Hamaney'in öldüğü patlamadan hemen önce odayı terk etti! İran'da her suikasttan sağ çıkan tek isim
İran Devrim Muhafızları Ordusu'na (DMO) bağlı Kudüs Gücü'nün komutanı Tuğgeneral İsmail Kaani, İran'ın dini lideri Hamaney'e düzenlenen ve ölümle sonuçlanan saldırıdan kurtulmayı başardı. Saldırının gerçekleştiği kritik toplantıda bulunduğu belirtilen Kaani'nin, patlamadan kısa bir süre önce toplantıdan ayrıldığı öğrenildi. En üst düzeyde verilen bu kaybın ardından, Kaani'nin suikast mahallinden "erken ayrılması" bölgede ve ordu içerisinde "ajanlık" tartışmalarını tetikleyen temel unsur oldu.

"TESADÜF SADECE BU SALDIRI İLE SINIRLI DEĞİL"
Kaani'nin saldırılardan sağ kurtulma zinciri, Hamaney suikastı ile sınırlı kalmadı. 27 Eylül 2024 tarihinde, Hizbullah lideri Hasan Nasrallah'ın öldürüldüğü gün Lübnan'da bulunan Kaani, o saldırıdan da yara almadan kurtulmuştu. Nasrallah'ın konutunu ziyaret ettiği iddia edilen Kaani'nin, İsrail'in nokta atışı operasyon gerçekleştirdiği o bölgeden nasıl ve ne şekilde kurtulduğu ise gizemini koruyor. Kamuoyu, "Tesadüf sadece bu saldırı ile sınırlı değil" diyerek bu seri kurtuluşların ardındaki gerçeklerin sorgulanmasını bekliyor.

12 GÜN SAVAŞI'NDA DİKKAT ÇEKEN TABLO
İran ve İsrail arasında Haziran 2025'te patlak veren ve "12 Gün Savaşı" olarak adlandırılan süreçte de benzer bir tablo ortaya çıktı. Bu çatışmalar sırasında İran'ın en üst düzey komuta kademesi İsrail tarafından doğrudan hedef alınırken ve birçok yüksek rütbeli İranlı komutan hayatını kaybederken, İsmail Kaani yine saldırıların dışında kaldı. Birçok stratejik ismin tasfiye edildiği savaş sürecinde, Kudüs Gücü Komutanı'nın hedef alınmaması veya isabet almaması dikkat çekici bir veri olarak kayıtlara geçti.
'Hamaney'in yerine geçecek' denen oğlu da öldürüldü! İsrail medyasından flaş iddia
KUDÜS GÜCÜ'NÜN BAŞINDAKİ KRİTİK İSİM
Şüphelerin odağında yer alan 68 yaşındaki Tuğgeneral İsmail Kaani, İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun en stratejik birimi olan Kudüs Gücü'nün komutanı olarak görev yapıyor. Bölgedeki tüm operasyonel gücü elinde bulunduran Kaani'nin, en kritik anlarda ve en ölümcül saldırılarda "orada olması ancak zarar görmemesi", İran içindeki güvenlik bürokrasisinde ve uluslararası alanda tartışılmaya devam ediyor.