Betül Süleyman Alluş 2 haftadır kayıp! "HTŞ kaçırdı" iddiası... STK'lardan çağrı

Suriye’nin kuzeybatısında bir üniversite öğrencisi genç kadının kaybolması, “kaçırılma ve zorla yönlendirme” iddialarını yeniden gündeme taşıdı. Sosyal medyada büyüyen tartışma uluslararası kamuoyuna da yansıdı.

Betül Süleyman Alluş 2 haftadır kayıp! "HTŞ kaçırdı" iddiası... STK'lardan çağrı

Suriye’nin Lazkiye bölgesinde bir üniversite öğrencisinin ortadan kaybolması, ülkede zaten kırılgan olan toplumsal gerilimi yeniden gündeme taşıdı. Tişrin Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi Betül Süleyman Alluş’un 29 Nisan 2026 tarihinde kampüs çevresinde görüldükten sonra kaybolduğu iddia edildi.

Ailesi, genç kadının yurt çıkışına dair güvenlik kamerası kayıtlarının kendilerine verilmediğini ve yalnızca kampüse giriş görüntülerinin paylaşıldığını ileri sürdü. Aile, bunun “zorla götürülme ihtimalini güçlendirdiğini” savundu.

AİLE ÜNİVERSİTENİN AÇIKLAMALARINI REDDETTİ

Yerel kaynaklara göre üniversite yönetimi ise ilk açıklamasında öğrencinin “Ceble’ye kendi rızasıyla gittiğini” ifade etti. Ancak bu açıklama, aile tarafından kabul edilmedi ve olay kısa sürede sosyal medyada geniş yankı buldu.

İddialar sosyal medyada büyüdükçe, genç kadının telefonundan gönderildiği öne sürülen bazı mesajlar da tartışma yarattı. Mesajlarda öğrencinin kendi isteğiyle ayrıldığı ve farklı bir yaşam tercih ettiği öne sürülürken, aile bu içeriklerin “baskı altında hazırlanmış olabileceğini” iddia etti.

KÖLE PAZARI İDDİALARI

Sosyal medyada ve bazı aktivist kaynaklarda, olayın yalnızca bireysel bir kayıp vakası olmadığı; HTŞ’nin etkin olduğu bölgelerde “insan ticareti ağları” bulunduğu ve bazı kadınların zorla alıkonularak farklı bölgelerde el değiştirdiğine dair iddialar da gündeme getirildi. Bu iddialar arasında özellikle “köle pazarı benzeri yasa dışı yapılar” üzerinden kadınların satıldığı ya da zorla tutulduğu yönündeki söylemler dikkat çekti.

Olayın büyümesiyle birlikte HTŞ’nin kontrol ettiği idari ve güvenlik mekanizmalarına yönelik eleştiriler de arttı. Aile, yetkililerin “yeterli şeffaflığı göstermediğini” ve süreçte baskı altında bırakıldıklarını ileri sürerken, bazı çevreler HTŞ’nin bölgedeki sivil yaşam üzerinde ideolojik baskı kurduğunu iddia etti.

Sosyal medyadaki tepkiler üzerine, HTŞ’nin içişlerine bağlı Genel Güvenlik merkezinde Betül ailesiyle görüştürüldü. Emniyetten, Betül’ün 10 Mayıs Pazar günü aileye teslim edileceği sözü verildi. Ancak, 10 Mayıs Pazar günü, HTŞ’nin bütün kurumlarının ziyaret edip telkin aldıkları Selefi şeyh Abdul Razzaq Al-Mahdi, Betül gibi bütün Alevi kadınların ve genç erkeklerin “İslam yolunu seçmesi için çalışma yapma” çağrısında bulundu. Bunu “Alevilerin selefileştirilmesi fetvası” olarak kabul eden HTŞ emniyeti, Betül’ü aileye teslim etmekten vaz geçti.

İNSAN HAKLARI KURULUŞLARI ÇAĞRIDA BULUNDU

Olayın kamuoyunda geniş yer bulmasının ardından taraflar arasında karşılıklı suçlamalar da arttı. Aile, tehdit edildiklerini ve kızlarının durumuna ilişkin net bilgi alamadıklarını belirtirken; resmi güvenlik birimleri ise sürecin takip edildiğini ve inceleme yürütüldüğünü açıkladı.

Sosyal medyada farklı gruplar olay üzerinden karşılıklı siyasi ve ideolojik yorumlar paylaşırken, uluslararası insan hakları çevreleri ise bölgede kayıp kadın vakalarının şeffaf biçimde soruşturulması çağrısında bulundu.

Kaynak: Halk TV Dış Haberler Servisi
HTŞ Suriye Öğrenci Terör Örgütü