Aç kalan halk ne bulursa yemeye başladı... Akrep. yılan, çiyan... Hemen iğrenerek bakmayın...

Aç kalan halk ne bulursa yemeye başladı... Akrep. yılan, çiyan... Hemen iğrenerek bakmayın...
Herkes Çinlilerin beslenme alışkanlıklarına iğrenerek bakıyor. Doğada buldukları her hayvanı yemeleri tuhaf geliyor. Oysa bunun arkasındaki nedenleri bilince durumun hiç de tahmin ettiğiniz gibi olmadığını anlayacaksınız...

Dünya tarihinin en büyük trajedilerinden birisi olarak bilinen Büyük Çin Kıtlığı döneminde insanlar hayatta kalabilmek için ellerinden gelen hemen hemen her şeyi yapmış ve tüketmiştir.

Bu yazının sonunda, en azından, bize ilginç, bazılarına göre mide bulandırıcı, bazılarına göre de oldukça normal gelen bu davranış şekillerinin, keyfi nedenlere değil, aksine trajik nedenlere bağlı olduğunu göreceksiniz.

1949 yılına kadar Çin, büyük ölçüde tarıma dayalı bir ekonomiye sahipti. Çin Devlet Başkanı Mao Zedong yönetime gelince Çin'i fakir bir toplumdan dünyanın en büyük ekonomosine sahip ülkelerinden birisi haline getirmek istedi.

Bu nedenle Büyük İleri Atılım adını verdiği, milyonlarca insanın canını mal olan sanayileşme odaklı programı başlattı. O dönemler Çin nüfusunun yaklaşık yüzde 80'i kırsal alanda yaşıyordu. Yeni hükümet sanayileşmeyi hızlandırmak için ilk olarak bu insanların topraklarını elinden aldı. Daha sonra fabrikalarda çalışmaları için görevlendirdi.

Sonradan çok büyük bir felakete yol açacağını öngöremeyen Mao, mahsullerini korumak için haşerelere karşı bir savaş başlattı bu dönemde. Bu, düşman olarak açıklanan listede serçe de vardı. Tüm halk tam seferberlik ruhuyla ülkedeki serçeleri öldürmeye başladı. Milyonlarca serçe katledildi. Soyları neredeyse tükenecekti. Artık bir tehdit kalmadığına göre tahıl üretiminin daha fazla olacağını düşünüyorlardı fakat neden oldukları yıkımdan tamamen habersizlerdi. Mahsul yiyen hayvanların doğal düşmanı kalmadığından, bitkilerde toplanan böcek sürüsü çoğalmaya başladı. Bütün tarlaları yiyen bir çekirge fırtınası vardı artık.

Bu yetmezmiş gibi bir de ülkenin birçok bölgesi kuraklık ve sel gibi doğal felaketlerle savaşıyordu. Mahsuller yok olmaya devam ediyordu.

Kalkınma planıyla beklenen büyük atılım tam bir felaketle sonuçlanmıştı. Çok geçmeden hükumet, insanlara kendilerini hayatta tutabilmek için yiyecek sağlayamayacağını duyurdu. İnsanlar kendilerini hayatta tutmak için ot, ağaç yaprakları, ağaç kabuğu, çamur, çakıl ve hatta ölü yoldaşlarının etini bile yemeye başladılar. Artık hayatta kalmak önemliydi, nasıl kaldığının bir önemi yoktu.

Bu felaket sonunda yaklaşık 40 milyon (sayı kaynaklara göre değişiyor) insan hayatını kaybetti.

cinli.webp

ZORUNDA KALDIKLARI İÇİN BÖCEK YEMEYE BAŞLADILAR

Artık insanlar hayatta kalabilecek yiyecek bulamıyordu. Yiyecek stoklarının çalınması ile hükümet sert önlemler aldı ve insanlar şehri terk etti. Kırsal alanlarda da yiyecek yoktu ve insanlar böcekleri yemeye başladı. Fare, yılan dahil her türlü yaban hayvanını yemek zorunda kaldılar.

Yıllar geçtikçe, vahşi hayvanları yeme uygulaması devam etti ve Çin hayvan pazarlarında hala devam etmekte. Bu hayvan pazarları ve yemek alışkanlığı bir gereklilikten doğdu ve artık kültürün bir parçası.