İBB Davası'nda 23. gün! İmamoğlu ile mahkeme heyeti arasında 'bant çekme' tartışması
19 Mart operasyonlarının ardından tutuklanıp görevden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu, 92’si tutuklu toplam 414 sanığın yargılandığı İBB Davası, Silivri’de 23’ncü gününde görülmeye devam ediyor.
Dünkü duruşmaya İmamoğlu'nun Koruma Müdürü Mustafa Akın'ın savunması damgasını vurmuştu. Öte yandan öğle saatlerinde İmamoğlu ile jandarma arasında gerginlik çıktı. İmamoğlu'nun 90 yaşındaki amcasının gözyaşları duruşma salonunda duygusal anlara neden oldu.
İmamoğlu'ndan 'MOBESE' hatırlatması: İftiranamenin en vahşi alanındayız
Bugün bu haftanın son duruşma günü. Silivri'de görülecek 23. duruşma İmamoğlu'nun yakın koruması Mustafa Akın’ın avukatlarının savunmasıyla devam edecek. Akın'ın avukatlarının savunmasının ardından İBB güvenlik görevlisi Çağlar Türkmen'in savunması alındı..
Halk TV muhabiri Gamze Altunay Silivri'deki gelişmeleri anbean aktardı.
17.34 | DURUŞMA ERTELENDİ
Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Akyüz'ün savunması tamamlandı. Duruşma pazartesi gününe ertelendi.
17.00 | "DEPREM YÖNETMELİĞİNE AYKIRI"
Capacity AVM'nin Bakırköy Belediyesi tarafından hazırlanan rapora itiraz etmediğini ifade eden Akyüz, "Bir tarafta Ekrem Bey, bir tarafta ben bir tarafta da Ertan Yıldız'ın olduğu haberler çıktı. Bütün işlemler Bakırköy Belediyesi tarafından yapıldı. Büyükşehir Belediyesi bu işin hiçbir tarafında yok" dedi. "Yaptıkları hataları rüşvete teşebbüs suçlamasıyla gölgelediler" diyen Akyüz, kendisini suçlayan isimlerden Seyfi Beyaz ve Adem Kameroğlu'nun ifadelerini noktasından virgülüne kadar aynı olduğunu ifade etti.
Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı Akyüz, savunmasında deprem tehlikesine dikkat çekti ve deprem yönetmeliğine aykırı yapıldığı belirtilen Capacity AVM'ye değinerek "25 sene içinde her an rahmetimiz okunabilirmiş deprem nedeniyle. Olası bir depremde Allah göstermesin Capacity AVM'ye ceset torbası yetişmez. O yüzden bu konunun üzerine eğilmenizi istiyorum" ifadelerini de kullandı.
15.32 | BAKIRKÖY BELEDİYE BAŞKANI ALİ RIZA AKYÜZ SAVUNMA YAPTI
İBB'de koruma görevlisi olan Çağlar Türkmen'in savunmasını tamamlamasının ardından sıra Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Akyüz'e geldi. Akyüz, iddianamede kendisine isnat edilen suçlamalara karşı savunma yaptı. Capacity AVM’ye zabıt tutulmasıyla ilgili iddialara Akyüz, "Zabıt tutmasaydım ben bugün karşınızda yoktum. Ben insan olmanın gereğini yaptım. Bu deprem bir kere oluyor. Atlattın atlattın. Atlatamadın gitti. Bu gibi yerlerde çok duyarlı davranmak lazım. O yüzden alnım açık başım dik" dedi.
15.10 | İMAMOĞLU İLE HAKİM ARASINDA BANT ÇEKME TARTIŞMASI ÇIKTI
Mahkeme Başkanı: Ekibe 16 Ocak 2024’te mi katılmıştınız? En son katılanlardansınız sanırım.
Çağlar Türkmen: Evet Başkanım
Mahkeme Başkanı: Evet. Sanıklardan sorusu olan var mıdır? Buyurun.
