en önemli konu, sizler ülkelerinize döndüğünüzde isterim ki oralarda herhalde siyasete soyunursunuz, değil mi? Siyasete soyunduğunuz andan itibaren de orada bir şeyi hedefe koyacaksınız. Şu andaki dünya adil mi? Hayır. Şu andaki dünyada zulüm var. Hele hele Afrika zulmün en yoğun işlendiği yer. Sizin ülkelerinizin, Afrika fakir değil, Afrika zengin ama bütün yeraltı zenginliklerini, açık açık söyleyeceğim, bakıyorsunuz Avrupa ülkelerinden geliyorlar ve oralardan bütün fosforları, altınları, bütün mücevherleri alıp kendi ülkelerine götürüyorlar. Size bırakıyorlar mı? Hayır, size bir şey bıraktıkları yok ve yıllar yılı zengin Afrikalıyı maalesef fakirliğe mahkum ediyorlar.

Bunlar demek ki bu insanları bu şekilde soydular soğana çevirdiler, ondan sonra da dünyada saltanat sürüyorlar. Peki, şimdi bunu aslına kim çevirecek? Siz çevireceksiniz. Döneceksiniz, döndükten sonra da 'Biz yılların hesabını sormak için okuduk, geldik, şimdi de bu hesabı soracağız' diyeceksiniz, demeniz lazım, bu sizin hakkınız. Sizin varlıklarınızı soydular. Dünya diyorum beşten büyüktür, bunu beraber halletmemiz lazım."

Erdoğan, Birleşmiş Milletlerde 5 daimi ve 15 de geçici üye olduğunu hatırlatarak, "Peki, bu 5 tane daimi üye ne derse onların dediği oluyor mu? Oluyor. İki dudağının arasında. Peki, o 15 tane geçici üyenin orada herhangi bir hükmü var mı? Yok. Onları da aldatıyorlar ama ben diyorum ki buradaki bütün benim genç kardeşlerim ülkelerine döndükten sonra 'Biz artık geçici üye değil, biz de daimi üye olmalıyız' diye bunun mücadelesini vermeleri lazım. Eğer vermezseniz daha bunlar çok Afrika ülkelerine gelip soyarlar soğana çevirirler. Erdoğan’ın dediklerini bu 5 tane daimi üye kabul eder veya etmez, biz üzerimize düşeni yapalım, onlar etmesin." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Afrika'nın da aynı şekilde çalışacağını ve Türkiye-Afrika iş birliğini, dayanışmasını inşallah zafere kadar taşıyacaklarını vurguladı.