Bakanlar okul baskınında ölen Yusuf'un cenazesine neden katılmadı? Vekillerden tepki
Kahramanmaraş'taki Ayser Çalık Ortaokulu'nda düzenlenen silahlı saldırıda, dokuz öğrenci öğretmenleri Ayla Kara ile birlikte hayatını kaybetmişti. Yaşamını yitirenler için cenaze töreni düzenlenirken 11 yaşındaki Yusuf Tarık Gül'ün cenazesine bakanlardan kimsenin katılmamış olması dikkat çekti.

Küçük çocuğun babasının, 15 Temmuz'dan sonra KHK ile ihraç edilen polis memuru Burak Gül olması nedeniyle cenazeye herhangi bir bakanlık yetkilisinin katılmadığını iddia eden muhalefet milletvekilleri duruma tepki gösterdi.
Kahramanmaraş için özel karar! Okul saldırısının ardından Bakan duyurdu
"BU ÇOCUĞUN CENAZESİNE BİR TANE BİLE BAKAN GELMEDİ"
Cenazeye katılanlardan CHP Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç TBMM Genel Kurulu'nda konuyla ilgili şunları söyledi:
"Yusuf Tarık Gül, 11 yaşında ufacık çocuğumuzdu. Babası 15 Temmuz'dan sonra tutuklanıyor. 4 ay cezaevinde yatıyor. Dört ay sonra pardon sende ByLock yokmuş diyorlar. Serbest bırakıyorlar.
2021 yılında bir iftirayla tekrar aynı sebeplerden gözaltına alınıyor ve cezaevine giriyor. Bu çocuğun cenazesine bir tane bile bakan gelmedi biliyor musunuz? Bir tane bakan gelmedi.
Ben vardım beş milletvekili arkadaşım vardı. AK Parti'den bir milletvekili arkadaşımız vardı gelmedi. KHK'lı olabilir babası ya on bir yaşında çocuk ya. Öldü."

"VEFAT LİSTESİNE BİR TEK ONUN ADI KÜÇÜK HARFLERLE YAZILDI"
Saadet Partisi Antalya Milletvekili Şerafettin Kılıç ise hayatını kaybedenler listesinde Yusuf Tarık Gül'ün adının küçük harflerle yazıldığını belirterek şöyle konuştu:
"Bu fotoğrafa iyi bakın, bu fotoğraftaki güler yüzlü çocuk 11 yaşında hayattan koparılan Yusuf Tarık Gül, Maraş'taki menfur okul saldırısında hayatını kaybetti.
Vefat listesine bir tek onun adı küçük harflerle yazıldı çünkü babası KHK'li polis memuruydu; ihraç edildi, cezaevine girdi.
Babasından 6 yaşındayken ayrı düştü ve henüz kavuşmuşlardı ki gülüşü solduruldu.
Bu da acı bir hikaye olarak kayıtlara geçti tıpkı KHK'li şehit Burak Zekeriya Altınok'un hikayesi gibi. KHK, çoluk çocuk, masum suçlu ayırmadan mahkum eden bir zulüm aracına dönüşmüştür."