Mustafa K. Erdemol

Mustafa K. Erdemol

İsrail halkı ne düşünüyor? Katliamları destekliyor mu desteklemiyor mu?

İkinci Dünya Savaşı sırasında sıradan Almanların milyonlarca Yahudinin öldürülmesinden haberleri olmadığı yazılıp çizilirdi bir zamanlar. Tarihin en büyük soykırımından ahlaki olarak kurtulmanın bir yolu da buydu belki. Çok kitap vardır bu içerikte. Çok belgesel de.

Son yıllarda durumun hiç de böyle olmadığı, Almanların büyük bir bölümünün aslında olan bitenden haberdar olduğu yazılan yeni kitaplarla ortaya kondu. En iyi örnek herhalde Florian Huber’in “Promise Me You Will Shoot Yourself- The Downfall of Ordinary Germans” (Bana Söz Ver Kendini Vuracaksın- Sıradan Almanların Düşüşü) adlı kitabıdır. Kitapta sıradan Almanların Yahudi düşmanlıklarından, Hitler’e olan bağlılıklarından (intihar edenler bile var sevenlerinin arasında) ayrıntılı bir biçimde sözediliyor.

Halklar, sanıldığı gibi masum değildir. Nice kitlesel kıyımın destekçisi topluluklar vardır ki, şaşar insan. En acı örnek olarak emperyalistlerce parçalanmış eski Yugoslavya’nın birbirini boğazlayan halklarına bakılabilir.

İsrail halkı olunca daha bir çarpıcı oluyor bu. Tarihinde, sonuncusu geçen yüzyılın ortalarına doğru yaşananı olmak üzere büyük kitlesel kıyıma uğramış bir halk olarak İsraillilerin, Gazzelilere olan nefretini görmek gerçekten şaşırtıyor. Oysa empati yapma yetenekleri birçok topluluktan daha fazla İsraillilerin. Bu nedenle, yirmi yıl kadar önce, dünyanın belki de en büyük barış hareketlerinden birine sahipti bu ülke. Nereye gitti bu insanlar? Pompalanan nefretin ulaştığı boyut, hareketi bastırmış çok belli ki. Binlerce Gazzeli’nin ölümüne ses çıkaran bir avuç insan var İsrail’de şimdi. Hepsi bu.

Ülkenin sol eğilimli gazetesi Haaretz, geçen yıl bir anket yaptı. (Şöyle bir arayın, karşınıza gelecektir; A March 2025 poll of Israeli public opinion, commissioned by Pennsylvania State University and published by the Israeli newspaper Haaretz). Sonuçları korkunç bir anketti bu. İsraillilerin yüzde 82'si Filistinlileri Gazze'den sürmek istiyor, yüzde 47'si her Filistinlilin, erkek, kadın, çocuk, öldürülmesini savunuyordu ankete göre.

Yani Binyamin Netanyahu halka ragmen değil, onların onayıyla, desteğiyle yapıyor demek ki her ne yapıyorsa. Çok açık ki ülkede, soykırım, etnik temizlik, toplu katliam, artık adı her neyse, destekçiliği çok yaygın durumda. Ankete katılanlar ne kadar dindarsa nefret duygusu da soykırım destekçiliği de o kadar artıyor bu arada.

Ortaya çıkan manzaradan memnun olmayan eski Başbakan Ehud Olmert’in, İsrail'in “sivil halkı ayrım gözetmeksizin, sınır tanımadan, acımasız şekilde öldürerek bir yok etme savaşı yürüttüğü” itirafını akılda tutarak bu anketi değerlendirmek gerekir. Hükümetinin katliamlarına destek veren büyük bir çoğunluk var ülkede.

İsrail savunucularının, ülkelerinin ne kadar demokrat, ne kadar hoşgörülü olduğuna ilişkin vermeyi sevdiği örnek, Filistin asıllı İsrail vatandaşlarının varlığıdır. Ülkede barış içinde yaşadıklarını iddi ederler. Anket bunun da gerçek olmadığını ortaya koydu. Az sayılmaz, İsrail vatandaşlarının yaklaşık yüzde 21'i Filistinlidir. Bunların tam anlamıyla İsrailli olarak kabul edilmedikleri, üçüncü sınıf vatandaşlar olarak İsrail rejimi tarafından eşit muamele görmedikleri söylenir. Sır değildir bu, Netanyahu 2019 yılında hem de gurur duyarak, “İsrail tüm vatandaşlarının devleti değildir” dememmiş miydi? Kabul edilen yeni vatandaşlık yasasına göre İsrail Yahudi halkının “ulus devleti” olarak tanımlanıyor, yani Filistinlilerin gerçek anlamda İsrailli olmamaları “yasal bir statü”.

Sözkonusu ankete göre, gerçek vatandaş olarak kabul edilen Yahudi İsraillilerin yüzde 56'sı tüm Filistinli vatandaşların sınır dışı edilmesini istiyor. Bu oran, 40 yaşın altındaki İsraillilerin yüzde 66'sını da içeriyor.

Söylemek acı ama halkı da yöneticisi de katliamcı bir devlet var karşımızda. Bezalel Smotrich, Maliye Bakanlığı yapmış biridir. Kendisini “faşist homofobik” olarak tanımlıyor. Defalarca, Gazze'nin “tamamen yok edilmesi” çağrısında bulundu, Gazze’deki 2 milyondan fazla Filistinliyi “açlıktan öldürmenin hem haklı hem de ahlaki” olduğunu savunabildi.

Etnik/dini düşmanlığı en acı biçimde yaşamış bir halkın, bir başka halka kendisine yaşatılanları layık görmesi nasıl açıklanabilir bilmiyorum.

Ben asla olmayacağım ama neredeyse herkesi “antisemit” yapan İsrail devleti ile vatandaşlarının çoğu galiba.

Acı ama, herhalde.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Mustafa K. Erdemol Arşivi