Ekrem İmamoğlu: Evet Sayın Başkan, Sayın Heyet; tabii öncelikle kısa bir cümle. Kaybettiğimiz evlatlarımıza ve eğitimcimize Allah’tan rahmet diliyorum, milletimizin başı sağ olsun. Çok üzücü bir olay yaşadık. Ben, açıkçası Çağlar Bey’e soru sormak arzusunda değildim ama anlıyorum ki iddia makamı için ve bu dosya için bana göre bu dosyanın en absürt ve aynı zamanda siyasi hasımlığın ve düşmanlığın bir iftiraname üzerinden nasıl organize bir şekilde bir insana yönelik bir suçlamaya dönüştürüleceğinin en somut örneği olan bu maddede, Çağlar kardeşimizin burada 12 aydır tutsak tutulmasının önüne geçecek şekilde tekrar tekrar soru sorulmasına kendi adıma, kendi vicdanıma yönelik bunu sorguladığımı, kendi vicdanım üzerinden sorguladığımı ve ayıpladığımı ifade etmek isterim. Dünyada bir bantlama üzerinden hapis yatan, hem de 12 ay, hem de karar alınmadan hapis yatan bir Allah'ın kulu var mıdır? Ben emin değilim. Ben olmadığını düşünüyorum. Yani Uganda’da bile olmadığını düşünüyorum. Nairobi’de, herhalde o kadar suç örgütünün dolandığı 20 milyonluk bir şehirde olmadığını düşünüyorum.
Bu çerçevede, hani şu sözümü de bitireceğim. Çünkü dün söyledim, bugün avukatım gelince düşündüm, avukatım da tutsak… Dün sıraladı çünkü işte baba, oğul, çoluk çocuk, koruma, şu, bu... Yani deniyor ki “Ekrem; doğman yasak, yaşaman yasak, üniversite bitirip diploma alman yasak, seni kollamak korumak yasak, senin mahremini düzenlemek yasak, senin şoförün olmak arabanı kullanmak yasak, belediye başkanı olman yasak, cumhurbaşkanı olman zaten yasak...” Böyle bir nizamname üzerinden bir iftiraname düzenlenmiş ve önümüze konulmuştur Sayın Başkan, Sayın Heyet. Ve bunun ifşa edilmesi de şarttır. O bakımdan bu sorumu sorma ihtiyacı hissettim sorularınıza binaen.
Çağlar Bey, kaç çocuğunuz var?
Çağlar Türkmen: İki Başkanım, bir kız bir erkek.
Ekrem İmamoğlu: Şu anda kaç lira maaş alıyorsunuz Çağlar Bey?
Çağlar Türkmen: Şu an alamıyorum Başkanım.
Ekrem İmamoğlu: Bir bant bantladığınız ve bir jammer çantası taşıdığınız için tutsak olduğunuz söyleniyor. Bunun bilincinde misiniz, farkında mısınız Çağlar Bey?
Çağlar Türkmen: Evet maalesef.
Ekrem İmamoğlu: O bandı az önce söylediniz de yani yine tekrar edeyim; hani “Başkanın mahremini korumak için ben yapıştırdım” dediniz. Siz mi yapıştırdınız?
Çağlar Türkmen: Evet Başkanım.
Ekrem İmamoğlu: Sağdan sola mı yapıştırdınız, soldan sağa mı yapıştırdınız Çağlar Bey?
(Salonda alkışlar ve gülüşme sesleri)
Mahkeme Başkanı: Ekrem Bey, bu sorunun bize bir katkısı yok.
Ekrem İmamoğlu: Ama benim canım nasıl yanıyor biliyorsunuz değil mi Sayın Başkan? Benim canımın içi, ciğerimin nasıl yandığını biliyor musunuz Sayın Başkan?
Mahkeme Başkanı: Ben Mustafa Akın hakkında da aynı...
Ekrem İmamoğlu: Hayır benim, benim canımın, canımın ciğerimin nasıl yandığını biliyor musunuz? 12 aydır bu insan burada. Ekrem İmamoğlu’nun koruması olduğu için 12 aydır bu çocuğu olan, sıfır maaşlı bir insan burada.
