Ankara Sanat Tiyatrosu 58 yıldır perde açtığı salondan ayrılmak zorunda kaldı

Ankara Sanat Tiyatrosu 58 yıldır perde açtığı salondan ayrılmak zorunda kaldı

1963 yılında kurulan Ankara Sanat Tiyatrosu, 58 yıldır bulunduğu Ihlamur Sokak'taki salonu boşaltmak zorunda kaldı.

Asaf Çiğiltepe öncülüğünde Ankara'da 6 Aralık 1963'te kurulan Ankara Sanat Tiyatrosu (AST), Ihlamur Sokak'ta 58 yıldır bulunduğu tarihi salonu boşaltmak zorunda kaldıklarını açıkladı.

AST'den yapılan açıklamada, “Pandemi döneminin getirdiği kaldırılamaz yükler, yıllardır mahrum bırakıldığımız devlet yardımları, mülk sahibinin bir tiyatro kurumuna dayattığı ağır koşullar ve uzlaşmaz tavrı sebebiyle, bir kentin, bir ülkenin belleğini, tarihini, kültürünü temsil eden, sayısız sanat insanının yetişmesine vesile olmuş; oyunlarına, her türlü etkinliklere ev sahipliği yapmış evimizden ayrılmak zorunda bırakıldık. İzmir Caddesi Ihlamur Sokak'taki tarihi salonunu 6 Aralık 2020’de boşaltmak zorunda kaldığımızı üzülerek bildiriyoruz” ifadesi kullanıldı. 

“Bu salonu doğduğu gün boşaltmak zorunda kalmanın, bu salona emek vermiş şimdi hayatta olmayan tiyatro emekçilerinin kemiklerini sızlattığını hissediyoruz, üzgünüz” ifadelerine yer verilen açıklamada, bu süreçte tarihi salonun açık kalması adına yapılan tüm girişimlerin sonuçsuz kaldığı söylendi. 

Açıklamanın devamı ise şöyle: 

“58 yıldır her türlü maddi zorluklara rağmen perdelerini açtığımız salonumuzu ayakta tutmak için her türlü fedakârlığı gösterdik. Bu süreçte salonumuzdan kopmamak adına yaptığımız her türlü girişimlerimiz, çalışmalarımız, görüşmelerimiz, gayretlerimiz de maalesef sonuçsuz kalmıştır. 1963 yılından beri aynı adreste perdelerini açan salonumuz, şimdi bir otel, otopark veya bir mağazanın deposu olmakla karşı karşıya kalmıştır. Son dört sezondur kapalı gişe oynadığımız Yeşim Dorman’a ait oyunun replikleri geliyor aklımıza: “Neyi götürseydik ha!” Sabahlara kadar dekor yaptığımız geceleri mi? Erkan Yücel’in, Yaman Okay’ın, Kerim Afşar’ın, Meral Niron’un oyunculuklarını mı? Timur Selçuk’un eşsiz oyun müziklerini mi? Rutkay Aziz’in sayısız oyun rejilerini mi? Uğur Mumcu’nun Sakıncalı Piyade’sini mi? Maksim Gorki’nin Ana’sını mı? Osman Şengezer’in harika dekor tasarımlarını mı? Onların kulislerde yankılanan sesini mi? Bunca yıldır tiyatroyu yaşatan seyircilerini mi? Neyi alaydık ha! “Bir valize ne sığar ki!

Bizler için hiç de kolay geçmeyen bu süreçte, Ankara Sanat Tiyatrosu olarak 58. yılımızda da var oluş çizgimizden hiçbir suretle ödün vermeden yolumuza devam edeceğiz. Bundan sonraki çalışmalarımızı bizlere kucak açan Bilkent Sahne'de devam ettireceğimizi bildirir, umutlu, sağlıklı, güzel günlerde tekrar birlikte olmayı dileriz."