Hakan Çakır cinayeti davasında gerekçeli karar açıklandı

Hakan Çakır cinayeti davasında gerekçeli karar açıklandı
Ankara'da Hakan Çakır’ın öldürüldüğü davada mahkeme, sanıkların birlikte hareket ederek öldürme kastıyla saldırdığını belirledi. Çakır'ın öldürülmesine ilişkin gerekçeli karar açıklandı.

Ankara’nın Keçiören ilçesinde 23 yaşındaki Hakan Çakır’ın hayatını kaybettiği olaya ilişkin davada verilen cezaların gerekçesi kamuoyuyla paylaşıldı. Mahkeme, sanıkların birlikte hareket ederek pala, bıçak ve çivili sopalarla saldırdığını, olay üzerinde ortak hakimiyet kurduklarını ve öldürme kastıyla hareket ettiklerini değerlendirdi.

Olay, geçen yıl 10 Ağustos’ta yaşandı. Çiğ köfte dükkanı işleten Hakan Çakır’ın annesi Sevender Özkan Çakır ile kız kardeşi Melisa Nur Çakır (15), iş yerinden eve dönerken merdivenlerde oturan Ahmet Emir Zeynal ve Umut Kılınç (19) ile yol verme nedeniyle tartıştı. Melisa Nur’un haber vermesi üzerine olay yerine gelen Hakan Çakır ile Zeynal ve Kılınç arasında başlayan kavga, iki tarafın yakınlarının da katılmasıyla büyüdü. Yaşanan arbede sırasında Hakan Çakır bıçaklanarak yaşamını yitirdi.

Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 8 Nisan’daki duruşmasında karar açıklandı. Mahkeme; Cemal Zeynal’a müebbet hapis ile birlikte 27 yıl 1 ay 15 gün, Ahmet Emir Zeynal’a müebbet ve 29 yıl 2 ay, suça sürüklenen çocuklar B.S.Z.’ye 32 yıl 7 ay ve T.Y.Z.’ye 24 yıl hapis cezası verdi. Tutuksuz sanık Umut Kılınç 6 ay hapis cezasına çarptırılırken, Hakan Çakır’ın babası Şahin Çakır beraat etti. Ağabeyi Hakkı Can Çakır hakkında ise 10 bin TL para cezası verilerek hükmün açıklanması geri bırakıldı.

"MÜŞTEREK FAİL OLARAK HAREKET ETTİKLERİ KABUL EDİLDİ"

Gerekçeli kararda, Ahmet Emir Zeynal’ın olay yerinden ayrıldıktan sonra diğer sanıkları çağırdığı, bu kişilerin pala, bıçak ve çivili sopalarla geri dönerek birlikte saldırıya geçtiği vurgulandı. Mahkeme, sanıkların eylem üzerinde ortak kontrol sağladığını ve müşterek fail olarak hareket ettiklerini belirtti. Hakan Çakır’ın vücudundaki kesici ve delici alet yaralarının her birinin tek başına öldürücü nitelikte olduğu, ölümün büyük damar yaralanmasına bağlı iç ve dış kanama sonucu gerçekleştiği vurgulandı. Kullanılan silahlar, darbe sayısı ve hedef alınan bölgeler dikkate alınarak sanıkların öldürme kastıyla hareket ettikleri sonucuna varıldı.

hakan-cakir-cinayetine-iliskin-davada-ge-1284102-382074.jpg

"ÇEVREDEKİLERİN TEPKİLERİ SEBEBİYLE EYLEME DEVAM EDEMEDİLER"

Hakkı Can Çakır ve Şahin Çakır’a yönelik saldırılarda da hayati tehlike oluşturacak yaralanmalar meydana geldiği, bu nedenle eylemlerin öldürmeye teşebbüs kapsamında değerlendirildiği belirtildi. Ancak çevrede bulunan kişilerin "öldürüldüler" şeklindeki tepkileri üzerine sanıkların olay yerinden uzaklaştığı ve eylemlerini sürdüremediği kaydedildi. Eyyüp Demir ve Sevender Özkan’a yönelik saldırılarda ise yaralanmaların basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğu, ancak kullanılan aletler nedeniyle kasten yaralama suçunun oluştuğu ifade edildi.

Kararda ayrıca, Ahmet Emir Zeynal’ın tehdit ve hakaret içeren sözler sarf ettiği, ancak bu sözlerin ardından öldürme ve yaralama eylemleri gerçekleştiği için tehdit suçundan ayrıca hüküm kurulmasına gerek görülmediği belirtildi. Umut Kılınç’ın ise öldürme ve yaralama aşamasına katıldığına dair yeterli ve kesin delil bulunamadığı, yalnızca olayın ilk aşamasındaki darp eylemine iştirak ettiğinin sabit olduğu ifade edildi.

Son olarak, Hakkı Can Çakır, Şahin Çakır ve Eyyüp Demir’in eylemlerinin kendilerine ve yakınlarına yönelik saldırıyı engelleme amacı taşıdığı ve olayın koşulları çerçevesinde meşru savunma kapsamında değerlendirildiği ifade edildi. DHA

Kaynak:Halk TV Haber Merkezi