İran krizi NATO'yu böldü! "Hürmüz'e gelmezseniz Ukrayna'ya silah yok"
ABD’nin İran’a yönelik saldırıları sonrası küresel enerji ticaretinin kilit noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nın kapanması, Batı ittifakı içinde yeni bir diplomatik gerilime yol açtı. İngiliz basınında yer alan haberlere göre, ABD Başkanı Donald Trump, boğazın yeniden deniz trafiğine açılması için Avrupalı NATO ülkelerinden askeri destek talep etti. Ancak Avrupa, bölgedeki çatışmalar devam ederken böyle bir operasyonun “ne askeri ne de siyasi olarak mümkün olmadığı” görüşünde birleşti.
Trump'ın İran tehditleri kripto piyasasını sarstı
Avrupalı yetkililer, Ortadoğu’daki savaşın doğrudan kendi güvenlik alanlarına girmediğini savunarak Washington’un çağrısına mesafeli yaklaştı. Bu durum, ABD ile Avrupa arasında uzun süredir devam eden güvenlik paylaşımı tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
UKRAYNA KOZ OLARAK MASADA

Avrupa’dan gelen ret yanıtının ardından Trump yönetimi, NATO’nun Ukrayna için oluşturduğu silah tedarik mekanizmasını hedef aldı. ABD’nin, Avrupa tarafından finanse edilen bu sisteme parça ve kritik ekipman sağlamayı durdurabileceği uyarısı yaptığı öne sürüldü.
Bu hamle, özellikle Rusya ile savaş halinde olan Ukrayna’nın savunma kapasitesi açısından ciddi riskler doğurabilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
RUTTE DEVREYE GİRDİ

Krizin büyümesi üzerine NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, taraflar arasında yoğun diplomasi trafiği yürüttü. Rutte’nin Avrupalı liderlerle yaptığı görüşmelerde Trump’ın tepkisini sert sözlerle eleştirdiği ve müttefikleri ortak bir tutum almaya zorladığı belirtildi.
Bu girişimlerin ardından, aralarında Fransa, Almanya ve İngiltere’nin de bulunduğu ülkeler 19 Mart’ta ortak bir bildiri yayımladı. Bildiride, Hürmüz Boğazı’nda güvenli geçişin sağlanmasına yönelik çabalara destek verilebileceği ifade edildi. Kısa sürede 35 ülkenin bu metne katıldığı öğrenildi.
İngiltere Başbakanı Keir Starmer ise çatışmaların sona ermesi halinde oluşturulacak uluslararası deniz koalisyonu için diplomatik temasların hızlandırılacağını açıkladı.
SİLAH STOKLARI TARTIŞMASI BÜYÜYOR

Öte yandan Ortadoğu’daki gerilim, hava savunma sistemlerine olan talebi de artırdı. Özellikle Patriot sistemlerine ait önleyici füzeler hem Körfez ülkeleri hem de Ukrayna için kritik önem taşıyor.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, mevcut durumda Ukrayna’ya ayrılan silahların başka bir bölgeye kaydırılmadığını ifade etti. Ancak Rubio, ABD’nin kendi askeri ihtiyaçlarını önceleyebileceğinin sinyalini vererek, “Amerika’ya ait olan, gerektiğinde önce Amerika için kullanılır” dedi.