Görmenizin Önündeki Perdeyi Aralama Zamanı Geldi mi?
Göz muayenesi sırasında hastalarımdan sık duyduğum bir cümle vardır:
“Hocam, sanki gözümün önünde ince bir perde var gibi.”
Aslında kataraktı tarif eden en doğru cümlelerden biri budur. Katarakt, gözümüzün içinde bulunan ve ışığı odaklamaya yardımcı olan doğal merceğin zamanla saydamlığını kaybetmesiyle ortaya çıkar. Bu durum genellikle yavaş ilerler; çoğu kişi başlangıçta fark etmeyebilir.
Gözün içindeki mercek genç yaşlarda tamamen şeffaftır. Ancak yıllar içinde merceğin yapısındaki proteinler değişir ve bu saydam yapı giderek bulanıklaşır. Sonuç olarak görüntü netliği azalır. Renkler soluklaşabilir, ışıklar daha rahatsız edici hale gelebilir ve özellikle gece görüşü zorlaşabilir.
Kataraktın en yaygın nedeni yaşlanmadır. Bununla birlikte diyabet, uzun süreli kortizon kullanımı, güneş ışığına yoğun maruz kalma ve bazı göz travmaları da katarakt oluşumunu hızlandırabilir.
Hastalar genellikle şu şikâyetlerle başvurur:
- Görmede bulanıklık
- Gece araç kullanırken zorlanma
- Işıklara karşı hassasiyet
- Renklerin soluk görünmesi
- Gözlük numarasının sık değişmesi
Bir noktadan sonra gözlük değişikliği sorunu çözmemeye başlar. Çünkü sorun artık gözlük numarasından değil, göz içindeki merceğin bulanıklaşmasından kaynaklanmaktadır.
Burada hastalarımın en çok merak ettiği sorulardan birine değinmek gerekir:
“Ameliyat olduktan sonra tekrar katarakt olur muyum?”
Katarakt ameliyatında gözün içinde bulanıklaşan doğal mercek çıkarılır ve yerine yapay bir göz içi lens yerleştirilir. Bu nedenle çıkarılan mercek yeniden oluşmadığı için aynı gözde tekrar katarakt gelişmesi söz konusu değildir.
Ancak bazı hastalarda ameliyattan aylar veya yıllar sonra merceğin yerleştirildiği kapsül tabakasında hafif bir bulanıklık oluşabilir. Halk arasında bazen “katarakt tekrar etti” şeklinde ifade edilen bu durum aslında kataraktın geri gelmesi değildir. Gerekli durumlarda kısa süren bir lazer işlemi ile bu bulanıklık kolayca giderilebilmektedir.
Günümüzde uygulanan modern cerrahi teknikler sayesinde katarakt ameliyatı oldukça güvenli ve kısa sürede tamamlanan bir işlem haline gelmiştir. Çoğu hastamız ameliyat sonrasında görme kalitesindeki artışı kısa süre içinde fark edebilmektedir.
Bununla birlikte katarakt ameliyatı her hasta için aynı şekilde planlanmaz. Günümüzde farklı göz içi lens seçenekleri bulunmaktadır. Bu nedenle ameliyat öncesi değerlendirme süreci büyük önem taşır. Hastanın yaşam tarzı, görme beklentisi ve göz yapısı birlikte değerlendirilerek en uygun tedavi planı oluşturulur.
Hastalarımızın aklında zaman zaman şu soru da oluşabiliyor:
“Ameliyat olmam gerekiyor ama bütçemi zorlar mı?”
Oysa katarakt tedavisi sanıldığı gibi her zaman yüksek maliyetli bir işlem olmak zorunda değildir. Temel görme ihtiyacını karşılayan ve uzun yıllardır güvenle kullanılan daha ekonomik lens seçenekleri ile de katarakt ameliyatı planlanabilmektedir. Doğru planlama ile pek çok hasta için hem güvenli hem de ulaşılabilir çözümler mümkün olabilmektedir.
Katarakt çoğu zaman “yaşlılık hastalığı” olarak düşünülse de aslında yaşam kalitesini doğrudan etkileyen bir görme sorunudur. Okumak, araç kullanmak ya da günlük işleri yapmak zorlaşmaya başladığında, bu durumun değerlendirilmesi gerekir.
Unutulmamalıdır ki görme yalnızca bir konfor değil, aynı zamanda güvenlik meselesidir.
Ve doğru zamanda yapılan bir müdahale, hayatın yeniden netleşmesini sağlayabilir.
Veni Vidi Göz Çiğli/İzmir hekimlerinden Göz Hastalıkları ve Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. İnan Taş
Kaynak:TANITIM BÜLTENİ