Antarktika'nın kan ağlayan şelalesin gizemi aydınlandı: Cevap Mars'taymış!

Antarktika'nın kan ağlayan şelalesin gizemi aydınlandı: Cevap Mars'taymış!
NASA tarafından Mars'ına benzetilen McMurdo Kuru Vadileri'ndeki Kan Şelalesi'nin yüz yıllık sırrı sonunda çözüldü: buzulun altında biriken tuzlu su, mikroskopik demir taneciklerini yüzeye taşıyor; demir oksijenle buluşunca paslanıyor ve şelale, tıpkı Kızıl Gezegen gibi, kan kırmızısına bürünüyor.

Antarktika'nın McMurdo Kuru Vadileri, dünyanın en ıssız ve en sert coğrafyalarından birini oluşturuyor.

Burası o denli bir ortam ki NASA, iki milyon yıldır yağmur yağmamış bu bölgeyi Dünya üzerindeki Mars'a en çok benzeyen yer olarak tanımlıyor.

Ve tıpkı Kızıl Gezegen gibi, bu vadilerin de kendine özgü kızıl bir görünümü var.

blood-falls-aerial-view-2013-12-21.jpg

YÜZ YILLIK BİLMECE

1911 yılında İngiliz jeolog Thomas Griffith Taylor tarafından keşfedilen Kan Şelalesi, adının hakkını fazlasıyla veriyor: ürkütücü bir kırmızı renge bürünmüş, buzlu bir şelale.

Bu tuhaf görüntü, Taylor başta olmak üzere jeologları yüz yılı aşkın süredir meşgul etmekteydi; ancak bilim insanları bu "buzlu kan banyosu"nun arkasındaki nedeni bir türlü ortaya koyamamıştı.

Antarctic Science dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma ise sonunda bu bilmecenin çözüldüğünü öne sürüyor.

blood-falls-aerial-view-2014-11-21-02.jpg

SENSÖRLER ÇÖKÜŞÜ AYNI ANDA YAKALADI

Keşfin başlangıcı Eylül 2018'e dayanıyor. Louisiana Eyalet Üniversitesi'nden araştırmacı Peter Doran, şelalenin yakınındaki GPS takip cihazları, sıcaklık ölçerleri ve bir hızlandırılmış çekim yapan kamera aynı anda şaşırtıcı bir durumu kayıt altına aldı.

Veriler şunu gösteriyordu: Taylor Buzulu o an yaklaşık 15 milimetre aşağı çökmüştü.

Tam da bu sırada Kan Şelalesi'nden kırmızı bir akıntı boşalıyor, yakınındaki Lake Bonney gölünde ise alışılmadık soğuk bir sıcaklık sapması yaşanıyordu.

blood-falls-aerial-view-2014-11-21-04-1.jpg

PEKİ BU AKINTI NEDEN KIRMIZI?

Aslında her şey şelalenin bir tür basınç tahliye vanası işlevi görmesinden kaynaklanıyor.

Üstteki buzulun aşağı doğru uyguladığı baskı, altındaki kayalıkla birleşince son derece tuzlu ve basınçlı bir su kütlesi oluşuyor.

Bu tuzlu su, mikroskopik boyutta demir tanecikleri barındırıyor ve demir havadaki oksijenle temas ettiğinde paslanıyor. Bu kimyasal tepkime, akıntıya o kan kırmızısı rengi veriyor.

Mars'ın kızıl renginin de aynı demir oksitlenme sürecinden kaynaklandığı düşünülünce, NASA'lı araştırmacılar başından beri burayı Kızıl Gezegen'e benzetmekte haklıymış!

Kaynak:Halk TV Haber Merkezi