Erdoğan, afet bölgesinde vatandaşa çay dağıttı

Erdoğan, Rize'de şiddetli yağış sebebiyle yaşanan sel ve heyelanlar sonrası incelemelerde bulunmak üzere geldiği Güneysu ilçesinde konuştu. "Dikey mimari yerine yatay mimariyi teşvik ederek şehirlerimize nefes aldırdık, ne olur şu yamaçlarda 5 kat, 10 kat binalar yapmayın" diyen Erdoğan, konuşmanın ardından vatandaşlara çay fırlattı.

Yayınlanma:
Güncelleme: 23 Temmuz 2021 16:41

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, incelemelerde bulunmak üzere öğle saatlerinde, 6 kişinin hayatını kaybettiği sel ve heyelan afetinin yaşandığı memleketi Rize’nin Güneysu ilçesine geldi. Güneysu Merkez Camii’nde cuma namazını kılan Erdoğan, çıkışta vatandaşlarla selamlaştı, hayatını kaybeden bir vatandaş için cami avlusunda kılınan gıyabi cenaze namazına da katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı ve AKP Rize Milletvekili Osman Aşkın Bak da eşlik etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra cami çevresindeki vatandaşlarla bir araya gelerek, bir süre sohbet etti. Erdoğan ardından, Güneysu AKP ilçe teşkilatı önündeki otobüs üzerinde konuşma yaptı. 

"Dikey mimari yerine yatay mimariyi teşvik ederek şehirlerimize nefes aldırdık, ne olur şu yamaçlarda 5 kat, 10 kat binalar yapmayın" diyen Erdoğan, şunları söyledi: 

YARALILARIN HEPSİ TEDAVİ EDİLDİ

Bölgedeki sel afetleri nedeniyle buruk bir bayram geçirdiklerini kaydeden Erdoğan, “Dün Artvin Arhavi'de dere taşkını nedeniyle ilçemizde maddi hasarlar oluştu. Geçen hafta meydana gelen sel felaketi ise Güneysu ve Çayeli başta olmak üzere Rize’mizin genelinde çok ciddi tahribata yol açtı. Metrekareye Güneysu'da 214 kilogram, Çayeli Madenli’de 188 kilogram yağışın düştüğü bu afet; su baskınlarına ve heyelana sebep oldu. Sele kapılan 8 vatandaşımız kaybolurken 5 vatandaşımız da yaralandı. Kaybolan kardeşlerimizden 6’sının cansız bedenlerine ulaşılırken, diğer 2 kardeşimizin de bulunması için tüm birimlerimiz yoğun gayret gösteriyorlar. Murgul’da kayıp 1 vatandaşımızı arama çalışmalarımız sürüyor. Yaralılarımızın hepsinin tedavileri tamamlanarak taburcu edildi. Arhavi'deki afette herhangi bir can kaybının yaşanmaması en büyük tesellimiz olmuştur. Bugüne kadar sel felaketinde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet ailelerine ve sevenlerine sabırlar diliyorum. Rize ve Artvin’deki kardeşlerimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum” dedi.

'Tüm imkanlar seferber edildi' 

Devletin tüm imkânlarını seferber ettiklerini belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

