Ankaralı simitçi: Ankara simidi bitme noktasında

Gündelik yaşamda en çok tüketilen unlu mamuller arasında yer alan simit, yapılan son zamma rağmen maliyetini karşılamıyor. Başkent'te 18 yıldır simit fırını işleterek geçimini sağlayan Murat Bölükbaşoğlu, "Şu an 130-140 bin lira içerideyiz. Gelsinler hesabı yapalım. Devlet büyüklerimize sesleniyoruz, küçük esnafı mağdur etmesinler. Böyle giderse Ankara simidi bitme noktasında" dedi.

Yayınlanma:
Güncelleme: 10 Mayıs 2022 16:00

Ankara’daki simitçiler, artan maliyetlerden dertli. Şeker, un, yağ gibi temel gıda ürünlerine gelen zamların ardından, son 6 ay içinde simidin fiyatı iki kez artırıldı. Kasım ayında 3 TL'den satılmaya başlanan simit, ramazan ayın ile birlikte 4 TL oldu. Artan maliyetleri 4 TL'nin de karşılamadığını söyleyen esnaf, yetkililerden çözüm bekliyor.

Asgari ücretin 4 bin 253 TL olarak açıklaması ile asgari ücret ile çalışan bir işçi, bin 417 simit alabilirken bu sayı son zamla birlikte bin 63'e düştü. Yani asgari ücretli, ayda 354 simit kaybetti. Yapılan zamların yurttaşlar tarafından da tepkiyle karşılandığını söyleyen esnaf, günlük simit satışının gerilediğini, halkın artık simit alırken önce fiyatını sorduğunu söyledi.

Yaklaşık iki yıl önce 50 kiloluk bir çuval unu 120 ila 130 TL arasında satın aldıklarını belirten esnaf, şu anda bir çuval un için 500 TL üzerinde ödeme yaptıklarını, 25 kilo susamın ise geçen yıl 300-350 TL arasındayken şu anda 875 TL olduğunu vurguladı.

Artan kira fiyatlarına da dikkat çeken esnaf, simidin ham maddelerine yüzde 300 ila yüzde 700 arasında zam yapıldığını, fakat kendilerinin yüzde 40 ile 50 arasında zam uygulayabildiklerini belirtti.

Ankara’nın Dikimevi semtinde 18 yıldır simit fırını işleten Murat Bölükbaşoğlu, artan maliyetleri şöyle anlattı:

“18 senedir durumlar iyiydi, bu sene maliyetler yüzde 500 arttı. 400’e aldığımız odun şu an 2,5 milyar (bin TL’yi kastediyor), 60 liraya aldığımız kaşar 105 lira oldu. 130 liraya aldığımız birinci sınıf un 525 TL oldu. Susam (25 kilo) desen, 375 TL’den 1 milyar (bin TL’yi kastediyor) fırladı. Hangi malzemeyi biz alalım? Ankara’da en geç zammı ben uygulardım, ama şimdi çıktığında (zam geldiğinde) uyguladım, o bile kurtarmıyor şu an”

'Müşteri beddua ediyor'

Simide gelen zamlar nedeniyle müşterilerin tepkisiyle karşılaştıklarını söyleyen Bölükbaşoğlu, “Bir tane alıyor (müşteri), ona da beddua ediyor. Önceden ‘5 tane, 10 tane ver’ diyordu. Pazar günleri yetiştiremiyorduk. Şimdi adam iki tane alıyor, ‘Ne kadar’, ‘8 TL’. Geri bırakıp gidiyor. E bu defa da müşteriye ben utanıyorum” dedi.

Müşterilerin nakit yerine kredi kartıyla alışveriş yaptığını, cironun yüzde 80’inin kredi kartıyla yapıldığını söyleyen Bölükbaşoğlu, şöyle devam etti:

“Geçen sene bin 800-2 bin lira elektrik geliyordu, şu an 7 bin lira. Hiçbir şeyim olmamasına rağmen 7 bin liranın altında elektrik gelmiyor. Bu ay düzelecek, diğer ay düzelecek diye bekliyoruz. Büyüklerimiz buna bir çare bulsun. Depodaki şekeri bize 950 TL’ye veriyorlar toptancılarda. E 550 TL’ye verecek (TÜRKŞEKER’in esnafa indirimli şeker satmasından bahsediyor), benden 50 tane evrak istiyor. E ben ne anladım bu işten? Küçük esnaf zaten battı. Marketler biz mahvetti. Un alamıyoruz. Aralık’tan beri içerideyiz. Gelsinler hesaplayalım, desinler ki ‘Sen kar ediyorsun’, ben bırakıp gideyim dükkanı”

" 'Bir çay bir simit 12 TL' deyince müşteri gidiyor"

Bölükbaşoğlu, maliyetler nedeniyle çalışan sayısını da düşürmek zorunda kaldığını ifade ederek, “Ben hem tezgaha bakıyorum hem fırına bakıyorum, bazen simit pişiriyorum. Kendimiz uğraşıyoruz, o da bir yere kadar. Müşteri geliyor, ‘Bir çay bir simit’ diyor, ‘12 TL’ deyince adam, ’12 TL’ye şey mi olur’, öylece gidiyor. Küçük, 20 gramlık peynir 4 TL. Ben bunu kaçtan satacağım, müşteri kaçtan yiyecek” diye sordu.

