Sürgündeki kraliçe Farah Pehlevi ilk kez konuştu: İran’da değişim yakın mı?
“BİR KİŞİNİN ÖLÜMÜ SİSTEMİ OTOMATİK OLARAK SONA ERDİRMEZ”

1979 İran Devrimi'nden beri Paris’te sürgünde yaşayan Pehlevi, İran’daki güç yapısının yalnızca tek bir isme bağlı olmadığını söyledi. “Bir insanın ölümü — gücün mimarisinde ne kadar merkezi bir rol oynamış olursa olsun — bir sistemin otomatik olarak sona erdiği anlamına gelmez” ifadelerini kullandı.
Pehlevi’ye göre İran’daki siyasi yapı, farklı kurumsal ve ideolojik unsurların oluşturduğu daha geniş bir mekanizmaya dayanıyor. Bu nedenle liderlikte yaşanacak bir değişimin, kendi başına rejimin sonunu getirmesi beklenmemeli.
“BELİRLEYİCİ OLAN HALKIN BİRLİK İRADESİ”

Farah Pehlevi, İran’ın geleceğinin dış müdahalelerden ziyade halkın kendi içinde oluşturacağı siyasi birlikle şekilleneceğini dile getirdi. İranlıların “hukukun üstünlüğüne dayalı bir devlet için barışçıl, düzenli ve egemen bir geçiş süreci etrafında birleşebilmesinin” kritik önemde olduğunu söyledi.
Uluslararası topluma da çağrıda bulunan Pehlevi, İran halkının temel haklarının açık biçimde desteklenmesi gerektiğini belirtti. “İran’ın geleceği jeopolitik hesaplarla değil, halkının iradesiyle belirlenmeli” diyen Pehlevi, liderlerini seçme, özgürce konuşma ve onur içinde yaşama hakkının evrensel değerler olduğunu vurguladı.
Uluslararası desteğin doğrudan halka yönelmesi gerektiğini ifade eden Pehlevi, dış aktörlerin süreci kendi stratejik çıkarları doğrultusunda şekillendirmemesi çağrısında bulundu.
RIZA PEHLEVİ YENİDEN GÜNDEMDE

Farah Pehlevi’nin en büyük oğlu Rıza Pehlevi ise son yıllarda İran’da rejime alternatif bir figür olarak öne çıkıyor. ABD’de yaşayan Pehlevi, daha önce yaptığı açıklamalarda Tahran yönetiminin sona ermesi gerektiğini savunmuş ve İran’da “özgür ve demokratik” bir sistem kurulması çağrısında bulunmuştu.