İşte İran'dan gelen füzeyi durduran üç aşamalı savunma sistemi

İşte İran'dan gelen füzeyi durduran üç aşamalı savunma sistemi
İran’dan ateşlenen bir balistik füze Türkiye yönüne ilerlerken NATO tarafından nasıl imha edildiği merak konusu olmuştu. NATO’nun sisteminin nasıl işlediği öğrenildi.

Ortadoğu’da İran ile İsrail arasında tırmanan savaş bölgedeki güvenlik risklerini artırırken Türkiye gelişmeleri yakından izliyor. İran’dan ateşlenen bir balistik füzenin Türkiye yönüne ilerlemesi üzerine füze, Doğu Akdeniz’de görev yapan bir fırkateynden atılan önleyici füze ile imha edildi. Olayın ardından Milli Savunma Bakanlığı, “Gelişmeleri NATO ile koordinasyon içinde takip ediyoruz” açıklamasını yaptı.

Türkiye’ye yönelik füze tehdidi NATO’nun Entegre Hava ve Füze Savunma Sistemi kapsamında engellendi.

İttifakın en üst düzey koruma mekanizması olan bu sistem, üye ülkelerin hava sahasını savaş uçakları, balistik ve seyir füzeleri ile insansız hava araçlarına karşı korumak amacıyla oluşturuldu. Birbirine bağlı sensörler, radarlar, komuta merkezleri ve silah sistemleri birlikte çalışıyor.

ÜÇ AŞAMALI SAVUNMA SİSTEMİ

NTV'nin haberine göre; NATO’nun hava savunma mimarisi üç temel aşamadan oluşuyor. İlk aşama tehditlerin erken tespiti. Bu aşamada kara ve denizde konuşlu radarlar ile AWACS erken uyarı uçakları kullanılıyor. Uzay tabanlı sensörler de tehditleri erken aşamada tespit ederek sisteme veri sağlıyor.

Türkiye’de Malatya’nın Kürecik ilçesinde bulunan AN/TPY-2 erken uyarı radarı sistemin önemli parçalarından biri. Radarın sağladığı veriler, füze tehdidinin erken tespit edilmesinde kritik rol oynuyor. Konya’daki NATO üssünde konuşlu AWACS uçakları da mobil radar ve komuta-kontrol desteği sağlıyor.

Doğu Akdeniz’de ise Aegis savunma sistemi ile donatılmış Arleigh Burke sınıfı muhripler görev yapıyor. Bölgede üç muhrip bulunurken bunlardan ikisi Türkiye’nin hava sahasını kapsayan bölgede konuşlanmış durumda. Aegis sisteminin kara konuşlu unsuru ise Romanya’da yer alıyor.

KOMUTA KARAR AŞAMASI

Savunma sisteminin ikinci aşamasını muharebe yönetimi oluşturuyor. Radar ve sensörlerden gelen veriler NATO’nun komuta-kontrol ve istihbarat merkezlerine aktarılıyor. Bu merkezlerde tehdit analizi yapılıyor ve savunma sistemlerine gerekli talimatlar veriliyor.

Belçika’daki Avrupa Müttefik Kuvvetler Başkomutanlığı (SHAPE), Almanya’daki Ramstein Hava Komutanlığı ve Türkiye’deki Eskişehir Hava Muharip Komutanlığı bu ağın önemli merkezleri arasında yer alıyor. Farklı ülkelerden gelen sensör verileri birleştirilerek tek bir “tanımlanmış hava resmi” oluşturuluyor.

HAREKAT AŞAMASI

Son aşamada ise tehdit aktif savunma sistemleriyle etkisiz hale getiriliyor. Komuta merkezinin verdiği emir doğrultusunda savaş uçakları, kara konuşlu hava savunma sistemleri veya denizdeki savaş gemileri devreye giriyor.

Türkiye’ye yönelen son füze tehdidinde Doğu Akdeniz’deki bir muhripten fırlatılan SM-3 Block 2A önleyici füze kullanıldı. Bunun yanı sıra Adana İncirlik yakınlarında NATO görevi kapsamında İspanya’ya ait Patriot PAC-3 hava savunma bataryaları da bulunuyor.

TÜRKİYE'NİN KATKILARI

NATO’nun savunma mimarisi sürekli güncellenen dinamik bir yapı olarak çalışıyor. Üye ülkeler de kendi projeleriyle bu sisteme katkı sağlıyor. Türkiye’nin geliştirdiği Çelik Kubbe projesi ve uzun menzilli hava savunma sistemi SİPER, NATO’nun savunma ağına entegre edilmesi planlanan yerli sistemler arasında yer alıyor.

Kaynak:Halk TV Haber Merkezi