Ağırel: Hesabı elbet bir gün sorulacak

Gazeteci Murat Ağırel, "Ortaya çıkardığımız yolsuzlukların hesabı elbet bir gün sorulacak." diye konuştu

Libya’da hayatını kaybeden MİT mensubunun cenaze törenine ilişkin haber yaptıkları gerekçesiyle tutuklanan ve tahliye edilen gazeteci Murat Ağırel, Ayşenur Arslan'ın sunduğu Medya Mahallesi'ne konuk oldu. 

Ayşenur Arslan'ın "Hiç umutsuzluğa düşmüyor musun?" sorusuna yanıt veren Ağırel, "Asla! Ben Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün devrimlerini kılcal damalarına kadar nakşetmiş Türk genciyim. Atamın mirasında umutsuzluk diye bir şey yoktur. Bu yolsuzlukların üzerine bugün gidilmiyor, ama ileride mutlaka gidilecektir. Burada yağmalanan paralar bizim yoksul halkımızın paraları. Bunlar yağmalanıyor. Son dönemde hiç çalışmadan lüks içinde yaşayanlar yaratıldı. Biz bunları yazıyoruz, tarihe not olarak bırakıyoruz. Ben eminim kamunun kuruşuna göz diken kim varsa elbet bunun hesabını verecek." diye konuştu.

Sayıştay raporlarında Sağlık Bakanlığı

Murat Ağırel, Sayıştay raporlarında rastladığı Sağlık Bakanlığı'nın usulsüzlüklerini ilk defa Halk TV'de anlattı. Sağlık Bakanlığı'nın almak istediği bilgi işlem hizmetinde yılan hikayesine dönen aracılar zincirini Ağırel şöyle anlattı:

 "Devlet kamu kurumlarına bir imkan sağlamış. "Eğer devletle ilgili bir yapılanma yapacaksan, ihale olmaksızın TÜRKSAT'tan bu hizmeti alabilirsin." diyor. Sağlık Bakanlığı da bilgi işlemle ilgili bir hizmet için TÜRKSAT'a başvuruyor. Sağlık Bakanlığı bu iş için bir çalışana 12 bin liradan fazla maaş vereceğini söylüyor. TÜRKSAT, bu işi alıyor. O da çalışanına 10 bin lira vereceğini söylüyor. Sonra TÜRKSAT kendisi yapmıyor, bir aracıya bırakıyor işi. O ise çalışanına 3 bin 700 lira maaş veriyor. Geriye kalan para aracıya gidiyor. Aracı şirkete ulaştım teyit için. Geri dönmezlerse isim vererek yayınlayacağım. "

Hesaplarda usulsüzlük

Ağırel, Sağlık Bakanlığı'ndaki bir başka usulsüzlüğü şöyle anlattı:

"Sağlık Bakanlığı'nda 51 milyon lira değerinde Yurtdışından Alacaklar Hesabı var. Yani yabancı uyruklu kimselerin Türkiye'de tedavi olması gerekmiş. Bunların içinden özel sigortası olmayanlar, ya da o ülkelerle sağlık anlaşmamızın olmadığı kimseler, tedavi bedelini ödemeden ülkeden çıkmış. Bunların toplam maliyeti 51 milyon lira değerinde görülüyor.  Bu haberleştirildi, ama eksik. Aynı zamanda Yurtiçinden Alacaklar Hesabı var. Orada da bakanlığın yurtiçinde henüz tahsil edemediği alacakları var. O hesaba da bu yabancı alacakların bir kısmı kaydedilmiş. O rakam da 63 milyon lira."

Kalyon'a ihale bedeline eş teşvik

Vergi teşviklerinde yaşanan ilginç bir mesele ortaya çıktı. Ağırel, Kalyon'a verilen vergi teşvikindeki ayrıntıyı şöyle anlattı:

"Aslan payını Kalyon inşaat almış, 9 milyar 449 milyon liralık teşvik sağlanmış. Çiğdem Toker'in takip ettiği asıl şey şu: Bursa-Yenişehir-Osmaneli, yüksek standartlı demiryolunun ihale bedeli de zaten bu. Düşünün ki, Kalyon inşaat bir ihaleye giriyor, bedeli 9 milyar 449 milyon lira. Tam olarak bu bedelde teşvik istisnası sağlanıyor firmaya. Bu şartlar altında herkes girer zaten ihaleye. Bu firmaları daha ne kadar taşıyacağız biz? Bir kanun çıkarılsın ve bu beş firma haricinde kimse ihalelere girmesin. Bütün yüksek meblağlı işler bu kişilere verilsin. Zaten ihale de düzenlenmesin. Ne gerek var ki, hep aynı kişiler alıyor zaten."