Adana'da çevre katliamı: Nefes alınamıyor

CHP'li milletvekillerinin sorunlarını dinlediği üretici, Adana Yüreğir'e bağlı Zağarlı Köyü'nde kurulan enerji üretim tesisinin karpuz tarlalarına verdiği zarar nedeniyle isyan etti. Üretici, “İnsanlar nefes alamıyor, burada çevre katliamı var" dedi.

Yayınlanma:
Güncelleme: 15 Haziran 2021 14:10
Adana'da çevre katliamı: Nefes alınamıyor

CHP Adana milletvekilleri Ayhan Barut, Burhanettin Bulut, Müzeyyen Şevkin ile Orhan Sümer, Adana Yüreğir’e bağlı Zağarlı Köyü’nde kurulu enerji üretim tesisinin neden olduğu zararları yerinde tespit etti.

Çukurova Üniversitesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölüm Başkanı Bülent Özekici, Tarım ve Orman İl Müdürlüğü'nün faaliyet durdurma kararlarına rağmen enerji şirketinin çalışmayı sürdürdüğünü söyledi. Köylüler de tarladaki ürünlerinin üzerindeki tozları göstererek, söz konusu tesisin kapatılmasını istedi.

Ayhan Barut “İnsanlar nefes alamıyor, çiftçinin tarım ürünü kaybı çok fazla. Burada bir çevre katliamı yaşanıyor” dedi.

Adana'nın Yüreğir İlçesi'ne bağlı Zağarlı Köyü'ne giden CHP Adana Milletvekili Ayhan Barut, Burhanettin Bulut, Müzeyyen Şevkin ve Orhan Sümer, üretici ve muhtarla bir araya geldi.

Köyde kurulu enerji üretim tesisinin bacasından çıkan, depo olarak kullanılan ve tesise ait öğütme biriminden çevreye esen rüzgarla taşınan toz ve kimyasal maddelerin neden olduğu zarara tanıklık eden milletvekilleri, ekili ve dikili tarım alanları ile yerleşim yerlerini inceledi.

Tesis önünde toplanan üretici köylülerin sorunlarını dinleyip not alan, çözüm için gerekli adımları atacaklarını söyleyen milletvekilleri; çevrenin ve halk sağlığının korunması, tarımsal üretime yönelik zararın engellenmesi için çalışmayı sürdüreceklerini söyledi.

'Halk sağlığı ve üretime zarar veriyor'

Tesisin hemen yanındaki bölgede narenciye üretimi yapan Çukurova Üniversitesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölüm Başkanı ve Adana Çiftçiler Birliği 2. Başkanı Prof. Dr. Bülent Özekici; enerji şirketinin, Tarım ve Orman İl Müdürlüğü'nün faaliyet durdurma kararlarına rağmen çalışmayı sürdürdüğünü söyledi.

Özekici, birinci sınıf sulu tarım arazilerinin yasal olarak vasfı dışında kullanılamayacağını belirtti. Uyarı ve tepkilere rağmen yasalara uyulmadığını anlatan Özekici, enerji şirketinin; çevreye, tarım alanlarına ve halk sağlığına zarar verdiğini aktardı. Ekili ve dikili tarım arazileri ile yaşam alanlarında oluşan kara tabloyu gösteren bölge sakini, çiftçi ve muhtar da söz konusu tesisin kapatılmasını istedi.

'Çevre katliamı yaşanıyor'

CHP Adana Milletvekili Müzeyyen Şevkin, biyokütle enerji santrallerinin aslında çevre dostu olarak bilindiğini söyledi. Şevkin, şunları söyledi:

“Buradan çıkan küllerin ve tozların, sağlıklı bir şekilde depolanması son derece önemli. Bu denetimleri Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yapması gerekiyor. Denetimsizlikten kaynaklı olarak doğaya salınan tozlar insanları rahatsız ediyor, tarıma zarar veriyor. Bu konuda yetkili kurumları denetim konusunda göreve çağırıyoruz"

CHP Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu üyesi Ayhan Barut ise "Bu bölgede bir yılda üç ürün alınıyor. Bu tesisin verdiği zararı, insan ve çevre sağlığı ile tarıma verdiği zarar olarak dikkate almak lazım. Burada enerji santrali yerine tarımsal üretim yapılmalıydı. Maalesef çevreye zarar veren bir yapı var. Bu tesisin yeri yanlış. İnsanlar nefes alamıyor, çiftçinin tarım ürünü kaybı çok fazla. Burada bir çevre katliamı yaşanıyor" diye konuştu.

'Tehlike arz ediyor'

Türkiye'nin her bölgesinde çevre katliamlarının yaşandığına dikkat çeken CHP Adana Milletvekili Burhanettin Bulut ise şöyle konuştu:

"Burası dünyanın en bereketli ovalarından biri. Burada tarımı geliştirmek varken, böyle tesislerle hem insan sağlığı hiçe sayılıyor hem de tarım yapılamaz hale geliyor. Bırakın hayvancılığı, en küçük ekim alanı bile tozdan ürün vermez hale geldi" dedi.

Enerji üretimine karşı çıkmadıklarını vurgulayan CHP Adana Milletvekili Orhan Sümer, "İnsanı diksen insanın yetişeceği topraklarda, yöre halkının olurunu almadan, yılda üç defa hasat yapılan bölgede bu tesisin yapılmasına karşıyız.  Çiftçilerimizin bu durumdan kaynaklı çok ciddi verim kaybı var. Hem insan sağlığı hem de tarımsal üretim için ciddi tehlike arz ediyor burası”

ANKA