İsmail Saymaz
Özel: İstifa iddialarını sordum, ‘Başkanım ben nokta nokta adam mıyım’ dedi
Bir süredir AK Parti’ye geçeceği konuşulan Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan, dün CHP’den istifa etti.
Özarslan, istifasını duyurduğu açıklamada, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in WhatsApp’tan mesaj yazarak, kendisi ve annesine küfrettiğini ileri sürdü.
CHP liderini aradım.
Özarslan’ın iddialarını ve istifasının perde arkasını sordum.
Özarslan, kendisine ve annesine küfrettiğinizi iddia ediyor. Nedir işin asıl?
Yalan atıyor. “Aileme, anneme, babama küfretti” diyor; böyle bir şey yok. Söylediğim söz şu: “Sana hırsız dediler, seni çağırdım, sordum. ‘Yolsuzluğum, hırsızlığım yok, iftira ediyorlar’ dedin. Sana inandım, güvendim. Şimdi, hırsız diyenlere gidiyor, sana güvenenleri bırakıyorsun. Bu yaptığınla senin büyük bir hırsız olduğuna inandım. Çünkü bizim irademizi çalıyorsun. Ayrıca sana söylenenlerin hepsini, bütün o suçları işlediğin belli oluyor. Bu yaptıkların seni doğuran anneyi de evlatlarını da torunlarını da utandıracak. Bir gün görüşürüz, seni asla affetmeyeceğim.” Dediğim bu.
“Milli manevi değerlere küfretti” diyor.
Ne milli manevi değeri? Getirsin, göstersin. Ne milli manevi değerine ne ailesine... Anneye küfür yok. Zaten PORTAŞ meselesi üzerinden beş tane dosya, AK Partililer bunu vermiş. AK Partililer “Kapımıza geliyor, MHP’nin kapısına gidiyor, bunlardan kurtulmak için sığınıyor” diyordu. Adam AK Parti'ye geçiyor çarşamba günü. Esas meselenin özü o, bizim de tepkimiz ona.
Özarslan’ı aramanızın sebebi neydi? AK Parti'ye geçeceği için mi aradınız?
Hayır hayır, ben onu bir gün önce de aradım.
Niçin aramıştınız?
Şundan dolayı aradım: İl başkanımızın telefonlarına çıkmıyor. Mansur Başkan, “Bir şeyler duydum, Mesut doğru mu?” diye yazmış, cevap vermemiş. Kimsenin telefonuna çıkmıyor. Bunun üzerine WhatsApp'tan aradım. Ben arayınca açtı. Perşembe günü… İddiaları sorunca “Ben o kadar nokta nokta mıyım genel başkanım? Bunları söyleyenler yalan söylüyor, ben sizinle beraberim” dedi. Ben de dedim ki, “O zaman mesaj at ve bu tartışmayı bitir.” Dedi ki, “Pazartesi günü İller Bankası'nda Murat Kurum’la bir işim var, sonra atayım mesajı.” Dedim ki, “CHP'nin üyesisin. ‘Ben partimdeyim, böyle tartışmalara gerek yok” demekle Murat Kurum senin işini mi yapmayacak?” O da “Dur atayım” dedi, kapattı, atmadı mesajı. Sonra uzun süre telefonları kapalıydı.
Adnan Beker aradı beni, “Genel Başkanım bu geçiyormuş, çarşamba rozet takıyorlarmış” dedi. Mansur Bey'i aradım. Mansur Bey dedi ki, “Başkanım zaten benim mesajlara da dönmüyor, il başkanının telefonlarına da... Kimsenin telefonlarına çıkmıyor. Bu gitti.” Bunun üzerine aradım, açmadı. Mesaj yazdım.
Dün (Cumartesi) akşam değil mi?
Dün akşam, evet. Açmayınca mesaj yazdım, o kadar.
Karşılık verdi mi?
Hayır, hiçbir karşılık vermedi.
Mesajınızın genel çerçevesi neydi?
İlk başta dediklerim. Dedim ki “Sana bunlar hırsız dedi, seni çağırdım, sordum. Sen bana ‘Bunların hepsi iftira, hırsızlık yok, partiyi yıpratmak için söylüyorlar’ dedin. Sana güvendim. Şimdi sen sana hırsız diyenlere gidiyorsun. Layığını buluyorsun. Senin dürüst insanlarla işin yok, o anlaşıldı. Senin gerçek bir hırsız olduğuna şimdi inandım. Bu yaptıkların hem seni doğuran ananı hem evladını hem torunlarını utandırır. Bunun hesabını ne büyüklere ne çocuklarına veremezsin.”Aileye, anneye, dini manevi değerlere küfür yok. O tamamen iftira, varsa çıkarsın. Ben orada “Defol git” dediğimi hatırlıyorum.
Özarslan, “Küfrettiği için ayrıldım, yoksa ayrılmayacaktım” diyor.
Bütün Ankara bir aydır bunu konuşuyor. Eskiden inkâr ediyordu, son üç dört gündür inkâr etmiyor, telefona çıkmıyor. Zaten çarşamba günü rozet takılacağını Adnan Beker bana söyledi. "Genel Başkanım, şu ana kadar yüzde 99 diyordum, yüzde 100 oldu, gitti bu” dedi.
Yarın suç duyurusunda bulunuyormuş.
E gitsin bulunsun. Ben de onun hakkında AK Parti'nin bulunduğu beş suç duyurusuna eriştim. O beş suç duyurusunun içeriklerini paylaşacağım. Eğer AK Parti ona iftira attıysa bu iftira siyasetiyle korkutarak adam devşirmeye niye çalışıyor? Yok AK Parti iftiracı değilse bu hırsızı niye partiye alıyor o zaman?
Özarslan ile ilgili daha önce neden ihraç mekanizmasını devreye koymadınız?
Bilmiyorduk ki. Adam “Genel Başkanım korkacak, utanacak bir şeyim yok. Hırsızlığım, yolsuzluğum yok, alnım açık” dedi. Nasıl bağırıyor, çağırıyor… Biz de inandık. Ama şimdi parti değiştirmeye kalkınca demek ki korktuğu bir şey varmış diye düşünüyorsun. Yoksa hani her iddia edilen adamı partiden atamazsın. Ben çağırdım, konuştum, “Korktuğun bir şey var mı, bir yanlışın var mı?” Her şekilde yalanladı.
Sizce istifa etme ve geçme sebebi ne?
Demek ki bunu bir şekilde bir yerden kıstırmışlar. Yani ya AK Parti'ye geçeceksin ya Silivri'ye gideceksin. Gördüğüm o yani.