Erdoğan'dan 'yaptırım' çıkışı: Yav alsanız ne yazar almasanız ne yazar

Erdoğan'dan 'yaptırım' çıkışı: Yav alsanız ne yazar almasanız ne yazar
Recep Tayyip Erdoğan, Dünya Türk İş Konseyi Bakü Buluşması'nda konuşuyor. Erdoğan'dan 'yaptırım' çıkışı: Türkiye ile ilgili bazı kararlar alıyorlar; yav alsanız ne yazar almasanız ne yazar!

Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle:

Biz iki ayrı devlet olsak da aynı milletin evlatlarıyız. Her fırsatta iki devlet tek milletiz dedik, diyoruz. Şimdi de diyoruz ki '6 devlet tek milletiz'

Azerbaycan'a olduğu gibi Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Türkmenistan'ı da kendimizden ayrı görmedik, görmüyoruz. Hepimiz aynı dili konuşan, aynı dine inanan tarihi, kültürü, medeniyeti bir 300 milyonluk çok büyük bir aileyiz.

Türkistan coğrafyası bizim anayurdumuz ana coğrafyamızdır. Misafirlerimize, girişimcilerimize ayrıca şükranlarımı sunuyorum.

Sınırların, mesafelerin anlamını yitirdiği, dünyamızın devasa bir köye dönüştüğü bir dönemde yaşıyoruz. Bölgesel işbirliğinin önemi giderek artıyor. Aynı ortak kültür ve tarih havzasında birleşen toplumların daha fazla bir araya geldiğini görüyoruz. Türk İş Konseyi, Türk dünyası olarak son dönemde hayata getirdiğimiz en kritik girişimdir. Kısa süre önce Özbekistan'ın üyeliğiyle konsey daha da güçlenmiştir. Macaristan'ın gözlemci olarak katılması gelecek açısından önemlidir. Tek bir soydaşımızın dahi dışarıda kalmadığı, güçlü kapsayıcı bir yapıyı tesis etmektir.

300 milyonluk Türk dünyası içinde barındırdığı muazzam potansiyeli ancak bu şekilde hayata geçirir. İş dünyasının lokomotif rolünü oynamadığı he proje akim kalmaya mecburdur.

İş dünyamızı, siz ticaret erbabımızı bir araya getiren çalışmalara büyük önem veriyoruz.

İkili ticaretimizin önündeki engelleri kaldırırken, ortak ulaşım projeleriyle ülkelerimiz arasındaki mesafeleri kısaltıyoruz.

Türk dünyası olarak hem birbirimize hem de Avrupa'dan Amerika'ya kadar dünyadan farklı ülkelerine göç veriyoruz.

Her yıl binlerce insanımız başka ülkelere göç ediyor. Türkiye 1960'dan itibaren vatandaşlarını yurtdışına işçi olarak göndermiş son yıllarda göç almış bir ülkedir.

Türk dünyası olarak hem birbirimiz hem de dünyanın farklı ülkelerine göç veriyoruz. Binlerce insan daha iyi bir gelecek kırmak için başka ülkelere göç ediyor. Türkiye 1960'da vatandaşlarını işçi olarak döndermiş son yıllarda ise komşu ülkelerden göç almaktadır. Batı Trakya'dan Doğu Avrupa'ya kadar hala bir asır önce bıraktığımız kardeşlerimiz var.

Değerli dostum İlham Aliyev'in dediği gibi "Bir milletin iki diyasporası olmaz." Ailesinin rızkını kazanmak için geçici olarak yurt dışına giden vatandaşlarımızın bir kısmı kalıcı hale geldiler. geleceklerini göç ettikleri yerde görmeye başladı. Sadece işçiler değil, doktorlar akademisyenler hatta belediye başkanları var. Yurt dışına giden girişimcilerin oranı artıyor. Bu kardeşlerimizin her türlü imkansızlığa rağmen ulaştıkları konumlardan gurur diyoruz.

