Bazı geceler, maç başlamadan yazılır kaderin.
Kadıköy’de 3-0’lık bir yara almışsın. Rakip Nottingham Forest. İngiliz soğuğu yetmezmiş gibi, tabelada da ayaz var.
Ederson yok. Talisca yok. Skriniar yok. Alvarez yok. Çağlar yok. Oosterwolde yok. Fred yok.
Mert Günok ve Musaba UEFA listesinde yok.
Asensio yedek.
Sahaya çıkan on birin bazıları ilk kez yan yana.
Yiğit Efe ve Nene 21, Cherif henüz 19 yaşında. Kaleci Tarık gibi Avrupa tecrübeleri yok. Bu mecburiyetin omuz omuza dizdiği bir takım.
Bu yüzden kimse bu akşam Fenerbahçe’den İngiltere’den turla dönmesini beklemiyordu.
Bir duruş, bir karakter bekliyordu.
Ve Fenerbahçe o karakteri koydu sahaya.
Belki tur atlayamadı ama Nottingham'ı sarstı.
Öyle bir sarstı ki, eksik olmasa az daha yıkıyordu.
Üçlü bir savunma ve ofansif bir anlayışla sahaya çıkan Sarı Lacivertliler müthiş bir mücadele, cesaret ve inat örneği sergilediler.
Formanın ağırlığını hissettiler ve hissettirdiler.
Özellikle ilk yarı Nottingham Forest'in tek bir isabetli şutu olmaması bunun kanıtıydı.
İsim isim saymaya gerek yok.
Hepsi yeteneklerini ve güçlerini sonuna kadar gösterdiler.
Fenerbahçe 70. dakikaya Kerem'in golleriyle 2-0 önde girerken, Kerem ve Cherif'in kaçırdıkları İngilizlere korku yaşatıyordu. Ama işte o 70.dakikada savunmada bir anlık hata, Nottingham'ı korkulu rüyadan uyandırdı.
Fenerbahçe 2-1 kazandı ama turu geçen İngilizler oldu.
Olsun.
Canları sağolsun.
Çünkü bazen bir tur değil, bir karakter yazılır gecenin hanesine.
Fenerbahçe bu gece karakter yazdı.