Yağmur depremi tetikler mi? Bilim insanları yanıtladı
Yeraltı suyu seviyesindeki küçük dalgalanmalar, üzerinde baskı biriken faylarda depremleri erkenden tetikleyebilir. California'da yürütülen yeni bir araştırma, iklimsel ve hidrolojik değişkenlerle sismik aktivite arasındaki bu bağlantıyı somut verilerle ortaya koydu.
DEPREM NASIL OLUŞUR?
Dünya'nın dış katmanı olan litosfer, birbirlerine göre hareket eden katı levhalardan oluşur.
Bu hareketler, özellikle levha sınırlarında kayalarda gerilim birikmesine yol açar.
Kayalar belirli bir direnç gösterirse de birikim bir eşiği aştığında ani bir kırılma gerçekleşir; uzun süre depolanan enerji, her yöne yayılan mekanik dalgalar biçiminde bir anda serbest kalır.
Buna sismik kırılma, yani deprem denir. Kırılmayla birlikte levhalar birkaç santimetre ya da birkaç metre kayarak gerilimi sıfırlar; ardından yeni bir sismik döngü başlar.
CALİFORNİA'DAN GELEN BULGULAR
Depremde baş etkenler tektonik yük ve kayaların direncidir. Ancak araştırmacılar, iklimsel ve hidrolojik dinamiklerin de, ikincil düzeyde de olsa, deprem üretimini etkilediğini gösteren kanıtlar biriktiriyor.
Science Advances dergisinde yayımlanan yeni çalışmada, araştırmacılar 2006-2022 yılları arasında California'nın çeşitli bölgelerinde kaydedilen sismik verileri mevsimsel yeraltı suyu seviyesi değişimleriyle karşılaştırdı.
Kuzey California'da mevsimsel yağışlara bağlı yeraltı suyu dalgalanmalarının sismik aktiviteyi yüzde 10'un üzerinde artırdığı görüldü.
Araştırmacılar, yeraltı suyu seviyesindeki değişim ile deprem aktivitesinin zirveye ulaşması arasında yaklaşık iki haftalık bir gecikme olduğunu saptadı.
GÖZENEK BASINCI KRİTİK FAKTÖR
Kayaların boşluklarında biriken su, çevresindeki kaya kütlesine basınç uyguluyor.
Tektonik gerilimin zaten kırılma eşiğine yaklaşmış olduğu ortamlarda bu basınçtaki küçük bir artış bile fayın kaymasını önleyen sürtünmeyi zayıflatabilir.
"Gözenek basıncı" olarak adlandırılan bu etki, fay üzerindeki efektif gerilimi doğrudan belirler. Sıvı basıncı ne kadar yüksekse sürtünme direnci o kadar düşer ve fay o kadar kolaylıkla kayar.
İNSAN FAALİYETLERİ DE TETİKLEYEBİLİR
Araştırma, yalnızca doğal iklim döngüleriyle sınırlı kalmayıp insan kaynaklı süreçlere de dikkat çekiyor. Yeraltından su veya petrol pompalanması da benzer bir basınç değişimi yaratarak bölgesel sismik aktiviteyi etkileyebilir.
Çalışma, deprem oluşum modellerinin geliştirilmesine katkı sunarken, su yönetimi ve enerji çıkarım politikalarının sismik riskle olan ilişkisini de bilimsel gündemin merkezine taşıyor.