3 aylık çalışandı 253 gündür iddianamesiz tutuklu! "Kızlarım babam ne zaman gelecek diye soruyor"

3 aylık çalışandı 253 gündür iddianamesiz tutuklu! "Kızlarım babam ne zaman gelecek diye soruyor"
Şile Belediyesi'nde işe başlayalı sadece 3 ay olmuştu; tam 253 gündür iddianamesiz şekilde cezaevinde. İmza yetkisi dahi bulunmayan şehir plancısı Evren Buçan, 63 kişilik koğuşta ağır sağlık sorunlarıyla mücadele ederken, eşi Esma Buçan "Kızlarım her gün 'Babam ne zaman gelecek?' diye soruyor." dedi.

Şile Belediyesi'nde ihale komisyonunda yer almayan ve imza yetkisi bulunmayan Yapı Ruhsat Şefi Evren Buçan, hakkındaki suçlamaların netleştiği bir iddianame olmaksızın 253 gündür Maltepe Cezaevi'nde tutuklu tutuluyor. Göreve başlamasının henüz üçüncü ayında gözaltına alınan ve ağır ameliyatlı olmasına rağmen 63 kişilik koğuşta aylarca yerde yatırılan Buçan'ın eşi Esma Buçan, eşinin usulsüzlüklere "hayır" dediği için hedef alındığını belirterek, "Ayrıcalık değil, adil yargılama istiyoruz" çağrısı yaptı.

İDDİANAME YOK, 24 KİŞİLİK KOĞUŞTA 63 KİŞİ KALIYOR

Aile Dayanışma Ağı (ADA), 29. buluşmasını Silivri Dayanışma Merkezi'nde gerçekleştirdi. İddianamesiz tutukluluk halleri ve cezaevlerindeki hak ihlallerinin masaya yatırıldığı etkinliğe; CHP Genel Başkan Yardımcıları, Parti Meclisi üyeleri, il başkanları, milletvekilleri, ilçe belediye başkanları, il yöneticileri, ilçe başkanları, Sol Parti MYK üyesi Alper Taş ile çok sayıda gazeteci, yazar ve tutuklu yakını katıldı.

Etkinlikte söz alan Şile Belediyesi Yapı Ruhsat Şefi Evren Buçan'ın eşi Esma Buçan, eşinin 253 gündür iddianamesi dahi hazırlanmadan Maltepe Cezaevi'nde tutuklu bulunduğunu açıkladı. Tutukluluğun büyük ölçüde tanık ifadelerine dayandığını belirten Esma Buçan, 24 kişilik koğuşta 63 kişiyle birlikte kalan eşinin ağır bel ve boyun ameliyatları geçirdiğini vurguladı. Özel yastık ve yatak satın alma taleplerinin cezaevi yönetimi tarafından reddedildiğini anlatan Buçan, eşinin aylarca yerde yattığını, şiddetli ağrılar yaşadığını; revire çıkma, iğne yaptırma ve ilaç alma işlemlerinin bile büyük mücadeleler sonucu gerçekleştiğini aktardı. Eşinin ancak üç ay sonra yatağa geçebildiğini belirten Buçan, kendisinin de 28 Şubat sürecinde başörtüsü nedeniyle ötekileştirildiğini hatırlatarak yaşanan sürece tepki gösterdi.

"ŞAFAK OPERASYONUYLA GÖZALTINA ALINDI"

Kürsüde konuşmasına devam eden Esma Buçan, eşinin sağlık sorunlarına rağmen cezaevinde yaşadığı koşulları şu ifadelerle anlattı:

"Ben Esma Buçan. İki çocuk annesiyim. 14 yaşında kızım Berra ve 9 yaşındaki kızım Serra, onlar da buradalar. Bugün burada sadece kendim için değil, parçalanmış bir aile adına konuşuyorum. Eşim Evren Buçan, 1980 doğumlu, İstanbul Teknik Üniversitesi mezunu bir şehir plancısıdır. 20 yıldır belediyelerde kamu görevlisi olarak çalışmaktadır. Beyoğlu, Silivri, Avcılar, Beykoz ve son olarak Şile Belediyesi. Hayatı boyunca ne bir disiplin cezası almıştır, ne de bir suç kaydı vardır. Ama Şile Belediyesi'ndeki görevinin henüz üçüncü ayında, 10 Temmuz gecesi evimize yapılan bir şafak operasyonuyla gözaltına alındı. O gece ben kızlarımla birlikte Çanakkale'deydim. Eşime uzun süre ulaşamadım. Ama konum olarak evde gözüküyordu. Uyuya kalmıştır diye düşündüm ve ben de uyudum. Telefonum uzun uzun çalmaya başladı. Saat gece dörttü. Mali Şube'den arıyoruz, eşiniz Vatan Emniyet'te gözaltına alınmıştır dediler ve kapattılar. O an insanın içine bir boşluk düşüyor. Kimseyi arayamıyorsunuz, hiçbir şey yapamıyorsunuz. Kızlarım uyuyordu, yanlarına gittim, sabaha kadar onları izleyip ağladım. Sabah kendimi toparladım, aileme haber verdim ve kızlarımla İstanbul'a döndüğümüzde evimizi o halde görmek... Çekmeceler açılmış, çocuklarımın oyuncak kutularına kadar aranmış. Bir annenin unutamayacağı bir manzaradır."

