Barış Terkoğlu'ndan Süleyman Soylu'ya yanıt

Barış Terkoğlu'ndan Süleyman Soylu'ya yanıt

Odatv Haber Müdürü ve Cumhuriyet yazarı Barış Terkoğlu, Süleyman Soylu'nun kendisini hedef göstermesine Halk TV'de Şule Aydın ile Haber Masası'nda yanıt verdi.

Odatv Haber Müdürü ve Cumhuriyet yazarı Barış Terkoğlu, Süleyman Soylu'nun kendisini hedef göstermesine Halk TV'de Şule Aydın ile Haber Masası'nda yanıt verdi. Terkoğlu, "Ne acayiptir ki, hedef gösterdiği kişilerin başına daha sonra kötü şeyler geliyor. Barış Atay meselesinde yaşadık. Müyesser Yıldız, cuma günü Süleyman Soylu'yla tartıştı, aynı gün Süleyman Soylu'dan şikayetçi olmaya gitti. Cumartesi günü gözaltına alındı" ifadelerini kullandı.

Soylu'nun kendisini AKP içindeki tartışmalara çekmeye çalıştığını söyleyen Terkoğlu, "Bence Süleyman Soylu’nun dünkü çıkışı, kendi partisi içinde yaşanan bir kırılmanın itirafından başka bir şey değil. Beni bir öfke nesnesi yapmaya çalışıyor. Ben onun öfke nesnesi olmayı reddediyorum. Bunu doğru bulmadığımı söylüyorum, bunu da en naif biçimde “6 yaşındaki çocuğum olsa, terbiyeli ol derdim” diyorum" diye konuştu.

Terkoğlu'nun açıklamaları şöyle:

Ben daha öncede böyle şeyler yaşadım. Bunlar benim direncimde hiçbir şeye neden olmaz, ama ülke için son derece üzüntü verici. İçişleri Bakanlığı, vatandaşın güvenliğinden sorumlu bir bakanlık. Fakat İçişleri Bakanı, bir  alışkanlık halinde kendine yapılan eleştirilere tehdit ve hedef göstermeyle karşılık veriyor.

Ne acayiptir ki, hedef gösterdiği kişilerin başına daha sonra kötü şeyler geliyor. Barış Atay meselesinde yaşadık. Müyesser Yıldız, cuma günü Süleyman Soylu'yla tartıştı, aynı gün Süleyman Soylu'dan şikayetçi olmaya gitti. Cumartesi günü gözaltına alındı.

Bunların olması ülke adına utanç verici. Siz devleti hukuksuzca çalışan bir şeye dönüştürürseniz, devleti çetevari oluşumlara terk etmiş olursunuz. Bunları yapanlar Türkiye'de hukuk devletinin kolonlarını yıkıyorlar.

Ben gazeteciyim, bir yazı yazdım. Yazımda tek cümle hakaret yok, hedef gösterme yok. Hatta benim yazdığım yazı Mehmet Metiner ile Süleyman Soylu arasındaki bir televizyon programındaki tartışmayla başlıyor. Orada Soylu'nun, 'Ben bir tane FETÖ'cüyü atamışsam vatan hainiyim.' dediğini kimse hatırlamıyor. O tartışmadan bir buçuk ay sonra kaymakamlara yönelik operasyon geldi.

Son dönemdeki kaymakamlık atamalarında doğal olarak Süleyman Soylu'nun imzası var. Ben bunları hatırlatıyorum. Başka neyi hatırlatıyorum? Kaymakamlara yapılan operasyonların, tıpkı Mehmet Metiner'in ima ettiği gibi bir geçmişi var. Bu tip kaymakamlara yönelik operasyonları Süleyman Soylu durdurdu. Durdurma gerekçesi olarak da bunların FETÖ'den değil, başka cemaatlerden oldukları gösteriliyordu. Ben bunları hatırlattım.

Aynı günlerde Süleyman Soylu'nun Güroymak'ta tarikat şeyhleriyle birlikte fotoğrafını hatırlattım. Türkiye'de FETÖ'nün başka tarikatlara sızma süreci, devletin içinde FETÖ'ye operasyon yapılmasını düşünenler ve karşı çıkanlar sürecinin kesiştiğini söyledim. Mehmet Metiner ile Süleyman Soylu arasındakilerin, Soylu'nun tarikat şeyhiyle çektirdiği fotoğrafın birbirleriyle kesiştiğini söyledim.

Burada hakaret yok, tehdit yok. Açık kaynaklara bakan herkesin bulacağı olguları bir araya getirdim. Süleyman Soylu açıkça hakaret ediyor. Benim altı yaşında çocuğum var. O birisine hakaret amaçlı 'berduş' tabirini kullansa onu uyarırım.

İçişleri Bakanı altı yaşındaki çocuğumun yaptığı şeyi yapınca nasıl uyarırım, bilmiyorum. Çıkıp, 'Bu operasyonların FETÖ ile ilgisi yok.' dedi. Oda Tv, Sözcü ve Cumhuriyet gibi medya kuruluşlarının bunu çarpıttığını söyledi. Bakıyorsunuz, Yeni Şafak, Sabah gazetesi bu operasyonları kaymakamlara FETÖ operasyonu olarak vermiş.

Ben, hiç ilgisi yokken Oda Tv, BirGün, Cumhuriyet gibi medya organlarını kendisi tartışılır hale geldiği için hedef aldığını düşünüyorum. 'Kahramanlardan bıktım.' diyor. AKP içinde kendisine karşı olanları kast ediyor. Onu bıktıran ben değilim. Onu bıktıran AKP içindekilerin de Süleyman Soylu'dan bıktıklarını söylemeleri.