“Afet haberini aldığımız andan itibaren gerek bakanlarım gerek milletvekili arkadaşlarım, hepsi kurumlarla beraber arama-kurtarma ve diğer çalışmaları yerinde koordine etmek üzere İçişleri, Çevre Şehircilik, Ulaştırma ve Altyapı bakanlıklarımız, hemen bölgeye geldiler. AFAD’dan Kızılay’ımıza kadar diğer kurumlarımızın da süratle bölgeye intikalini sağlık. Yine bu süreçte mücavir illerden UMKE ve 112 Acil Yardım ekiplerine bağlı 127 personel ve 39 araçtan oluşan toplam 8 ekibi de ilimize sevk ettik. Şu ana kadar ilimizde 328'i arama-kurtarma personeli olmak üzere toplam 2 bin 860 personel ve 705 araç görev yapmıştır. Afetten dolayı kapanan 426 yolun hemen tamamı ulaşıma açılmıştır. Afet bölgesinin tamamına su verilmekte olup, içme suyunda, enerjide, haberleşmede ve iletişimde herhangi bir sıkıntı yoktu. Çayeli'nin Madenli ve Büyükköy beldeleri ile Muradiye ve Güneysu’da içme suyu hatlarında ve depolarında kanalizasyon alt yapılarında da herhangi bir sıkıntımız bulunmuyor. Kızılay’ımız selden etkilenen vatandaşlarımıza evlerinin bulunduğu bölgede ve mahallelerde sıcak çorba, kumanya ve içecek ikram etmiştir. Gerek AFAD gerekse sosyal yardımlaşma vakfımız vasıtasıyla, selden zarar gören kardeşlerimize kira, taşınma ve diğer ihtiyaçları ile ilgili gereken yardımlar yapılmaya başlanmıştır. Bu kapsamda acil ihtiyaçlar için ilimize tahsis edilen 18 milyon liralık kaynaktan toplam 3 milyon lirası vatandaşlarımıza ulaştırılmıştır.”

'550 konut inşa edeceğiz' 

Rize’deki afette, 665 yapının taşkın riski altında olduğu tespit edildiğini ve kentte 550 yeni konut inşası yapılacağı müjdesini de veren Erdoğan, şöyle devam etti:

“Rize merkez Çayeli, Güneysu ile 119 köyde binaların hasar tespitleri, 50 ayrı ekiple 7/24 esasına göre çalışılarak 2 gün içinde onlar da tamamlanmıştır. Dört bölgede toplam bin 207 bina 3 bin 118 bağımsız bölümde, hasar tespit çalışmaları yapıldı. Bu binalardan ağır hasarlı, acil yıkılması gereken ve yıkılmış olan 47 bina ve 99 bağımsız bölüm vardır. Rize’de dere güzergâhlarında yapılan çalışmalarda taşkın riski altında olduğu tespit edilen 665 yapı tespit edildi. Bir taraftan bu riskli bölgelerin hızlıca boşaltılmasını sağlarken, diğer taraftan da yaraların süratle sarılması için projelerimizi devreye alıyoruz. TOKİ Başkanlığı ile selden en çok etkilenen 4 ilçede, proje çalışmalarını başlattık. Köylerde altında ahır deposu üzerinde konutu bulunan yöresel köy evlerimizi, merkezde ise zemin artı 3-4 katı geçmeyecek konuklarımızı inşa edeceğiz. İlk etapta Rize genelinde 15 Temmuz’daki sel felaketinden etkilenen ve afet riski altındaki yapılar için toplam 550 konut inşa edeceğiz. Yine köylerimizde altında ahırı olan 50 adet köy evi yapacağız. Ayrıca vatandaşlarımızın ihtiyacı doğrultusunda 5 adet çay evi yapma kararı aldık. İnşallah 1 sene içinde konutlarımızı tamamlayarak vatandaşlarımızı güvenli yuvalarına kavuşturacağız. Evleri taşkın riski altında olan vatandaşlarımızı da inşa edeceğimiz konutlarımıza taşıyacağız. Yakında inşallah tekrar geleceğim ve o gelişimde Salarha Tüneli'nin de açılışını yapacağız.”

