Savaş altıncı ayına girerken... Dünya ekonomisinde kriz 'yeni normal'
Rusya ve Ukrayna arasındaki savaş yarın 6'ıncı ayını dolduracak. Savaşın ardından dünyadaki birçok ülkenin Rusya'ya uyguladıkları yaptırımlar, küresel enerji ve gıda krizini tetikledi. İngiliz haber ajansı Reuters tarafından yayınlanan bir analizde, savaşın Avrupa ekonomisine olumsuz etkileri anlatılırken, "Bu yılın Avrupa'nın yıldız yılı olması bekleniyordu" diye yazıldı.
Haberde, Covid-19 salgını ardından fiziken ve psikolojik olarak yorulmuş halkların devlet destekli ekonomi politikalarıyla yeniden normale dönmesinin beklendiği anca 24 Şubat günü her şeyin değiştiği ifade edilerek, "Normallik ortadan kalktı ve kriz kalıcı hale geldi" denildi.
Resesyon artık neredeyse muhakkak, enflasyonun ise çift haneli rakamlara yaklaştığı belirtilerek, "enerji sıkıntısının baş gösterdiği bir kış hızla yaklaşıyor" ifadeleri kullanıldı.
'Kriz yeni normal'
Perakendeci Carrefour'un (CARR.PA) İcra Kurulu Başkanı Alexandre Bompard "Kriz yeni normal" diyor. Yatırımcılara "Son on yıllarda alıştığımız düşük enflasyon, uluslararası ticaret artık bitti" dedi.
Euro bölgesinde görülmemiş enflasyon
Euro bölgesinde enflasyonun yüzde 9 ile yarım yüzyıldır görülmemiş bir seviyeye yükseldiği ifade edilen haberde, "benzin, doğalgaz ve temel gıda maddelerine harcanan nakit parayla birlikte satın alma gücü eriyor" denildi. Analizde bu gelişmelerin işletmeler için, "daha düşük üretim" anlamına geleceği ve bunun da özellikle sanayide büyümeyi daha da olumsuz etkileyeceği vurgulandı.
Gaz fiyatları bir yılda 5 kat arttı
AB'nin en büyük ekonomisi olan Almanya'da, gaz fiyatları bir yıl içinde beş kat arttı ancak tüketiciler uzun vadeli sözleşmelerle korunuyor, bu nedenle vatandaşların bu artıştan etkilenmeleri beklenenin altında kaldı. Haberde halkı koruyan sözleşmelerin de bir yer sona ereceği ifade edilerek , "Yine de hükümet tarafından zorunlu kılınan vergiyi ödemek zorunda kalacaklar ve sözleşmeler sona erdiğinde fiyatlar yükselecek, bu da etkinin gecikmeli olarak ortaya çıkacağını ve enflasyon üzerinde kalıcı bir yukarı yönlü baskı oluşturacağını gösteriyor" denildi.
Bu nedenle çoğu ekonomist Avrupa'nın 1 ve 2 numaralı ekonomileri olan Almanya ve İtalya'nın yakında resesyona gireceğini düşünüyor.
'70'lerdeki petrol krizinin iki katı'
Özellikle Rusya'nın gaz ihracatını daha da kısması halinde bu acının daha da şiddetlenmesi muhtemel. Capital Economics'ten Caroline Bain, Reuters'a verdiği demeçte, "Bugün gaz şoku çok daha büyük; 70'lerde petrolle yaşadığımız şokun neredeyse iki katı," dedi. Haberde, "AB, yenilenebilir enerjiye geçişi hızlandırmak ve 2027 yılına kadar bloğu Rus gazından arındırarak uzun vadede daha dirençli hale getirmek için planlarını açıklarken, arz sıkıntısı bu yıl gaz tüketiminde yüzde 15'lik bir kesintiye gitmeye zorluyor" denildi.
'Bağımsızlığın bedeli var'
"Ancak enerji bağımsızlığının bir bedeli var" diye devam eden haberde, "Sıradan insanlar için bu, kısa vadede daha soğuk evler ve ofisler anlamına gelecektir. Örneğin Almanya, daha önce 22 derece civarında olan kamusal alanların bu kış sadece 19 santigrat dereceye kadar ısıtılmasını istiyor. Daha da ötesi, blok en büyük ve en ucuz enerji kaynaklarından vazgeçmek zorunda kalacağı için daha yüksek enerji maliyetleri ve dolayısıyla enflasyon anlamına gelecektir" ifadeleri kullanıldı.
ABD'deki durgunluk sebebi farklı
Amerika Birleşik Devletleri'nde (ABD) de bir durgunluğun muhtemel olduğu ifade edilen haberde, bunun kaynağının farklı olacağı ifade edildi. Kızışan işgücü piyasası ve hızlı ücret artışıyla mücadele eden ABD Merkez Bankası faiz oranlarını hızla artırıyor ve fiyat artışını dizginlemek için resesyon riskini bile göze aldığını açıkça ortaya koyuyor.
halktv.com.tr // Ekonomi Servisi
İsviçre hükümetine enerji krizi uyarısı: Olağanüstü senaryolara hazırlanmalı
'Asgari ücrette enerji giderlerinin payı yüzde 13,9'a geriledi'