Mahkeme Başkanı: Bizim önümüze bir iddianame getirilmiş, bir isnat...
Ekrem İmamoğlu: Müsaade edin de ben de kendi usulümce…
Mahkeme Başkanı: Sağdan sola mı soldan sağa mı sormanızın bize iddianame bazında ne gibi bir katkısı olur?
Ekrem İmamoğlu: Söyleyeyim mi? Söyleyeyim mi Sayın Başkan? Sağdan sola, soldan sağa milyon kere TRT’de, şurada burada, Savcılığın elinde durması gereken görüntü niye görüntülendiyse, benim de bu soruyu sormam o kadar makbuldür Sayın Başkan.
Mahkeme Başkanı: Ya bu sorunun bize bir katkısı yok. Ben, bu sorunun sorulmasına izin vermiyorum.
Ekrem İmamoğlu: Hayır, nasıl sorunun sorulmasına izin vermiyorsunuz anlamadım?
Mahkeme Başkanı: Bu sorunun bir katkısı yok bize Ekrem Bey.
Ekrem İmamoğlu: Emin misiniz Sayın Başkan?
Mahkeme Başkanı: Bu sorunun bize bir katkısı yok Ekrem Bey.
Ekrem İmamoğlu: Aynı soruyu şimdi iddia makamı sordu da sizin önünüzde yazıyor, aynı soruyu bir daha sordu...
Mahkeme Başkanı: Sağdan sola soldan sağa diye mi sordu soruyu?
(Avukat araya girer)
Mahkeme Başkanı: İddianamede olmayan bir soru nerede soruldu? İfadesinde çünkü sanık şunu anlatıyor. Sanık ifadesinde bunun bir rutin uygulama olduğunu anlatıyor. Biz de bunun hangi tarihten itibaren bu uygulamasının yapıldığını, dün sanık Mustafa Akın da bize çünkü Kahraman balık olayından sonra bu uygulamaya geçildiğini anlattı. Savcı Bey de bunun rutin uygulama mı yoksa iddianameye yansıyan 12 Ekim 2024 tarihindeki toplantıya özel bir uygulama mı olduğunu anlamak için sordu. Bunun bir katkısı tabii ki var soru olarak. Sağdan sola, soldan sağa bandın yapıştırılmasının bize ne gibi bir katkısı var Avukat Bey, siz de biliyorsunuz bu sorunun çok saçma bir soru olduğunu yani.
Ekrem İmamoğlu: Tamam Avukat Bey müsaade edin, müsaade edin.
Mahkeme Başkanı: Başka sorunuz varsa buyurun Ekrem Bey.
Ekrem İmamoğlu: Ben bu saçma bulduğunuz soruyu geri alıyorum ama umarım dünyanın en saçma suçlamasıyla ilgili de bir an önce bu genç kardeşimizi evine yollarsınız Sayın Başkan.
Mahkeme Başkanı: Onun değerlendirmesini biz yaparız. Siz sorunuzu sorun Ekrem Bey.
Ekrem İmamoğlu: Başka ne yapacaksınız? Zaten size niye belirtiyorsunuz? İddia makamını da savunmayın Sayın Başkan ya! Bırakın. Bizi de savunun, biraz bizi de savunun.
Mahkeme Başkanı: Ben iddia makamını savunmuyorum, yeri geldiğinde diğer celsede soru sorulmasına karşı çıktığımda oldu.
Ekrem İmamoğlu: Bayağı savundunuz Sayın Başkan, bayağı savundunuz Sayın Başkan. Sağdan sola mı soldan sağa mı? Ben söyleyeyim Çağlar Bey; sağdan sola yapıştırdınız. Allah sizi bir an önce bundan kurtarsın kardeşim.
Mahkeme Başkanı: Başka soru var mıdır? Sanıklarımızdan başka soru var mıdır?
14.35 | SAVUNMA SIRASI İBB GÜVENLİK GÖREVLİSİNDE
Tutuklu Mustafa Akın'ın avukatı Cihat Ceylan'ın da müvekkilinin savunmasını yapmasının ardından kürsüye savunma yapmak için İBB güvenlik görevlisi Çağlar Türkmen çıktı.
