CHP köprüler için sokağa çıktı! Valiliğin “yasak” kararına rest
CHP, İstanbul Valiliği tarafından getirilen yasağa karşın bugün saat 17.00’de Beşiktaş Ortaköy’den Arnavutköy’e doğru yürüyüş gerçekleştireceğini açıkladı. Köprülerin özelleştirilmesine karşı düzenlenecek etkinlik öncesi bölgede dikkatli bir bekleyiş sürüyor.

CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik valiliğin kararını kabul etmediklerini belirterek yürüyüşün planlandığı şekilde yapılacağını bildirdi. Parti yönetimi, yasak kararına karşın geri adım atmayacaklarını vurguladı.
Ortaköy adeta polis ablukasına alındı. Yürüyüş güzergahında çok sayıda TOMA ve gözaltı aracı görüldü.
YÜRÜYÜŞ ORTAKÖY’DEN BAŞLAYACAK
CHP, bugün saat 17.00’de Beşiktaş’tan başlayacak yürüyüşle köprülerin satışına tepki göstereceklerini duyurdu.
Valilik ise söz konusu güzergâhın yürüyüş alanı olmadığını belirterek etkinliğe izin verilmeyeceğini açıkladı ve yasağın geçerli olduğunu yineledi.

ÖZEL'DEN VALİLİĞE TEŞEKKÜR
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, yürüyüşü gerçekleştirmekte kararlı olduklarını belirtti ve şu ifadeleri kullandı: "Bu suskunluğa karşı İstanbul İl Başkanlığımız bugün Arnavutköy-Ortaköy arasında yürüyüş yapacak. Neyi protesto edecek? Köprünün satılmasını. İstanbul Valiliği izin vermiyor, Allah ondan razı olsun. Allah İstanbul Valisi'nden razı olsun. İzin verse 100 kişi, 1.000 kişi, 10.000 kişi duyardı; Allah’ın izniyle bu akşam 10 milyonlar duyacak. 17'de iki köprü arasından yürüyeceğiz. 17'de iki Boğaz Köprüsü ve yedi otoyolun 3,5 milyar dolara satılacağını anlatacağız. Bunların yıllık getirisi 600 milyon dolar" ifadelerini kullandı.
"MİLLİ İRADEYE DARBE YAPANLARLA BİR DERDİMİZ VAR"

Yürüyüş öncesinde basın açıklaması yapan Özgür Çelik, şunları söyledi.
"Ortaköy'deyiz. Buradan Arnavutköy'e bir yürüyüş gerçekleştirmek istiyoruz. İki yıldır karşılaştığımız bir manzara var. Kamu varlıklarını peşkeş peşkeş satmaya çalışanlar, milli iradeye darbe yaparak, seçilmiş belediye başkanlarımızı, Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu'nu tutuklayanlar, milli iradeye darbe yapanlar, sürekli olarak bizi emniyet yetkilileriyle, güvenlik güçleriyle karşı karşıya getirmeye çalışıyorlar.
Biz bir anayasal hakkımızı kullanmak istiyoruz. Anayasanın ilgili maddeleri çok açıktır: Siyasi partiler ya da yurttaşlar önceden izin almaksızın basın açıklaması yapabilirler, protesto yürüyüşleri gerçekleştirebilirler. Ancak iki yıldır İstanbul'un dört bir yanında sürekli güvenlik güçleriyle, maksatlı bir biçimde karşı karşıya getiriliyoruz.
Bizim buradaki güvenlik güçleriyle hiçbir sorunumuz yok. Onlar bizim vergilerimizle maaşlarını alan, evlerini geçindiren bu ülkenin insanları. Ama bizim milli iradeye darbe yapanlarla bir derdimiz var. Şurada gördüğünüz köprüleri sinsi bir planla, özelleştirme kılıfı altında satmaya çalışan anlayışla bir derdimiz var.
Biz basın açıklamamızı burada gerçekleştireceğiz. Emniyet yetkililerine buradan sesleniyorum: Bu barikatı buradan kaldırın, yürüyüşümüzü gerçekleştirmek istiyoruz.
Bu köprüler hepimize dedelerimizden miras kaldı. Dedelerimizin, babalarımızın vergileriyle bu köprüler yapıldı ve bu köprüler sizin çocuklarınıza, bizim çocuklarımıza miras kalacak. Bu engellemeleri bir an önce ortadan kaldırın."