Sömürgelerden beslenirdi, şimdi dışarıdan alıyor: Güneş batmayan imparatorlukta kıtlık kapıda
İNGİLTERE VE İSVEÇ'TE GIDA GÜVENLİĞİ ALARMI: STOKLAR TÜKENMEK ÜZERE
Savaş, siber saldırı ya da şiddetli iklim olayları gibi kriz senaryolarında İngiltere ve İsveç'in nüfusunu besleyemeyeceği uyarısı giderek güçleniyor. Uzmanlar, her iki ülkenin de gıda konusunda büyük ölçüde dışa bağımlı olduğunu ve bu bağımlılığın onları ciddi biçimde kırılgan kıldığını vurguluyor.
Londra Üniversitesi City St George's'tan gıda politikaları uzmanı Profesör Tim Lang, İngiltere'nin tablosunu "kötü görünüyor" diye nitelendirdi. Lang, The Guardian'a yaptığı açıklamada hükümetin acil gıda stoklamasına geçmesi gerektiğini söyledi; aksi takdirde olası bir kriz anında nüfusun beslenememesi riskinin kaçınılmaz hale geleceğini belirtti.
İNGİLTERE KENDİ KENDİNE BESLENEMİYOR
2021 yılında yayımlanan ilk resmi Gıda Güvenliği Raporu'na göre Birleşik Krallık, gıda konusunda yüzde 54 oranında öz yeterliliğe sahip. Yani ülke, ihtiyacının yarısından fazlasını dışarıdan karşılamak zorunda.
ABD, Fransa ve Avustralya gibi gelişmiş ekonomiler ise ithalata muhtaç kalmaksızın kendi nüfuslarını besleyebilecek düzeyde üretim yapıyor. Avrupa içinde kıyaslandığında tablo daha da çarpıcı: Hollanda yaklaşık yüzde 80, İspanya ise yüzde 75 oranında öz yeterliliğe sahipken İngiltere bu tablonun oldukça gerisinde kalıyor.
Üstelik bu oran düşmeye devam ediyor. Son bir yılda buğday, sığır eti, kümes hayvanları ve sebze üretiminin tamamı geriledi.
"VERİMLİLİĞİ GÜVENLİK SANIYORDUK"
Profesör Lang, sorunun kökenini yıllarca sürdürülen bir sistematik tercihe bağlıyor. İngiliz gıda sisteminin onlarca yıl boyunca küçük stoklar ve hızlı taşımacılık ilkesiyle, yani "maksimum verimlilik" anlayışıyla kurulduğunu söyleyen Lang, bu modelin ülkeyi bugün son derece kırılgan bir konuma düşürdüğünü ifade etti. Ulusal Çiftçiler Birliği konferansında yaptığı açıklamada ise durumu şu sözlerle özetledi:
"Başkalarının bizi besleyebileceği varsayımı İngiliz devlet sistemine adeta kodlanmış durumda. Verimlilik olarak kutladığımız şey artık bir zaaf."
Perakende gıda dağıtımının yalnızca 131 lojistik merkezinde toplandığını ve bu merkezlerin büyük bölümünün birkaç dev şirkete ait olduğunu vurgulayan Lang, bu yapıyı insansız hava aracı ya da siber saldırılar için "kolay hedef" olarak tanımladı. Sadece Tesco, İngiltere'deki gıda perakendesinin üçte birini 20 dağıtım merkeziyle yönetiyor.
İSVEÇ'TE DE TABLO KRİTİK: 'ÇOK SAVUNMASIZIZ'
Benzer bir tablo İsveç için de geçerli. Ülkenin gıdada öz yeterlilik oranı yaklaşık yüzde 50 düzeyinde seyrediyor. SVT verilerine göre İsveç, tahıl, şeker pancarı, havuç ve yumurtada ihtiyacını karşılayabilirken meyve, sebze, peynir ve ette büyük ölçüde ithalata yaslanıyor.
Üstelik ülkede tek bir günlük acil gıda stoku bile bulunmuyor. İsveç, 1990'ların başında AB'ye katılım sürecinin başlamasıyla birlikte hazır gıda stoklarını eritti ve o tarihten bu yana yeniden oluşturmadı.
İsveç Çiftçiler Birliği Hazırlık Uzmanı Cesar Vargas Iglesias durumu hiç örtmeden tanımladı:
"Çok savunmasızız. Bence bu konuda dürüst ve açık olmalıyız. Bu şekilde direncimizi de artırabiliriz."
Tarım kooperatifi Lantmännen'in İş Politikaları Başkanı Alarik Sandrup da savaş ya da büyük bir kriz durumunda mevcut tablonun ciddi sonuçlar doğurabileceği konusunda uyarıda bulundu.
İKLİM KRİZİ İTHALAT ZİNCİRLERİNİ ZORLUYOR
Dışa bağımlılık, iklim krizinin derinleşmesiyle birlikte yeni tehditler üretiyor. Birleşik Krallık, meyve ihtiyacının yüzde 80'inden fazlasını ve sebze ihtiyacının yarısından fazlasını ağırlıklı olarak İspanya ile Kuzey Afrika'dan karşılıyor. 2023 yılında bu bölgeleri vuran aşırı hava koşulları, İngiliz marketlerinde taze sebze yokluğuna yol açtı.
İngiltere Sağlık Güvenliği Ajansı'nın tahminlerine göre, mevcut eğilimler değişmezse 2050 yılına gelindiğinde ülkeye giren baklagillerin yüzde 52'si ve meyvelerin yüzde 47'si iklim açısından riskli bölgelerden temin edilmek zorunda kalacak.
İSVİÇRE 3 AYDAN 1 YILA ÇIKIYOR, İNGİLTERE VATANDAŞA "3 GÜNLÜK STOK YAP" DİYOR
Karşılaştırma yapıldığında fark çarpıcı bir boyut kazanıyor. İsviçre, olası bir kriz senaryosunda tüm nüfusunu üç ay boyunca besleyebilecek stratejik stok bulundururken bu süreyi bir yıla çıkarmayı planlıyor. İngiltere hükümetinin vatandaşa tavsiyesi ise evde üç günlük yiyecek bulundurmaları yönünde.
Profesör Lang, mevcut sistemin kökten yeniden yapılandırılması gerektiğini savunarak bir gıda güvenliği ve dayanıklılık yasası çıkarılması çağrısını yineledi. Yerli üretime daha fazla yatırım yapılmasını talep eden Lang, bu çağrısını şöyle dile getirdi:
"Burada daha fazla üretim yapmamız gerekiyor; bunu sığ bir milliyetçilikten dolayı değil, iyi topraklarımız, iyi kaynaklarımız ve iyi altyapımız olduğu için yapmalıyız. Gıda sistemlerinin temel amacı insanları beslemektir."