İBB GÜVENLİK GÖREVLİSİ: BÖYLE BİR MANTIK OLUR MU SAYIN BAŞKAN?
İBB güvenlik görevlisi Çağlar Türkmen'in savunmasında şu ifadeleri kullandı:
"O zaman bir örnek ile şöyle düşünelim Sayın Başkan; eski işim olan DenizBank’taki Özel Güvenlik görevim esnasında DenizBank CEO’sunun öncü koruması olsam ve o CEO örneğin Terör Örgütü Yöneticiliği ile haksız yere suçlansa ben de Terör Örgütü Üyeliğiyle ya da Yardım Etmeyle mi haksız yere suçlanacağım?
Böyle bir mantık olur mu Sayın Başkan? Peki bu, baştan hepimizi suçlayıp, sonra her adımımızı bir şekilde suça yormak değil mi? Böyle olur mu?"
ÇOCUĞUNA YAPILAN PSİKOLOJİK BASKILARI ANLATTI
Türkmen, "Henüz 11 yaşında olan ve okula giden oğluma okulda 'senin baban bu mu?' diyerek akran zorbalığı yapılmaktadır. 11 yaşındaki bir çocuk medyadaki yalan haberler yüzünden psikolojik baskılara maruz kalmıştır" dedi.
11.10 | KORUMA MÜDÜRÜNÜN AVUKATINDAN FLAŞ SAVUNMALAR: KASADA BALYA BALYA PARA DEDİNİZ 4 TANE VİDA ÇIKTI
İBB Davası'nın 23. gününde Ekrem İmamoğlu'nun Koruma Müdürü Mustafa Akın'ın avukatı Rabia Berfin İstek'in savunmasına geçildi. İstek, savcılık makamının müvekkilinin İmamoğlu ile birebir iletişimde olması nedeniyle özel vasfa haiz üyelikle ilişkilendirildiğini belirtti. Avukat İstek, itirafçı Adem Soytekin'in avukatının 'tahliye olursak ifademizi geri almayacağız' dediğini belirtti ve bu konuda pazarlık yapıldığını söyledi.
Rabia Berfin İstek etkin pişmanlık ifadelerinin tutuklamaya gerekçe yapıldığını vurguladı. İtirafçı Naim Erol Özgüner'in kolluk ve savcılık ifadesinde müvekkili hakkında soru sorulmadığını belirten avukat İstek, bir anda ne hikmetse Akın’ın kendisini aradığını ve 'Kamera kayıt cihazını nereye bırakalım?' dediğine dair yalan bir beyan verdiğini söyledi. İstek, "Sanki kendisine gökten bir vahiy inmiş" dedi.
İstek, müvekkilinin gözaltı sürecinde polis memurunun telefonla birilerini arayıp 'nereden görüntü alacaksınız, sağdan mı soldan mı?' diye sorduğunu söyledi. İstek, "Benim müvekkilim araçta bunları duyuyor, bunlara şahit oluyor. Yani bu da aslında ortaya koyuyor ki bir algı yaratılmak isteniyor" dedi.
ÇELİK KASADAN 4 TANE VİDA ÇIKTI
İBB Davası'nda tutuklu Mustafa Akın'ın avukatı Rabia Berfin İstek, müvekkilinin yayla evinde çelik kasa bulunduğu haberlerine değindi. Avukat İstek, "Yandaş medyada manşetler atılıyor 'sır dolu kasa ortaya çıktı' diye. Deste deste para çıkması bekleniyordu. Kasadan 4 tane vida çıktı. Takipsizlik kararı verildi" dedi.
