Smile Lazer: Bir Gün Uyanırsınız ve Her Şey Değişir
Muayeneden birkaç hafta sonra kontrol için gelen bir hastamın söylediği şu cümleyi unutamam:
“Hocam, sabah uyandım… elim alışkanlıkla gözlüğü aradı. Sonra bir an durdum. Gerek olmadığını fark ettim.”
Aslında SMILE lazerin ne olduğunu en iyi anlatan cümlelerden biri budur.
Göz lazer tedavileri uzun zamandır hayatımızda. Ancak zamanla sadece teknoloji değil, yaklaşım da değişti. Eskiden daha “düzeltmeye” odaklıyken, bugün daha çok doğallığı koruyarak iyileştirmeyi hedefliyoruz.
SMILE lazer tam olarak bu anlayışın bir sonucu.
Bu yöntemde gözün en dış katmanında geniş bir işlem yapılmaz. Bunun yerine, korneanın içinde planlanan bir değişiklik, küçük bir kesiden uygulanır. Yani gözün yapısına mümkün olduğunca saygılı bir yaklaşım söz konusudur.
Hastalarım genelde şunu sorar:
“Ameliyat olacağım ama günlük hayatım ne kadar etkilenecek?”
Aslında burada en önemli farklardan biri ortaya çıkar. SMILE lazer sonrasında birçok hasta, hayatına kaldığı yerden devam edebileceğini hisseder. Sabah kalktığında net görmek, gün içinde gözünü düşünmeden yaşamak… Bu değişim çoğu zaman sandığımızdan daha hızlı gerçekleşir.
Bir diğer önemli konu da konfor.
Gözle ilgili bir işlem söz konusu olduğunda insanların en büyük kaygısı “rahatsızlık hissi”dir. Ancak uygun hastalarda SMILE lazer sonrası süreç genellikle daha rahat ilerler. Bu da tedaviye olan güveni artıran önemli bir etkendir.
Tabii ki her hasta için aynı şey geçerli değildir.
Bazı hastalarda farklı yöntemler daha uygun olabilir. Bu yüzden benim için en önemli şey, hastaya bir yöntem sunmak değil; o hasta için en doğru yöntemi bulmaktır.
Bugün geldiğimiz noktada lazer tedavileri artık tek tip değil.
Kişiye özel planlama, en az teknoloji kadar önemli.
Ve bazen değişim, düşündüğünüz kadar büyük bir adım gerektirmez.
Bazen sadece sabah gözlüğünüzü aramadığınız bir günle başlar.
Göz Hastalıkları ve Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Kadir Çolakoğlu
Kaynak:TANITIM BÜLTENİ