Katar 'tam kapanma' kararı aldı: Küresel gıda ve sanayi sektörü alarma geçti
Orta Doğu’daki çatışmalar artık yalnızca enerji arzını değil, küresel üretim zincirlerinin temel halkalarını da etkiliyor. Ras Laffan Sanayi Şehri’nin kamikaze dronlarla hedef alınması ve Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanması sonrası Doha yönetimi kapsamlı bir “tam kapanma” kararı aldı.
Dünyanın en büyük enerji şirketleri arasında yer alan QatarEnergy’nin resmi sosyal medya hesaplarından yapılan açıklama, uluslararası piyasalarda sert dalgalanmalara yol açtı.
Demir Kubbe delik deşik! İran’dan Tel Aviv’e füze saldırısı
SADECE GAZ DEĞİL, TÜM ÜRETİM DURDU
Şirketin açıklamasında şu ifadeler yer aldı: "QatarEnergy'nin sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ve ilgili ürünlerin üretimini durdurma kararının devamı olarak; QatarEnergy, Katar Devleti'ndeki üre, polimerler, metanol, alüminyum ve diğer ürünler dahil olmak üzere bazı alt akış (downstream) ürünlerinin üretimini de durdurmaktadır." Açıklamanın sonunda ise paydaşlarla iletişimin sürdürüleceği ve gelişmelerin düzenli olarak paylaşılacağı belirtildi.
KÜRESEL EKONOMİYİ NELER BEKLİYOR?
Üretimi askıya alınan kalemler, modern tarım ve sanayinin temel girdileri arasında yer alıyor. Uzmanlar etkileri üç ana başlıkta topluyor:
TARIM VE GIDA (ÜRE): En kritik başlık üre üretiminin durması. Küresel tarımın ana gübre hammaddelerinden biri olan ürede arz kesintisi yaşanması, gübre fiyatlarında sert artışa yol açabilir. Bu durum ekim sezonu öncesi üretim maliyetlerini yükseltecek ve gıda fiyatlarını doğrudan etkileyecek.
SANAYİ VE TEKNOLOJİ (ALÜMİNYUM): Havacılık, otomotiv, inşaat ve teknoloji sektörlerinde yaygın kullanılan alüminyumun Katar gibi büyük bir üretim merkezinde durması, Avrupa ve Asya’daki üretim hatlarını yavaşlatabilir.
KİMYA VE AMBALAJ (POLİMER - METANOL): Plastik üretiminin ana girdisi olan polimerler ile kimya sektörünün temel bileşenlerinden metanolde yaşanacak kesinti; medikal ürünlerden gıda ambalajına kadar geniş bir üretim ağını zorlayabilir.
ZORUNLU ÜRETİM DURUŞU: GÜVENLİK VE LOJİSTİK KRİZİ
Kararın arkasında güvenlik ve sevkiyat sorunları bulunuyor. Bloomberg’in paylaştığı “Katar’ın yalnızca 4 günlük hava savunma füzesi kaldı” bilgisi, Doha yönetiminin yeni saldırı riskine karşı tesisleri boşaltmasına ve patlayıcı/yanıcı üretimleri askıya almasına neden oldu.
Öte yandan, İran Devrim Muhafızları’nın Hürmüz Boğazı’nı fiilen kapatması ve çok sayıda tankerin bölgede mahsur kalması, üretim yapılsa dahi ihracatın mümkün olmadığını ortaya koyuyor. Bu tablo, krizin bölgesel olmaktan çıkıp küresel ekonomik dengeleri sarsabilecek bir boyuta ulaştığını gösteriyor.
EKONOMİST İRİS CİBRE’DEN UYARI
Gelişmeleri değerlendiren ekonomist İris Cibre, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada özellikle gıda tarafındaki risklere dikkat çekti. ABD Başkanı Donald Trump’ın olası kara harekâtı sinyali ve Katar’ın çatışmalara dahil olması ihtimalini “en kötü senaryo” olarak tanımladı.
Cibre değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
"Keşke dün armagedon yaşansaydı da, bugün toparlanma emareleri izleseydik. Dün Trump'ın gerekirse asker çıkaracaklarını söylemesi hiç iyi olmadı, diğer yanda Katar da işin içine resmen girdi, en kötü senaryomuz da bunlar zaten. İleri vadelerde fiyat bozulmaları, doğalgaz 2 günde %100 artış, petrolün düne göre daha yüksek seviyelere çıkması. Yani, sindire sindire bozulma hoş değil..."
Türkiye açısından özellikle gübre maliyetlerine vurgu yapan Cibre, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Gübre, gübre çok önemli, özellikle bizim için. Dün %14 arttı. Buğday fiyatları da artmaya başladı. Bir gıda fiyat şokuna hiç hazırlıklı değiliz, hiç..."
Uzmanlara göre enerji, gübre ve sanayi hammaddelerinde yaşanabilecek uzun süreli kesinti; küresel tedarik zincirlerinde kalıcı hasarlara, gelişmekte olan ülkelerde ise ciddi enflasyon baskısına yol açabilir.