İBB Davası'nda tutuklu Mustafa Akın'ın avukatı Rabia Berfin İstek, müvekkilinin Ekrem İmamoğlu’nun tutukluluğu halinde Dilek İmamoğlu’nu da korunması ve kollanması görevini ifa etme zorunluluğunun olduğunu belirtti. Bu durumun asla gözetilmediğini söyleyen İstek, "Dilek Hanım’ın o dönemde aldığı aleni tehditler hat safhaya ulaşmıştı. Tehditler bu kadar artmışken, tam o aşamada benim müvekkilim gözaltına alınıyor. Yapılan bu uygulama, Sayın Başkan’ı ve ailesini daha fazla korumasız bırakma çabasıdır" dedi.
İBB Davası'nda tutuklu Mustafa Akın'ın avukatı Rabia Berfin İstek, 'valizlerle para taşınıyor' diye günlerce kamuoyunda algı yaratılmaya çalışıldığını ancak dosyada bu iddiayı çürüten bir ifade olduğunu vurguladı. Avukat İstek, Meridyen Otel'in müdürünün polis korumalarının jammerları getirdiğini ve kullanılmasında bir aksaklık yaşanmadığını da söylediğini belirtti.
İBB Davası'nda tutuklu Mustafa Akın'ın avukatı Rabia Berfin İstek, müvekkilinin eline kelepçe vurdurmamak için fizik tedaviye gitmediğini söyledi. "Eline kelepçe vurulmasındansa acı içerisinde hücresinde dua ederek geçmesini bekliyor" diyen İstek, müvekkilinin tahliyesini talep etti. İstek'in savunmasının ardından Akın'ın diğer avukatı Cihat Ceylan'ın savunmasına geçildi.
İBB Davası'nda tutuklu Mustafa Akın'ın avukatı Cihat Ceylan, kamera kayıtlarının 36 gün sonra alınmasına ilişkin "Delil toplama yükümlülüğü iddia makamına mı ait şüpheliye mi? Neden müvekkilime gelip 36 gün sonra 52 gün önceki kayıt isteniyor. Bu kamera kayıt cihazlarının tüm dünyada referans kayıt süreleri 30 gün, 15 gün, 45 gündür. İddia makamı bunun bilinci içerisinde ve bunu 36 gün sonra talep etmesinin çok açık bir gerekçesi var: 'Siz suç delillerini gizlediniz' diyebilmek" dedi.
İBB Davası'nda tutuklu Mustafa Akın'ın avukatı Cihat Ceylan, müvekkiline iddianamede yeni suçlar eklendiğini vurguladı. Ceylan, "Müvekkile yöneltilen dört adet eylem var. Biz soruşturma safhasında bunlardan yalnızca iki tanesiyle karşılaştık. Yöneltilen suçlamalardan çok daha ciddi olabilecek iddianameyle öğrenebildik. Bize sorulmadığı için bu iddialarla ilgili savunma hakkımızı henüz kullanamamış vaziyetteyiz" dedi.
İBB Davası'nda tutuklu Mustafa Akın'ın avukatı Cihat Ceylan, müvekkilinin gözaltına alındığında gizlilik kararı olduğunu söyledi. Müvekkilinin ifadesinde yanında olduğunu belirten Ceylan, savunmasının emniyetteyken sosyal medyaya düştüğünü söyledi. Avukat Ceylan, savcılık aşamasında müvekkili hakkında tutuklama talep edilip edilmediğini ise kendisine duyurulmadan basından öğrendiğini belirtti. Mahkeme başkanı duruşmaya ara verdi.
10.55 | İMAMOĞLU K.MARAŞ'TAKİ KATLİAM İÇİN KONUŞTU
"Bugün yas günü başımız sağolsun. Evlatlarımıza canımız yanıyor. İnanın çok acımız var. Öğretmenimize de… Başımız sağ olsun. Büyük acı yani. Büyük acı. Bunların her birisi fetret döneminin izleridir.
Böyle “Bu siyasi değildir” falan olmaz. Bu mücadelenin zaten bir zemini de budur. Adı eğitim alanıdır, adı adalettir, adı ekonomidir.
Gerçekten başımız sağ olsun, içim yanıyor. Dünden beri içim yanıyor. Akşam detayları öğrenebildim. Hepimizin başı sağ olsun…"