1.500 yıllık mezardan vahşet çıktı: Canlı canlı gömmüşler
Güney Kore'nin güneydoğusundaki Gyeongsan iline ait antik bir mezarlık kompleksinden çıkarılan iskeletlerin genetik analizi, arkeologların kanını dondurdu. Silla krallığında yüzyıllar önce, hizmetkarlar ve aile fertleri, yerel soylularla birlikte yıllarca diri diri gömülmüş.
Science Advances dergisinde Nisan ayında yayımlanan araştırma, Imdang-Joyeong mezarlık kompleksinden alınan 78 iskeletin genomu üzerinde yürütüldü. Mezarlığın MS 4. ile 6. yüzyıl arasına tarihlenen bölümleri, Üç Krallıklar Dönemi'ne (MÖ 57 - MS 668) ait.
NESİLLER BOYU SÜREN VAHŞET
Araştırmacılar DNA analizleri aracılığıyla iskeletler arasında 11 birinci derece ve 23 ikinci derece akraba çifti tespit etti. Bu durum, Silla toplumunun yakın akrabaları birbirine yakın gömdüğüne işaret ediyor.
Bunun yanı sıra, beş bireyin ebeveynlerinin birbiriyle akraba olduğu saptandı; bu bireylerden biri birinci derece kuzen çiftinin çocuğuydu. Söz konusu bulgular, hem soyluların hem de kurban edilen hizmetkarların yakın akrabalarıyla evlenme geleneğini sürdürdüğünü ortaya koyuyor.
Araştırmacılar, genomik verilerden 13 ayrı aile ağacı yeniden oluşturdu. Bu ağlar iki farklı gömü alanını kapsıyor ve bir asırı aşkın süreye yayılıyor; belirgin biçimde anne soyuna odaklanıyor. Bu yapı, antik Kore'nin başka bölgelerinde ve antik Avrupa'da gözlemlenen ataerkil sistemlerden belirgin şekilde ayrışıyor.

Pembe (Imdang) veya yeşil (Joyeong) renkle gösterilen bireyler örneklenmiş kişileri; renksiz bireyler ise örneklenmemiş kişileri temsil etmektedir. Şekli çevreleyen sarı çizgiler, o bireyin ölüm yaşının 20'nin altında olduğunu gösterir. Bireyin yanındaki şekiller ise defin durumlarını betimlemektedir.
Ancient genomes reveal an extensive kinship network and endogamy in a Three-Kingdoms period society in Korea
EBEVEYN VE ÇOCUKLAR AYNI MEZARDA
Silla'da "sunjang" adıyla bilinen bu insan kurban etme ritüeli, tarihsel kaynaklarda daha önce de yer almıştı. Ancak genetik verilerin sunduğu kanıtlarla araştırmacılar, anne ya da babanın çocuklarıyla birlikte aynı mezara kurban edildiği üç ayrı vakaya ulaştı.
"Kurban bireylerin nesiller boyu genetik akrabalık bağı taşıması, soylulara ait gömü sahiplerinin hizmetine adanmış, kuşaktan kuşağa süregelen bir kurban aileleri sınıfının varlığına işaret edebilir" ifadesi, araştırmacıların bulgularını özetliyor.
Araştırmaya dahil olmayan Cambridge, Massachusetts'teki Erken Kore Araştırmaları Merkezi direktörü Jack Davey, çalışmayı önemli bir katkı olarak değerlendirdi.
Davey, Üç Krallıklar Dönemi'ne ait iskelet buluntularının oldukça nadir olduğuna dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu: "Silla'nın çekirdek bölgesi dışında, bu tür bölgesel bir yapılanmada kurban sınıfının varlığı doğrulanırsa, Silla toplumunu anlama biçimimiz kökten değişecek." Tüm bu bulguların; kurumsallaşmış şiddet, kölelik ve toplumsal hareketlilik üzerine yeni soruları gündeme taşıdığını da vurguladı.
Araştırmacılara göre bu çalışma, Üç Krallıklar Dönemi'ne ilişkin genomik verinin ilk kez bu ölçekte analiz edildiği çalışma olma özelliği taşıyor. Bulgular, antik Doğu Asya'nın nüfus dinamiklerine ve aile yapılarına dair çok daha kapsamlı bir arkeogenetik araştırma sürecinin habercisi niteliğinde.