'İnsan bilerek ya da bilmeyerek kendi felaketini hazırlıyor'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Devletimizin tüm imkanlarıyla vatandaşlarımızın yanındayız. Nasıl daha önce Giresun ve Araklı’da, vatandaşlarımızı sahipsiz bırakmadıysak, bugün de Rize ve Artvin’deki vatandaşlarımızın yaralarını da kısa sürede saracağız. Tüm ilçe ve köylerimizi eskiden daha güzel imar edeceğiz. Allah, dünyayı bir ölçü ve denge üzerine yaratmıştır. Bu ilahı ölçü korundukça insan esenlik ve huzur bulur. Bu dengenin kaybolması durumunda ise felaketler ve sıkıntılar kaçınılmaz olur. Denge bozulunca rahmet olarak gördüğümüz yağmur, tabiat için bir afete dönüşür. Son yıllarda artan küresel ısınmayla beraber dünyadaki bu ilahi dengenin bozulmaya başladığına şahit oluyoruz. Hava olaylarının daha sert yaşanmasından, iklim değişikliğine, kuraklıktan afetlere kadar pek çok alanda bu bozulmasının etkilerini görüyoruz. Dünyanın her yerinde son zamanlarda neler olduğunu televizyonlardan izliyoruz. 25 yıl önceki mevsimlerle, günümüzdeki mevsimler arasında dağlar kadar fark var. 100 yıllar içinde yaşanacak değişimleri, bizler 10- 20 yıl içinde tecrübe ediyoruz. Bir de bunlara insanların, hırslarının, plan ve programsızlığının sonucu olan durumları eklediğinizde sonucun boyutu daha da büyüyor. Bu tür durumlarda insan, bilerek ya da bilmeyerek kendi felaketini de kendi hazırlıyor” dedi.

'Yaylalarımızın, çarpık yapılar ve zihniyetlerle istilasına göz yummadık'

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

“Dünyaya şöyle bir baktığımızda ne kadar gelişmiş olursa olsun hiçbir ülkenin kendini tabii afetlerden tam anlamıyla koruyamadığını görüyoruz. İnsan tedbirlerle birlikte tahribatı da büyüttüğü için tahribat karşısında daha da korunaksız hale geliyor. Bu kısır döngü ancak tabiatla kurduğumuz ilişki ve bakış açımızı değiştirdiğimiz zaman kırabiliriz. Diğer varlıkların da bizim gibi dünyada hakkı olduğu kabul etmeliyiz. Ayrıca yaşadığımız çevreyle münasebetimizi tahakküm yerine uyum üzerine inşa etmeliyiz. Bir dönem düzensiz şehirleşme nedeniyle çok acılar çekmiş, plansızlığın faturasını da çok ağır ödedik. Geçmişteki iyi örneklerin rehberliğinde artık kendimize yeni bir yol çizmemiz gerekiyor. Son 19 yılda maziden atiye köprü kuracak adımlar attık. Özellikle TOKİ eliyle hayata geçirdiğimiz projelerle çarpık yapılaşmayı en aza indirmeye çalıştık. Dikey mimari yerine yatay mimariyi teşvik ederek, şehirlerimize nefes aldırdık. Ne olur şu yamaçlara 5-10 kat bina yapmayın. Bu çaylıklar azot gübresiyle birlikte toprağı eritiyor ve balçığa dönüştürüyor. Daha sonra da o binalar, her an kaymayla karşı karşıya kalıyor. Yaylalarımızın, dere yataklarımızın, derelerimizin, dağlarımızın çarpık yapılar ve zihniyetlerle istila edilmesine göz yummadık. Ülkemizin, erozyonla ve çarpık kentleşmeyle mücadelesi örnek gösteriliyor. Afet yönetimi hususunda da kurumlarımızın etkinliğini artırdık. Devletimizin yürüttüğü çalışmaların hedeflerine ulaşması için herkesin bu süreci sahiplenmesi gerekiyor. Buranın bir evladı olarak sizlerden, devletimizin buradaki yürüteceği çalışmalara destek vermenizi bekliyorum. Buradaki projelere sahip çıkarsanız benzer acıları yaşama ihtimalimiz de azalacaktır. Rize’nin ve Güneysu’nun örnek bir tavır sergileyeceğine inanıyorum. Rize’de, Güneysu’da, Fındıklı’da, Ardeşen’de yağış sonrası meydana gelen hasarlar tespit edildi ve köyler açıldı. Kısa sürede bu çalışmalar neticelenecek. Rabbim ülkemizi bu felaketlerden korusun”

Çay fırlattı

Erdoğan, konuşmasının ardından afet bölgesindeki yurttaşlara aracın üstünden çay dağıttı. 

 

KAYNAK: DHA