Alevi Bektaşi Federasyonu'ndan Alevilere çağrı: Cumhurbaşkanlığı programına katılmak Saray'a hizmettir
Alevi Bektaşi Federasyonu Yol Erkan Kurulu, son günlerde Cumhurbaşkanlığı bünyesinde görev yapan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın kurucu isimlerinden Ali Arif Özzeybek adına Alevi kurumlarına yapılan davetlere ilişkin yazılı açıklama yayımladı. 2 Nisan Perşembe günü gerçekleştirileceği belirtilen programda Anıtkabir ziyareti, Çankaya Köşkü ve Atatürk Müzesi gezileri, TBMM’de yemek organizasyonu ve Cumhurbaşkanı ile görüşme gibi etkinliklerin yer aldığı ifade edildi.
‘SARAY’A HİZMET’ TEPKİSİ
Açıklamada, Alevi kurumlarının aranarak söz konusu programa davet edildiği belirtildi. Davet edilen kurumların gerekli tepkiyi verdiklerinden şüphe duyulmadığı ifade edilirken, tüm Alevi kurumları ve canların bulundukları bölgelerdeki dernekleri, cemevlerini bu konuda bilgilendirmeleri ve programa katılmanın “Saray’a hizmet” olduğunun hatırlatılması gerektiği vurgulandı.
‘BAĞIMSIZ KURUMLARI ZAYIFLATMA ÇABASI’
Federasyon, Saray merkezli oluşturulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın Alevi toplumunun inanç sistemini, yol erkânını ve tarihsel birikimini “sarayın tasarrufuna sokmak isteyen bir yapı” olduğunu belirtti. Açıklamada, bu başkanlığın Alevilerin yıllardır dile getirdiği eşit yurttaşlık, inanç özgürlüğü, cemevlerinin ibadethane statüsüne kavuşması ve katliamlarla yüzleşilmesi gibi temel talepleri karşılamak yerine, Alevi toplumunu biat altına almaya ve bağımsız Alevi kurumlarını zayıflatmaya yönelik çalıştığı ifade edildi.
Alevi örgütleri neden toplumdan koptular?
‘SAMİMİYETSİZ ORGANİZASYONLAR’
Açıklamada, eğitim alanında asimilasyon politikalarına destek veren, “Alevi Ansiklopedisi” adı altında yayınlar çıkaran, Alevi inancına bağlı olmayan kişilerle yol yürüyen bu yapının organizasyonlarının samimiyetsiz olduğu vurgulandı. “Bu yapı, planladıkları etkiyi sağlayamayınca, bir başka paralel yapı ile yine karşımıza çıkıyor” denildi.
Alevilik yol kavşağında: Kadim Ocak Sistemi Dedeliği mi? Atanmış "Cemevi Dedeliği" mi?
DAVETE KATILMAMA ÇAĞRISI
Federasyon, Alevi Bektaşi yolunun resmi protokollerle değil, halkın ortak iradesi ve rızasıyla, meydanlarda ve cemlerde yaşatıldığını belirterek, “Saraylarının süslü ışıkları bizim gözümüzü kamaştıramaz, protokol davetleri zihnimizi bulandıramaz” ifadelerini kullandı. Tüm Aleviler, yol erkânına ve tarihsel mirasa sahip çıkmaya, bu tür girişimlere karşı birlikte durmaya ve ortak iradeyi büyütmeye çağrıldı.
ALEVİ BEKTAŞİ FEDERASYONU’NUN AÇIKLAMASI
“Son günlerde, Cumhurbaşkanlığı bünyesinde görev yapan ve Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın kurucu isimlerinden biri olan Ali Arif Özzeybek adına; Cemevleri ve Alevi kurumları aranarak, 2 Nisan Perşembe Günü gerçekleştirileceği belirtilen bir program için, davetler yapılmaktadır. Söz konusu davetin içeriğinde; Anıtkabir Ziyareti, Çankaya Köşkü ve Atatürk Müzesi Gezileri, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Yemek Organizasyonu ve Cumhurbaşkanı ile görüşme gibi programların yer aldığı ifade edilmektedir. Aranan Alevi kurumlarının ve canlarımızın gerekli tepkiyi verdiklerinden şüphemiz yoktur. Ancak; tüm canlarımızın ve kurumlarımızın, bulundukları bölgelerdeki dernekleri, Cemevlerini ve yol yürüten tüm canlarımızı, bu konuda bilgilendirmesi ve bu programa katılmanın Saray’a hizmet edeceğinin tekrar hatırlatması gerekmektedir.
Şunu açık bir şekilde vurgulamak isteriz ki; Saray merkezli oluşturulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, Alevi Bektaşi toplumunun kendi inanç sistemini, Yol-Erkânını ve tarihsel birikimini, Dergahlarımızın ve Ocaklarımızın kurduğu yoldan çıkarıp, sarayın tasarrufuna sokmak isteyen bir yapıdır. Bu başkanlık, Alevilerin yıllardır dile getirdiği; eşit yurttaşlık, inanç özgürlüğü, Cemevlerinin ibadethane statüsüne kavuşması ve katliamlarla yüzleşilmesi gibi temel talepleri karşılamak yerine; Alevi toplumunu biat altına alma ve özellikle, herhangi bir üst kurumun üyesi olmayan, bağımsız Alevi kurumlarını zayıflatmaya yönelik bir çalışma yapmaktadır. Yani aslında, Alevilere değil, kendi kuruluş amacına hizmet etmektedir.
Öte yandan, eğitim alanında da asimilasyon politikalarına destek veren, Alevi Ansiklopedisi adı altında yayınlar çıkaran, Alevi inancına bağlı olmayan kişilerle yol yürüyen saray merkezli bu yapının, bu tür organizasyonlarının, ne denli samimiyetsiz olduğu zaten hepimizce aşikardır. Bu yapı, planladıkları etkiyi sağlayamayınca, bir başka paralel yapı ile yine karşımıza çıkıyor. Alevileri süslü sofralara ve rızasız lokmalara davet ediyorlar.
Bilindiği üzere Alevi Bektaşi yolu; resmi protokollerle değil, halkın ortak iradesi ve rızasıyla, meydanlarda ve cemlerde yaşatılır. Bu Yol ve Erkân, herhangi bir otoritenin yönlendirmesiyle değil, taliplerin ve yola inanmış canların rızalığıyla sürdürülür. Yalnız onlar şunu iyi bilmelidir ki; Saraylarının süslü ışıkları bizim gözümüzü kamaştıramaz, protokol davetleri zihnimizi bulandıramaz. Tarih de göstermiştir ki; Aleviler rızasız lokmaya tamah etmez!
Bu nedenle tüm canlarımızı; Yol’umuza, Erkânımıza ve tarihsel mirasımıza sahip çıkarak, bu tür girişimlere karşı birlikte durmaya ve ortak irademizi kararlılıkla büyütmeye çağırıyoruz. Cümlenize Aşkı Muhabbetle...”