Türkiye yaklaşık 40 yıldır aralıksız bölücü terör ile mücadele ediyor. DEAŞ'tan PKK'sına, FETÖ'süne en kalleş terör örgütlerinin hedefi olmuş bir ülkeyiz. 40 yıllık terörle mücadelemiz sürecinde dost bildiğimiz ülkelerin ayak oyunlarına şahit olduk. Ama Suriye'deki gibi ayak oyunları görmedik. Daha geçen hafta 400 kamyon mühimmat araç gerek, 400 uçak kargo aynı şekilde geldi. Bütün bunlar dünyanın gözü önnüde oldu. En prestijli dergilerin kapaklarını teröristlerin süslediğini gördük. Yaptırım tehditlerine şahit oldu. Çok açık, samimi, bakınız şu son attığımız adımın sebep: Suriye'nin kuzeyini özellikle PKK'nın yan unsurları konukmunda olan YPG'den temizlemek ve orayı gerçek sahiplerine teslim etmektir. Biz bunu El Bab'da yaptık mı? Yaptık. 3500 DEAŞ'lıyı oradan temizleyip derdest ettik. Dünya bunu görmüyor. Aynı şekilde Cerablus'u bu teröristlerden temizledik mi? Cerablus'ta şu anda Türkler mi var? Yok. Gerçek sahipleri var. Eyy Avrupa Birliği bunu görmüyor musun? Eyy Arap Birliği bunu görmüyor musun* Dün Suriye'yi Arap birliğinden çıkaranlar bugün Suriye'yi geri alma adımı atıyor. Yoksa siz bu terör örgütlerini NATO'ya üyle olarak aldınız da ben,im mi haberim olmadı? Bu iki yüzlülük, bu çok yüzlülük neyle izah edilir? PKK, AB'nin terör örgütleri listesindedir. PKK'nın YPG gibi kolları birlikte hareket ediyor.

Biz mehmedimizle, Suriye Milli Ordusu'yla oradayız. Şu anda bu yolculuğumuz devam ediyor, edecek. Bu mücadeleden yılmayacağız. Milletimiz bizimle. Terör örgütünün siyasi organizması var o karşı. Terörü kaynağında yok etme irademizi asla sekteye uğratmadık. 9 Ekim'de başlattığımız Barış Pınarı harekatı ile Fırat'ın doğusunu terörden arındırmayı hedefliyoruz. Suriye'nin kuzeyindeki PKK/YPG tehididni prtadan  kaldırmaktır.

700'e yakın havan atıldı. 18 şehidimiz var. Yüzlerce yaralımız var. Sivil öldürmüyorlardı hani? Bunların sivil öldürmedikleri zaman mı var? Bu terör örgütünün işgali altındaki bölgelerde çocuk savaşçı kullandı. Diyarbakır'!daki malum partinin önünde haftalardır ellerinde evlatlatının rsmileriyle ağlayan anneleri eyy Avrupa Birliği neden görmüyorsunuz? Ötekini görüyordunuz. Bunlar etnik tezmilik yaptılar. Muhaliflerini katlettiler. Uluslararası kuruluşlardan belgeli olmasına rapmen hala seslerini çıkarmıyorlar. 9 aylık mülteci bir bebek olmak üzere 18 insanımız hayatını kaybetti. Şu anda 3 milyon 650 bin Arap bizim topraklamızda misafir. Bu kardeşlerimiz Suriye'den, varil bombalarından kaçtı. Siz bir kurul destek mi verdiniz Elinizi mi uzattınız. Şimdi Türkiye ile ilgili bazı kararlar alıyorsunuz. Yav alın ve alsanız ne yazar almasanız ne yazar? AB söz verdi, 6 milyar Avro destek vereceğiz dediler. Şu ana kadar 3 milyar Avro destek verdiler. Biz şu ana kadar 40 milyar dolar harcama yaptık. Bizim medeniyetmizde bu tür darda kalmışların elinden tutmak mvardır. Değerli kardeşlerim bu mücadelede 550'nin üzerinde teröristi etkisiz hale getirdi. 24'ü de teslim olmuş durumda.

Benim partimin Kürt milletvekili sayısı 50'dir. Ana muhalafette kaç tane var bilmiyorum. Ama böyle bir ayrıcılık olsa herhalde bu olmazdı. Neden? Biz yaratılanı yaradandan ötürü sevdik onun için. Suriye'nin kuzeyindeki terör bataklığı kurutulmadan ne ülkemiz ne de bölgemiz huzura kavuşacaktır.

Harekâtın ikinci amacı Suriyelileri vatanlarına döndürmektir. 350 bin de Kürt var. Türkiye Suriye kaynaklı göç akınını en fazla maruz kalan en ağır bedelleri ödeyen ülkelerin başına geliyor. Bütün liderlere hemen hemen gelin, Suriye'nin kuzeyinde güvenli bölge ilan edelim. Bu insanları çadırlardan kurtaralım, konteyner kentlerden kurtaralım dedim. Ama destek vermeye gelince kimseden destek yok.

Ayrıntılar geliyor...

 

İlgili Haberler