whatsapp-image-2026-03-26-at-17-09-01-1.jpeg

"253 GÜNDÜR HALA YAZILMIŞ BİR İDDİANAME YOK"

"Üç gün boyunca Vatan Emniyet'in önünde gözaltı sürecini, çaresiz ve büyük üzüntüyle bekledik. O sırada kızım Berra'nın liselere giriş sınavı sonucunu öğrendik. Kızım Berra aylarca çalıştı, çok emek verdi. 90 soruda sadece 3 yanlış, bir boş ile güzel bir derece yaptı. Ben onunla gurur duyuyorum. Ama bir baba için gurur duyulacak bir anda o baba orada değildi. Avukatımız asılsız sanık ifadeleri ve ortada somut delil olmadığı için çıkarıldıkları mahkeme sonrasında serbest kalır dedi. Ama öyle olmadı. 13 Temmuz'da tutuklandı ve Maltepe Cezaevi'ne gönderildi. Bugün 253 gündür eşim haksız yere tutuklu. 253 gündür hala yazılmış bir iddianame yok. Bu sadece bir sayı değil, bu bir ailenin parçalanan günleri. Bir babanın çocuklarından çalınan zamanı. İki kız çocuğunun her gün sorduğu o soru: 'Babam ne zaman gelecek?'"

"İMZA YETKİSİ YOK, 3 AY BOYUNCA YERDE YATTI"

"Eşim Evren Buçan, usulsüzlüğe hayır dediği için, şehrin, vatandaşın hakkını, kamu yararını savunduğu için bugün tutuklu. Üstelik çalıştığı belediyede imza yetkisi yoktu, ihale komisyonunda yer almıyordu. Ama buna rağmen cezaevinde. 24 kişi olması gereken koğuşta 60 küsur kişiyle kalıyor. Bel ve boyun fıtığı ameliyatı geçirmiş bir insan. Medikal yatak ve yastık zorunluluğu var. Cezaevi sunduğumuz ameliyat epikriz raporlarını kabul etmedi ve 3 ay boyunca yerde yattı, ağrılar içerisinde. Biz dışarıda mücadele ediyoruz, o içeride. Haftada sadece 45 dakika camın arkasında ahizeli telefonla konuşuyoruz. Ayda bir açık görüş. Kalabalıkta sesimizi zor duyarak. Ağır suçluların bile fazla iletişim hakkı varken, biz örgüt suçlaması dolayısıyla haftada sadece 10 dakika telefonla konuşabiliyoruz. Aslında sadece içeride olan eşlerimiz değil, bizler de dışarıda tutukluyuz. Bu süreçte masumiyet karinesi yok sayılarak, tutukluluk bir istisna olması gerekirken fiili bir cezaya dönüşmüş durumda. Ve bu ceza sadece içeridekine değil, dışarıda kalan herkese veriliyor. Biz eşler, biz çocuklar, biz anne babalar hep birlikte bu yükü taşıyoruz. Her sabah babasını sorarak uyanan çocuklar var. Her akşam eksik bir sofraya oturan aileler var. Bir telefon sesine umut bağlayan, bir görüş gününe gün sayan hayatlar var. Bizim yaşadığımız sadece hukuki bir süreç değil, bir ailenin yavaş yavaş eksilmesidir."

whatsapp-image-2026-03-26-at-17-09-01.jpeg

"BİZ YARGILANMAKTAN KORKMUYORUZ"

"Biz adaletten kaçmıyoruz. Biz yargılanmaktan da korkmuyoruz. Ama adaletin insanları ailelerinden kopararak değil, hukukun temel ilkelerine bağlı kalarak işlemesini istiyoruz. Çünkü adalet sadece karar vermek değildir. Adalet, bir çocuğun babasına kavuşabilmesidir. Bir ailenin yeniden tamamlanabilmesidir. Ve biz bugün burada sadece kendimiz için değil, aynı acıyı yaşayan tüm aileler için sesleniyoruz. Sevdiklerimiz tutuksuz yargılansın. Aileler daha fazla cezalandırılmasın. Adalet gerçekten yerini bulsun. Bu duygularla başta Sayın Dilek Kaya İmamoğlu olmak üzere, sesimize ses katan dostlarımıza, vekillerimize, gazetecilerimize ve tutuklu ailelerine gönülden teşekkür ediyorum. Eşim Evren Buçan'ın da sizlere çok selamını ileterek her birinize saygılarımı sunarım."

Kaynak:Halk TV Haber Merkezi