Ailesini kurtaran itfaiyeci: Kızım beni enkaz altından aradı

İzmir Depremi'nin ardından evi yıkılan itfaiyeci Mehmet Akbulut, kızının kendisini enkaz altından arayarak, 'Baba bizi kurtar' dediğini anlattı.

Yayınlanma:
Güncelleme: 04 Kasım 2020 17:10

Deniz Gez - Halk TV

Merkez üssü İzmir Seferihisar olan 6,9 büyüklüğünde meydana gelen depremde 17 bina yıkıldı ve 114 kişinin hayatını kaybetti. Bugün itibariyle arama kurtarma çalışmaları sona erdi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Tunç Soyer 3 Kasım'da düzenlediği basın toplantısında bazı itfaiyecilerin kendi ailelerini kurtardıklarını söylemişti. O itfaiyecilerden Mehmet Akbulut, yaşadıklarını Halk TV'ye anlattı.

"Binayı, yan binadan alçalmış gördüğümde ayaklarımın bağı çözüldü. Neye uğradığımı şaşırdım. Ama iki yavrumu da eşimi de kurtarmayı Allah bana nasip etti" diye konuşan Akbulut şunları söyledi:

"Deprem anında Torbalı'da binada görevdeydim. Deprem tecrübem var, Gölcük'te de on beş gün kalmıştım. Biraz sonra telefonların kilitleneceğini düşünerek, çocuklarımı aramaya çalıştım. Çocuklarıma ulaşamadım, bir dakika sonra küçük kızım Simay ulaştı bana, 'Baba yardım et.' diye bağırıyordu. Depremin şokunu yaşadığını düşündüm. Arabaya atlayıp yola çıktım hemen. Yolda ulaşmaya çalıştım ama ulaşamadım. O bana tekrar ulaştı. 'Baba annem ve ablam ölüyor. Ben iyiyim ama ayağımı hissetmiyorum. Baba ne olur yardım et, binanın altındayız.' dedi. 

"İçeride bir kızım ve annesinin sırt sırta sarıldıklarını gördüm"

Nasıl geldiğimi bilmiyorum. İtfaiyeden bir arkadaşa ulaştım. O bölgedeymişler zaten. Hemen binaya gelmiş, itfaiyeci arkadaşlar çalışmalara hemen başlamışlar. Aradığım arkadaşım Hıdır, içeri girip karıma seslenerek onlara ulaşmaya çalışmış. Ben geldim, arkadaşlara yetiştim. Merdiven dayamışlar, yukarıya çıktım. Gördüğüm başka bir salon, başka bir mutfaktı. Şoka girdiğimi düşündüm. 'Burası benim evim değil' diye düşünüp balkona çıktım. Baktım benim evim. Tekrar girdim, itfaiyeci arkadaşlarımın bağırtılarını duydum. İçeride bir kızım ve annesinin sırt sırta sarıldıklarını gördüm. Boğazlarına kadar beton blokların içinde kalmışlar. Ben gelene kadar arkadaşlarım kafalarına kadar açmayı başarmışlar. Ben de çalışmaya başladım. Ne yaptığımı ben de hatırlamıyorum. Hanım, Hıdır arkadaşım içeri girdiğinde, 'Bir ışık gördüm, ses duydum. Işık giren, parmağımın gireceği kadar olan delikten parmağımı çıkardım. Bir el yakaladı. 'Yenge sen misin?' dedi. Hıdır'ın sayesinde geldi kurtardı itfaiyeci arkadaşlarım. Kaç saatte kurtardık bilmiyorum. Ama çok şükür kurtardık karımı ve kızlarımı.

Eşim dün ameliyattan çıktı. Ayaklarında kırık vardı, iyi geçti ameliyatı. Küçük kızımın iki ayağında da kırık var. İki ayağı da alçılı. Büyük kızımın ayaklarında hissizlik var, ama doktorlar iyileşeceğini söylüyor."