Bahadır Özgür

Bahadır Özgür

Kopan kolun hesabını sordu diye tutuklandı

Birtek-Sen Başkanı Mehmet Türkmen yine tutuklandı. Daha önce de aynı gerekçelerle tutuklanıp, daha sonra ev hapsi verilerek serbest bırakılmıştı.

Tutuklanmasının sebebi ne biliyor musunuz?

Gazinatep’te aylardır ücretlerini alamayan Sırma Halı işçilerine destek verdiği konuşmasında söyledikleri.

Peki ne söyledi Türkmen?

“İşçiler aylardır ücretlerini düzenli alamıyor. İstediklerinde de tehdit ediliyorlar. Haksızlığa karşı toplanıyor ama etraflarında yüzlerce polis oluyor. Barikatları işçilere değil patronlara kurun.”

Bu sözleri savcılık ‘kin ve düşmanlığa teşvik’ saydı ve anında tutukladı. Ama asıl gerekçe başka. Türkmen çocukluğundan beri Gaziantep’te ‘mezbaha’ diye anılan atölyelerde çalıştı. İşçiyken de bu kölelik koşullarına karşı hep direndi.

Şu aşağıdaki fotoğraflar 30 yıl önce, Gaziantep’te genç bir işçiyken çekildi. İşçi hareketleri tarihine 2Ünaldı direnişi’ olarak geçen ve memleketin gördüğü en büyük işçi direnişlerinden birisiydi. Gaziantep’in 13 mahallesine yayılmış izbe atölyelerde çalışan 20 bin işçi, insanca koşullar için bir ay boyunca eylem yaptılar. Devletin neredeyse her kurumunun karşısında seferber olduğu direnişin en genç liderleri Mehmet Türkmen’di.

Yani Gaziantepli patronlar onu çocukluğundan tanır.

O genç Mehmet bugün hala Gaziantep’te nerede bir işçinin hakkı yense koşturuyor.

Pandemi günlerinden beri de korkunç bir olayın peşinde.

Gaziantep Başpınar OSB’de kurulu tekstil fabrikalarının adı ‘fabrika’ değil, ‘mezbaha!’ Çünkü eski makinelerle, uzun saatler yapılan üretimde nice işçi elini, kolunu kaybetti. Yıllardır işleyen bu ‘kıyma makinesi’ patronların baskısıyla gizleniyordu. Pek çok işçi ‘çolak’ kaldı. Ve bunlar raporlanmadı, üzeri kapatıldı.

İşte Mehmet son birkaç yıldır ‘çolak işçilerin’ de hakkını arıyor. Neden hiçbir patronun ifade dahi vermediğini, niye Çalışma Bakanlığı’nın denetim yapmadığını soruyor.

Bugün işçilerin ücretlerini ödemeyen Sırma Halı’nın sahibi olan Şireci Tekstil de bu ‘kıyma makinelerinden’ birisi.

Geçtiğimiz aylarda 47 yaşındaki Murat Doğan, Şireci Tekstik fabrikasında iki kolunu makineye kaptırdı. Daha önce olduğu gibi işçiler sürekli makinelerin eski olmasından, güvenlik önlemlerinin yetersizliğinden, uzun saatler süren ağır çalışma koşullarından şikayet ediyorlardı. Sonunda Murat Doğan da o uyarılara rağmen ‘çolak’ kalan işçilerin arasına katılanlardan birisi oldu.

Mehmet bu işin de peşindeydi. Nitekim Sırma Halı işçilerine yaptığı konuşmada da bir kez daha ‘kopan kolun hesabının sorulmasını’ istedi.

Onu tutuklayan savcının asıl ‘kin ve düşmanlık’ saydığı konu buydu işte. Kararda kolu kopan işçi ile ilgili soruşturmanın devam ettiğine atıfla, Mehmet’i suçladı. Oysa ‘sürüyor’ denilen soruşturma da, tıpkı daha öncekilerde olduğu gibi, patronu aklamaya doğru ilerliyordu. Mehmet buna isyan etti.

Tutuklama kararı sonrasında adliye koridorunda da bağırarak bunu dile getirdi:

“Şu memlekette her yıl on tane işçi ölüyor fabrikalarda, kolları elleri kopuyor. Bir tane patron ifade bile vermiyor ama bir sendikacı bunu dile getirdiği için patronun şikayetiyle tutuklanıyor.”

Tekrar soralım öyleyse: Mehmet niye tutuklandı?

Çünkü kopan kolun hesabını sordu!

Önceki ve Sonraki Yazılar
Bahadır Özgür Arşivi