'Bir öğrencinin 1 milyar (bin tl) parasının çıkması lazım'

Ekonomideki kötü gidişin ve maliyetlerdeki artışın devam etmesi halinde dükkanını devretmeyi düşündüğünü söyleyen Bölükbaşoğlu, “İşçilik yapacağız. İşçilik en iyisi. Şu an BAĞ-KUR’umuzu ödüyoruz. Onu da vergi borcundan korktuğumuz için ödüyoruz” diyerek vatandaşın bir aylık simit maliyetini şöyle anlattı:

“Sabah, öğle, akşam simit peynir yediğinde bir öğrenci, 36 liraya kahvaltı yapacak. Aylık da dersen, bir öğrencinin 1 milyar (bin TL’yi kastediyor) parasının çıkması lazım. Asgari ücretli yiyemez yani. Haftanın bir günü yer, o da lüks oldu. Devlet büyüklerimizden buna bir çare bulmasını istiyoruz, un fiyatlarına. Kaşar 30-40 liraydı geçen sene ya. Geçen sene bedava yaşıyormuşuz. Şu an 105 lira. Adam ‘Al' diyor, hangi birini ben depolayayım? Neye gücüm yetiyor. Kaşara geçen hafta zam geldi. Bir simitte susam, un, işçilik 4 TL. Böyle giderse mesleğimiz ölecek. Bu hafta 60 lira daha una zam gelecek. Kesekağıdı 4-6 TL arasındaydı, şu an kilosu 25 TL. Poşetin kilosu geçen sene 9 TL’ydi, şu an 27 TL. Üstünde ‘300 tane’ yazıyor, 185 tane çıktı. Şu an 130-140 bin lira içerideyiz. Gelsinler hesabı yapalım. Devlet büyüklerimize sesleniyoruz, küçük esnafı mağdur etmesinler. Böyle giderse Ankara simidi bitme noktasında”

'4 kişilik asgari ücretli bir ailenin 4 simit ve çayı 40 TL'

Ankara Simitçiler Pideciler Çörekçiler Esnaf Odası Başkanı Savaş Delibaş ise simit esnafı olarak yaklaşık iki yıldır ayakta kalma mücadelesi verdiklerini, ham madde fiyatlarına gelen zamlardan dolayı işlerinin yarı yarıya düştüğünü söyledi.

Delibaş, “Bizim müşteri potansiyelimizin yüzde 80’i, asgari ücretle çalışanlarımızdır. Bizim asgari ücretle çalışan vatandaşlarımızın şu anda çay-simit hesabının mümkünü yoktur. Bununla dahi çay-simidi yiyemiyorlar. Bundan dolayı da yüzde 50 müşterimizi kaybettik” diyerek dört kişilik bir ailenin simit hesabını şöyle yaptı:

“Dört kişilik, asgari ücretle çalışan bir ailenin dört tane simit aldığını ve çay içtiğini düşünürsek günlük 40 TL yapıyor. Aylıkta bin 600 TL yapıyor. Bunun üstüne kirasını, elektriğini, suyunu koyduktan sonra geçinmesinin mümkünü yok.

Esnafın, vatandaşımızın derdi de yüzde 127 tek kalemde gelen elektrik zamları, yüzde 100’ü geçkin doğal gaz zamları; artan ek vergilerin, çalışan asgari ücretlinin esnafa yükü. ‘Asgari ücretlinin vergisini devlet karşılasın’ diye bir önerimiz vardı. Ama tabii ki böyle bir şey söz konusu dahi olmadı.

'Ankara’da ben de dahil 1.380 esnaf Bağ-Kur’unu yatıramıyor'

Ankara’da bin 380 esnafımız, ben dahil Ankara Simitçiler Odası Başkanı olarak, BAĞ-KUR’umu yatıramıyorum. Onun için de sağlıktan da faydalanamıyorum. Yatıramıyorum ne yapayım. Kendi BAĞ-KUR’unu yatıramayan esnafın, işçinin SGK’sını yatırabilme gibi bir durumu olur mu? Onun için de durmadan devlete borçlanıyor. Şu an simit esnafı gırtlağa kadar borçta”

'Biz esnaf olarak satış yaparken utanıyoruz, ama yöneticiler utanmıyor'

Simidin temel maddesinin ‘un ve susam’ olduğunu söyleyen Delibaş, simidin maliyetini de şöyle açıkladı:

“Un, 2020 yılında 130-140 TL arasındayken şu an 500 TL’nin üzerinde. Susam fiyatları, 2021 yılında 300-350 TL arasındayken şu an 875 TL. 2021 yılından 2022 yılına kadar yapılan enerji zammı yüzde 300. Çalışanlar asgari ücretlilere zam yapıldı. Bu da esnafın cebinden çıktı. 2021 yılında simit fiyatı 2,5 liraydı. Daha sonra 3 TL oldu, şimdi de 4 TL oldu. Biz yüzde 40-50 arası zam yapabildik ama ham maddelerimize yüzde 300’den yüzde 700’e varan zamlar yapıldı. Bir çalışan, 5 bin lira maaş alıyor ama 10 bin lira tüketiyor. Nasıl yaşayacak bu vatandaş? Müşteri geliyor. İki tane simit alacakken parası olmuyor, bir tane alıyor. En büyük tepki müşterinin alışveriş yapamamasıdır. Biz esnaf olarak satış yaparken utanıyoruz, ama yöneticiler utanmıyor”