Günlerce yağdı: İzmir barajlarında son tablo
İzmir’de son günlerde etkisini artıran şiddetli sağanak yağışlar, kentin bazı noktalarında taşkınlara neden olarak yaşamı olumsuz etkiledi. Birçok yolda su birikintileri oluşurken, bazı güzergâhlar geçici olarak trafiğe kapandı; toplu taşıma seferlerinde aksaklıklar yaşandı. Sel baskınları yer yer can ve mal güvenliğini tehdit etti.
Uzun süredir kuraklık endişesinin gündemde olduğu İzmir’de, yaşanan yağışların barajlara etkisi de yakından takip ediliyor. İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi (İZSU), 11 Şubat 2026 itibarıyla kent genelindeki barajların güncel doluluk oranlarını açıkladı.
Açıklanan verilere göre, sağanak yağışlar ve kar erimeleri su rezervlerinde sınırlı bir artış sağladı. Ancak uzmanlar, bu artışın kuraklık riskini ortadan kaldırmaya yetmediğini belirterek, doluluk oranlarının hâlâ kritik seviyelerde seyrettiğine dikkat çekti.

TAHTALI BARAJI DOLULUK ORANINDA SON DURUM
Kentte etkili olan sağanak yağışlar ve zaman zaman oluşan sel baskınları günlük yaşamı olumsuz etkilese de, barajlara önemli miktarda su girişi sağladı. Bu kapsamda Tahtalı Barajı’nda doluluk oranı 10 Şubat’ta yüzde 19,05 iken, bugün yüzde 19,86’ya yükseldi; bu da yaklaşık yüzde 0,81’lik bir artış anlamına geldi ve barajdaki su seviyesinde kademeli bir yükseliş olduğunu gösterdi.
SON SAĞANAK YAĞIŞLAR TAHTALI BARAJI DOLULUK ORANINI 3 GÜNDE ARTIRDI
İzmir’in içme suyu kaynaklarından biri olan Tahtalı Barajı’nda doluluk oranı, son sağanak yağışların etkisiyle son üç günde belirgin bir artış gösterdi. Barajın doluluk oranı 9 Şubat’ta yüzde 17,75 iken, 10 Şubat’ta yüzde 19,05’e yükseldi. Bugün, 11 Şubat itibarıyla doluluk oranı yüzde 19,86’ya ulaştı.
Bu veriler, barajda son üç günde toplam 2,11 puanlık bir artış yaşandığını ve yaklaşık yüzde 11,9’luk bir yükseliş anlamına geldiğini gösterdi.

TAHTALI BARAJI'NDA 14 GÜNLÜK KRİTİK ARTIŞ
29 Ocak’ta Tahtalı Barajı’nda doluluk oranı yüzde 2,93 seviyesindeydi. 14 gün süren sağanak yağışlar ve kar erimelerinin etkisiyle bugün doluluk yüzde 19,86’ya yükseldi.
Bu veriler, İzmir’in içme suyu kaynaklarından biri olan Tahtalı Barajı’nda kısa sürede 16,93 puanlık bir artış yaşandığını gösterdi. Uzmanlar, bu artışın barajdaki su seviyesinde önemli bir toparlanma sağladığını vurgulasa da, doluluk oranının hâlâ yeterli seviyenin altında olduğu ve kuraklık riskine karşı temkinli olunması gerektiğine dikkat çekti.
İzmir barajlarında dikkat çeken değişim
GÖRDES BARAJI KURUMA NOKTASINDAN UZAKLAŞIYOR
29 Ocak’ta doluluk oranı yüzde 0’a kadar düşerek neredeyse tamamen kuruma noktasına gelen Gördes Barajı, son dönemde etkili olan sağanak yağışlar ve ardından yaşanan sel taşkınları sayesinde yeniden su tutmaya başladı.
11 Şubat itibarıyla barajdaki doluluk oranı yüzde 11,44 olarak ölçüldü. Kısa sürede kaydedilen bu artış, barajda geçici de olsa umut veren bir toparlanmaya işaret etti. Uzmanlar, bu seviyenin sürdürülebilir olması için yağışların uzun vadede devam etmesi gerektiğini vurgularken, mevcut artışın kuraklık riskini tamamen ortadan kaldırmaya yetmediğini özellikle belirtti.
İZMİR’İN BARAJLARINDAKİ DOLULUK ORANLARI
Açıklanan verilere göre, İzmir’de en düşük doluluk oranı Gördes Barajı’nda %11,44 olarak ölçüldü. En yüksek doluluk oranı ise Güzelhisar Barajı’nda %64,20 seviyesinde kaydedildi.
Barajların doluluk oranları:
- Tahtalı Barajı: %19,86
- Balçova Barajı: %55,98
- Ürkmez Barajı: %61,76
- Güzelhisar Barajı: %64,20
- Gördes Barajı: %11,44
- Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı: %48,74
Bu veriler, bazı barajların yüksek dolulukta olduğunu gösterirken, özellikle Gördes Barajı’nın hâlâ kritik seviyelerde bulunduğunu ortaya koydu.

BARAJLARDA TAM DOLULUK ORANI NE DEMEK?
Barajlarda tam doluluk oranı, barajın kapasitesinin yüzde 100 dolu olduğu seviyeyi, en üst sınırı ifade eder. Yani barajın içinde olması gereken en yüksek su miktarıdır.
BARAJ DOLULUK ORANLARI NEDEN KRİTİK?
Baraj doluluk oranları, şehirlerin su güvenliği açısından önemli bir göstergedir. Seviyeler düştüğünde içme suyu temini aksayabilir, tarımsal sulama yetersiz kalabilir ve gıda fiyatları artabilir. Ayrıca hidroelektrik santrallerin enerji üretimi etkilenir. Düşük doluluk oranları hem ekonomiyi hem de günlük yaşamı doğrudan tehdit eden bir risk oluşturur.